TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Rusya’yla güçlü ilişkiler 2017’de

 

Tarihi bir buluşma, hatta iki ülke arasında gerçekleşen ama tüm dünyanın dikkatle takip ettiği tarihi bir toplantının bu şekilde başlaması bile tek başına önemli bir başarıdır. İki hafta önce “Rusya ile eskisinden daha güçlü ilişkiler” dönemine gireceğimizi bu köşede not düştüğümde, ana eksenin Suriye bağlamında jeopolitik ilişkiler olacağına dikkat çekmiştim.

Dün iki liderin Suriye detayında jeopolitik ilişkileri daha dar ekiple, özel görüşmede enerji, boru hatları, turizm, savunma sanayii ve ticaret mevzularından ayrı olarak ele alacaklarını vurgulamaları, bölgemizde yeni gelişmelerin olacağına işaret ediyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, yaşanan uçak krizi ve Batı’nın yalnız bıraktığı, hatta destekler gibi davranışlar sergilediği darbe girişimi sonrasında bir araya gelerek her alanda işbirliğini artıracak şekilde adım atacaklarının altını çizmelerinin etkilerini görebilmek için biraz sabretmemiz gerekecek. Hatta Rusya-Türkiye ilişkilerinin eskisinden daha iyi seviyeye gelebilmesi için büyük ihtimalle 2017’yi beklememiz gerekecek. Bu zaman zarfında ise iki ülke, ilişkilerinin bozulduğu süreçte yaşanan kırılmaları düzeltip samimiyet testinden geçekler.

Neden 2017?

Turizmde bu seneyi kaybettik. Tur operatörleri faaliyetlerini askıya aldı. Charter uçuşları başta Güney Kıbrıs olmak üzere başka ülkelere yönelik programlar yaptı. Vize meselesi, ticaret, tarım, tekstil gibi alanlarda yeniden bağlantıların kurulması da zaman alacak. Bu zaman diliminde Rusya enerji projelerinde neler olacağını görerek adımlarını hızlandıracak ve 2017’ye gelmiş olacağız.

Rusya ile savunma sanayiinde işbirliğinin şifreleri neler olabilir? NATO sistemlerine entegre olacak savunma sistemleri mi, yoksa daha özgün projeler mi olacak? Henüz netlik yok.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in, ilişkileri kriz öncesi seviyesine çıkarabilmek için neler yapabileceklerini konuştuklarını vurgulaması, karma komisyonların çeşitli görüşmeler gerçekleştireceğini belirtmesi ise ticari konularda bir sorun olmadığını gösteriyor. Çünkü ticari ilişkilerde önemli oranda yol haritası belli olduğundan burada işler hızlı yürüyecektir.

Belki doğalgaz boru hattı Türk Akımı Projesi’nin müzakereleri, Bulgaristan güzergâhı sebebiyle ve pazarlıkları kızıştırmak için zaman alacaktır. Ancak Türk Akımı tek başına Avrupa’ya gaz nakledecek hat değil, aynı zamanda Türkiye pazarına tedarik yapacağından pozisyonunu koruyacaktır. Bu projede Türkiye’nin enerji HUB’ı olması yolunda masaya koyacağı talepleri daha fazla konuşulur hale gelebilir..

Boru hatları enerji denklemine, Akkuyu Nükleer Santral Projesi’ni de koymak gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Akkuyu için stratejik yatırım kararını parlamentodan çıkarıp teşviklerden faydalanır hale getirileceğini açıklamış olmasının etkilerini Türk Akımı’nda görebiliriz. İki ülkenin 100 milyar dolarlık ticari kapasite hedefine ulaşabilmesi içinde boru hatları ve enerji projeleri Rusya açısından es geçilecek konular değil. Gazı Avrupa’ya ulaştırmak şu günlerde tartışmalı olmasına rağmen dört borunun döşeneceği Türk Akımı’nda borunun biri için Türkiye hazır pazar.

Putin’in, yatırımların, ticari ilişkilerin ve şirketlerin kriz öncesi döneme dönebilmesi, Rus turistlerin güvenliğinin maksimum sağlanması, charter uçuşlarının yeniden başlatılması için zamana ihtiyaçları olacaklarının altını çizmesi aslında temkinli hareket ettiğini de gösteriyor. Bu sebeple Rus lider, dikkatli dil kullanıyor, kesin ifadelerden kaçınıyor. Güveniyor, ama temkini elden bırakmıyor.

İki ülke arasındaki ticari ilişkileri daha güçlü hale getirmek için en yeni haberlerden biri Türk-Rus Ortak Fonu kurulması. Böylece üçüncü ülkelerin para birimlerine ihtiyaç duyulmadan ticaretin yapılması kurgulanacak, ancak konu çok yeni ve nasıl bir ilerleme olacağını da zaman gösterecek.

Rusya ile Batı’dan kopmadan dengeli bir ilişkinin nasıl olacağını, müttefik ülkelerin ve NATO’nun da yeni duruma ne tepki vereceğini bekleyip göreceğiz.

 

Yukarı