TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Alet çalışır, el övünür, hamal dövünür...

 

Geleneksel yaşam tarzımız çok hızla değişim geçiriyor. Hayatımızın her alanının dijitale dönüşmesi, bilişim teknolojilerine (IT) adapte olup bağlanılabilir hale gelmesi için her sektör ayrı bir kanaldan çalışma yürütüyor. Nesnelerin İnterneti (Internet of Things-IOT) olarak karşımıza çıkan ve fiziksel nesnelerin birbirleriyle veya daha büyük sistemlerle bağlantılı olduğu iletişim ağında yer almak için her sektör kendisini hazırlamak zorunda hissediyor.

Mevzu şu: Markete gittiğinizde, evinizdeki buzdolabında neyin eksik olduğunu akıllı cihazlarınızdan öğrenebiliyor musunuz? Veya evinizde bir yemeğin hangi derecede ne kadar sürede pişeceğini fırınınız halledebiliyor mu?

Evet, bugünlerde hangi sektörün yetkilisiyle konuşsak konu değişmiyor. Teknolojik dönüşüm, verimlilik için daha fazla dijitalleşme, bağlanma imkânları ana gündem maddesi... Sağlık sektöründe hastanelerden, ilaçların üretimi ve tüketimine varıncaya kadar bu konular tartışılıyor. Kısa süre önce iki ayrı ilaç firması ziyaretimde de öncelikli gündemleri arasında yüksek teknolojiyle birlikte bu konular, IT ile yakınlaşma ve yakınsamalar yer alıyordu.

Son olarak geçen hafta Berlin’de dünyanın en büyük tüketici elektroniği ve ev aletleri fuarı olan IFA’daydım. Son teknoloji ürünleri, inovasyonları keşfetme, deneme imkânı sunan fuarda; ev eğlence sistemleri, ses sistemleri, ev uygulamaları, görsel medya, yazılı medya, iletişim ve teknolojik yenilikler yedi ana segmente ayrılmış olsa da ortak tek konu nesnelerin birbiriyle bağlantısıydı.

Mesela çamaşır makinesinin diğer cihazlarla bağlantı özelliğinin olması, o ürünü rakiplerinin önüne geçirebiliyor. Çünkü bağlantılı cihazların gelecekte hayatımıza yapacağı katkı anlamında o kadar çok senaryo anlatılıyor ki, üretici de, tüketici de mecburen bunların esiri oluyor.

İnternet üzerinden cihazlarla bağlantı kurulması, bilgi alınması, komut verilmesi, hatta cihazların birbirleriyle bağlantı kurarak bazı işleri kendileri halletmeleri gibi bir dünyadan bahsediliyor. Dolabınızda biten veya azalan bir ürün için cihazınızın online sipariş vermesi gibi...

Bosch ve Siemens’i çatısı altında bulunduran BSH Grubu’nun Home Connect dijital ekosistemi çerçevesinde geliştirdiği, akıllı mutfak asistanı Mykie, yukarıda anlattığım yeni iletişim çağının en son gözdelerinden. Berlin IFA’da büyük ilgi gören Mykie, mutfaktaki cihazlar ile ev sahibi arasında iletişim görevini yerine getirmek üzere tasarlanmış. Kendisi çeşitli hizmetler sunduğu gibi ev aletlerine de aldığı komutları iletip yönetebiliyor. Mutfağın yeni dijital asistanı olarak tanıtıldı, ama önümüzdeki yıllarda, bunun gibiler evdeki tüm kablosuz bağlanma imkânı olan cihazları da kendine meftun ederek kontrolü ele alacak gibi görünüyor.

Fuarın ilk günü BSH Grubu CEO’su Dr. Karsten Ottenberg’in “Bağlantılı Mutfakta Tüketici Deneyimi” sloganıyla büyüleyici yeni ürün ve çözümleri tüketicileriyle tanıştırmaya devam edeceklerini açıklaması, ev aletlerinde rekabetin nasıl gelişeceği konusunda da ciddi merak uyandırdı.

Cihazlarda analogdan dijitale ve ardından bağlantılıya geçiş dönemi... Bağlanabilirliğe sahip ve internet bağlantılı aletlerin olduğu bir mutfakta, yapabileceklerimiz artık neredeyse sınırsız.

Ancak IFA’da şunu da gördüm; hâlâ mutfaktaki cihazların hacimleri ve ağırlıklarında çok fazla bir değişim söz konusu değil. Dolayısıyla benim de şahit olduğum üzere bu cihazların lojistiğinde ve taşınmasında sorunlar devam ediyor.

Mesela Türkiye gibi nakliye mevzuatlarının ve işçi haklarının istenilen seviyede olmadığı bir ülkede, büyük hacimli, 140 kg’lık buzdolabını aşkla tasarlanmanız yetmiyor, yerine sağ salim ulaşması için sevgiyle taşınması gerekiyor. Sevgiyle taşınmayan bir ev aleti de, ne ev sahibiyle ne de başka cihazlarla velev ki bağlanma özelliği olsa bile muhabbetle irtibat kurabilir mi?

Yukarı