TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Yeni dönemde güçlü demokrasi için turizm...

 

Turizm sektörünün çok etkenli sebeplerden dolayı yaşadığı travmanın üzerine bir de darbe girişiminin eklenmesi, toplamda Türkiye ekonomisine ciddi zarar verdi. Ancak yaşanan darbe girişimine karşı Türk halkının verdiği başarılı sınavın en hızlı yansımalarını turizm sektöründe yakalama şansımızın olduğu da unutulmamalı.

Bunun için birinci adım, hızlı bir şekilde normalleşmeye dönülmesi, sektör için yapılacak ilave iyileştirme ve düzenlemelerin de bir an önce açıklanması gerekir. İkinci adımda ise yurtdışına kuvvetli mesajlar verilip, ülke ve şirketlerle ikili temaslara geçilerek Türkiye’nin güçlü turizm noktası olduğunun yeniden hatırlatılması şart.

Ayrıca turizmin ülke demokrasisine katkısı, yurtdışı algısının iyileştirilmesindeki etkisi ve normale dönülmesine sağlayacağı ivmenin tahminlerden öte katkısı olacağının da bilinmesi gerekiyor. Zira turizm sıkıntıyı değil, rahatlığı, özgürlüğü sever.

Ancak turizmcilerin şimdiye kadar olduğu gibi her şeyi devletten bekleme alışkanlıklarını bir kenara bırakarak kasasında tanıtım ve çeşitli organizasyonlar için yüklü parası olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne (TOBB) inşaat sektörünün sorunlarından yola çıkıp özel banka kurma noktasına gelen İstanbul Ticaret Odası (İTO) gibi meslek örgütlerine de bir proje dahilinde baskı uygulamaları yerinde olacaktır. TOBB ve İTO gibi yarı resmi kuruluşlar böyle zamanda turizm sektörüne destek olmayıp ne zaman olacaklar?

Şüphesiz sektör temsilcileri, ülke turizmine yön veren ilgili bakan ve bürokratları, yani karar vericileri de doğru bir perspektifle bilgilendirirlerse en azından önümüzdeki aylar ve yıllar için katkı sunulması imkânını da yakalayabilir, hatta bazı ülkelerle başlayan iyileşme süreci sebebiyle de var olan krizi fırsata dahi çevirebilirler.

Fakat her halükârda ilk görev turizm sektörüne ve onun sivil toplum kuruluşlarına (STK) düşüyor. Mesela kendi hatalarını düzeltmek, iç denetimlerini yapıp kalite ve güveni yukarı çekmekle yola çıkabilirler.

Turizm gelirlerinin bu sene hedefin altında kalacağını birçok yetkili isim işaret etti. En son Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan da konuyla ilgili olarak şu açıklamayı yapıt: “Darbe girişimi sonrası OVP’deki hedeflerde herhangi bir revizyona gitmeyeceğiz. Turizm gelirleri bu yıl hedefimizin altında kalacak, ancak bu ekonomiyi etkileyecek düzeyde bir kayıp değil.” Bakan Elvan’ın değerlendirmesi genel gidişat hakkında fikir verse dahi sektör kendi girişimiyle beklenenden daha az hasarla bu seneyi atlatabilir. Ama “Bu da geçer” yaklaşımı sergileyerek işleri geleceğe havale etmemeleri şartıyla...

İRAN, RUSYA’YA HÜKÜMET, AVRUPA’YA STK

Avrupa’da en fazla turisti Almanya gönderiyor. Türkiye’nin bir numaralı misafirleri de Almanlar. Ancak terör ve ekonomik sebeplerle hem Almanya hem de Avrupa genelinde bu sene ciddi rezervasyon kayıpları oldu. Fakat Avrupa piyasasına yönelik de Türkiye’nin doğru tanıtım politikası yürüttüğü söylenemez.

Önceki yıllar Avrupa’da yapılan silik tanıtım stratejisi, bu sene de aynen devam ettirildi. Bizatihi bu reklam ve tanıtım politikasının ne denli yanlış yapıldığını Avrupa’nın çeşitli noktalarında deneyimlemiş, oralardaki tur operatörlerinin haklı şikâyet ve serzenişlerini dinlemiş biri olarak bu notu düşmek istiyorum. En sıkıntılı yılda bile bu yaklaşımın değiştirilmemesi anlaşılır gibi değil. Dolasıyla turizm için ayrılan paraların karşılığının alınabilmesi için kamu ve özel sektörün ortak kafa yorması gerekiyor.

Batı’da algı yönetimi, tanıtım, reklam turizm için tartışılmaz önem arz ederken, Rusya ve İran gibi ülkelerde ise ülkelerin ikili ilişkileri ön plana çıkıyor. Dolayısıyla bu iki ülke için sürekli teyakkuzda olunması, sıkıntı çıkma ihtimali olan alanların iyi yönetilmesi için dikkatli takibi lazım geliyor. Darbe girişiminde bunu net yaşadık. Daha fazla söze hacet var mı?

 

Yukarı