TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Dijital teşhis ve dijital tedavi!

 

Yeni sağlık teknolojileri için ilaç şirketleri neleri tartışıyor? Bilişim sektöründeki (IT) baş döndürücü gelişmeler ve yüksek teknoloji, ilaç endüstrisi ya da genel hatlarıyla sağlık sektörüyle yakınlaştıkça, gelecek yıllarda karşımıza nasıl bir tablo çıkacak? Daha iyi teşhis ve tedavi mi olacağız, aynı dertlerden mustarip olmamak için teknoloji ne katkılar sunacak? Bunlara benzer sorulara alanında uzman isimlerle cevap arandığı İsviçre Basel’de Novartis International BioCamp etkinliğine katıldım.

Etkinlik yeni değil, mazisi var. Bu sebeple, “13. Uluslararası Biyoteknoloji Liderlik Kampı” olarak anılıyor. Yeni teknolojilerin biyomedikal araştırmaları ve ilaç sektörünü kökünden dönüştürme potansiyeline odaklanılan kampa, 18 ülke ve bölgeden önde gelen 60 üniversiteden, biyoteknoloji alanında kariyer yapmaya ilgi duyan başarılı lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencileri katıldı. Üç gün boyunca öğrenciler, konferanslara katılıp laboratuvarları ziyaret etti ve sağlık hizmetlerinde dijital teknolojilerin kullanma fırsatlarının keşfedildiği bir iş senaryosu üzerinde çalıştılar. Türkiye’den de Ege Üniversitesi’nden Gülşah Erel bu öğrenciler arasında yer alıyordu.

Peki, gazeteci olarak neler gözlemledik? Bu seyahatin hülasası şu: “Dijital çağ, biyomedikal araştırmaları ve ilaç sektörünü kökünden dönüştürme potansiyeline sahip.” Sadece Novartis değil, dünyadaki tüm ilaç endüstrisi bu konuda çalışmalar yapıyor. BioCamp türü etkinliklerle bir yandan tartışmalar yapılırken, diğer taraftan da gelecekte bu alanda söz sahibi olacak kişiler, farklılıklara imza atacak lider adayları keşfediliyor.

Etkinlik çerçevesinde Novartis CEO’su Joseph Jimenez ile bir araya geldiğimizde, dijital çağın biyomedikal araştırmalar alanında getireceği köklü değişimden yararlanmayı amaçladıklarına dikkat çekti. Jimenez, dijitalleşmenin araştırma ve geliştirme alanında ilerlemeyi teşvik edebileceğini vurgulayarak, klinik çalışmalarının daha verimli ve hasta dostu haline getirilebileceğini ve bu tedavilerden en çok kimlerin yararlanacağını daha iyi anlamamızı sağlayabileceğini söyledi. CEO Jimenez, medikal inovasyonda rönesans diyebileceğimiz bir dönemin eşiğinde olduğumuzu ve önümüzdeki 10 yıl içinde geçtiğimiz 50 yıldan daha fazla inovasyonun pazara sunulacağını vurguladı.

Dijital uygulamalar, tıpta devrim gibi değişiklikler yapıyor. Mesela, yıllar önce Erzurum’da çekilen annemin beyin filmine dijital ortamda sahip olup İstanbul’daki doktorlara sunduğumda ciddi şaşkınlık yaşamıştım. Müthiş bir hız, kolaylık, rahat saklama, başka uzmanlarla aynı anda paylaşıp tartışma gibi birçok avantajları var. Özellikle nörobilimde, dijital yeniliklerin tıp uygulamalarında etkisi tartışılmaz. Multipl Sklerozlu (MS) hastaların, engellilik düzeyindeki değişiklikleri girişimsel olmayan, hasta dostu bir biçimde ölçmeyi amaçlayan yenilikçi bir hareket kayıt sistemi de bu etkinlikte dijitalleşmeye verilen örneklerdendi.

Şimdi birazcık da Novartis Biyomedikal Araştırma Enstitüsü Basel Başkanı Dvalkumar D.Patel’e kulak verelim: “Bana göre yeni teknolojileri, büyük veriyi sağlığa entegre etmek kritik olacak. Mesela, aplikasyonları raporlama veya ölçümleme konusunda kritik araştırmalarda kullanıyoruz. Yeni bir model, ilaçlar için tedavi performansına göre ödeme yapılan bir iş modeli olmalı.”

Patel, “Şanghay’da, Amerika’da veya Singapur’da Ar-Ge merkezleriniz var ama Türkiye’de niçin yok?” sorusuna da şu cevabı veriyor:

“Çin’de 1 buçuk milyar insan var. Bu alanda çalışan kişiler son derece zeki insanlar. Aslında bu alanı tekeline almış bir ülke yok; çünkü zeki insanlar dünyanın her yerinde var. Ülkelerin bu alanda çalışma yapmak için sağladığı teşvikler çok önemli.”

Novartis Türkiye yetkililerin bu konuya düştükleri notu da aktarayım: Ar-Ge’nin geliştirme kısmı klinik çalışmalar. Bu çalışmalar Türkiye’de yapılıyormuş ve Novartis klinik çalışmalarda Türkiye’de lidermiş.

 

Yukarı