TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Çok konuşunca sanayileşme olmuyor!

 

Sürekli olarak sanayimizi geliştirmekten, yerlileştirip millileştirmekten dem vuruyoruz. Ciddi bir siyasi irade olmasına rağmen, bakanlar, genel müdürler, özel sektör temsilcileri de iş yapmaktan, sorun çözmekten ziyade reklam derdinde... Dolayısıyla çıkardığımız gürültü kadar ilerleme kaydedemiyoruz. Susup çalışsak, konuşmaya, gürültüye ayırdığımız zamanı, enerjiyi meselelerin çözümüne yönlendirsek daha iyi olacak gibi...

Az laf, çok iş üretenlere bakalım. Almanya’da geçen hafta 8-11 Kasım tarihlerinde, Münih’te Electronica 2016 fuarı yapıldı. 3.5 trilyon Euro’luk bir pazar hacmiyle “Elektronik Endüstrisi” en önemli sektörler arasında. İşte bu fuarda baskı kartlar, yarı iletkenler, sensörler, konektörler artık hayatımızda yer alan birçok elektronik ürünün vazgeçilmezi olan temel bileşenlerinin en yeni ürünleri görücüye çıkarılıyor. Ama Türkiye’den bu alanda faaliyet gösteren tek şirket bile yok.

NEDEN SANAYİLEŞMEDE ZORLANIYORUZ?

Fuara 50’den fazla ülkeden 3 binden fazla firma katılmış. Otonom araçlar, IoT, gerçek zamanlı elektronik donanımlar, çipler, modüller, giyilebilir teknolojiler gibi alanlarda yenilikler tanıtılmış. Dışarıdan bakıldığında anlamlandırmakta zorlanacağınız binlerce bileşen, etkili gösterim ve pazarlama teknikleriyle sunuluyor. Ana tema ise “akıllı evler, akıllı araba ve kablosuz haberleşme teknikleri” olarak sıralanabilir.

Entegre yonga (IC), pasif komponentler, LCD, LED, PCB, kablo ve konnektör gibi vb. ürünlerde Uzakdoğu firmaları yüksek katılımla fuarda yer alırken; Japonya, Güney Kore ve Tayvan firmaları IC, komponent, modül, LCD ve LED alanında ağırlığını hissettirmiş.

Elektronik kart (PCB) baskı alanında birçok Çinli firma olmasına rağmen, teknolojik seviyelerinin halen ABD ve Avrupa firmalarının çok gerisinde kaldığını uzmanlarından öğrendim. Havacılık ve uzay alanında Avrupa’da öne çıkan şirketler genellikle Fransa, İngiltere ve İtalya’dan. İsviçre özellikle hassas tip konnektör, terminal, kontak vb. ince işçilik gerektiren konularda odaklanan firmalarıyla fuarda yer alırken, Türkiye’den ise sadece kablo, kutu üreten ve ürün pazarlayan 9 firma katılmış.

Halbuki Türkiye’de son 10 yılda bu alanda birçok atılım yapıldı. Özellikle elektronik kart tabanlı modüller alanında birçok firma bulunuyor. Ama tanıtım, pazarlama ve ürün geliştirmede eksikler var. Buna rağmen birçok yabancı katılımcı firmada mühendis ve tasarımcı statüsünde Türklerin çalışıyor olması, geleceğimiz açısından ümitli olmamız için önemli. BAKAN

ÖZLÜ’NÜN YERLİ CEP TELEFONU!

Önce yerlilik ve millilik üzerine tarihe not düştüğüm ve henüz üzerindeki mürekkebi kurumayan 3 Mayıs 2016’daki yazımdan aktarıyorum:

“Umarım yerlilik ve millilik konusunda TBMM Savunma Komisyonu Başkanı Faruk Özlü de aynı iradeyi ortaya koyar. Geçen hafta, ‘İnsansız Hava Araçları’nın (İHA) silahlı versiyonlarını yapalım mı, ithal mı edelim?’ başlığı altında kaleme aldığım yazımı bir televizyonda değerlendiren Özlü’nün, ‘Yerli silahlı İHA üretimlerini bekleyerek 3-5 yıl kaybetmeyelim’ şeklinde talihsiz bir yorumu oldu. Halbuki İHA’ların silahlandırılması konusunda yerli şirketlerimizin ciddi başarıları var. Medyaya sürekli yansıyor. Bunların bir milletvekili tarafından bilinmemesi imkânsız. Hatta öyle ki, iş sözleşme boyutuna gelmiş durumda. Azıcık destekle uçan vurucu gücümüz olur.

Ama Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcılığı da yapmış ve şu an AK Parti’den TBMM çatısı altına giren bir milletvekilinin, halen daha İHA ithalatını istemesi bana pek makul gelmedi.”

Mayıs 2016’dan bugüne dönelim. Sayın Özlü artık sadece bir vekil, komisyon başkanı değilsiniz, “Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı”sınız. Dolayısıyla sözleriniz, tavırlarınız ve yaklaşımlarınız bir bakan olduğunuz için an itibarıyla değerli ve önemli. Mesela, “yerli silahlı İHA” değerlendirmesi yaptığınızdan kısa süre sonra yerli, özgün ve milli Bayraktar İHA, silahlandı. TSK envanterinde sahaya çıktı. Kara Kuvvetleri Komutanlığı (yıllara sari FETÖ etkisi sebebiyle Hava Kuvvetleri’nde değil) bünyesindeki silahlı ve silahsız Bayraktar İHA’lar, sınır ve sınır ötesinde, Doğu ve Güneydoğu’da bölücü terör örgütüyle mücadelenin en önemli unsuru haline geldi.

Yani Sayın Özlü, sizin sözlerinizin üzerinden 3-5 yıl değil, 3-5 ay bile geçmeden milli, yerli silahlı İHA’mız oldu. Ve siz bu konuyla en ilgili bakan olarak, bir defa bile bu başarıya değinmediniz.

Öte yandan 14 Kasım tarihli Star Gazetesi’ndeki; “Bakan Faruk Özlü iPhone telefonu bırakarak, yerli ürünleri desteklemek amacıyla Vestel Venus marka kullanmaya başladı’ mealindeki haber dikkatimi çekti. Güzel bir yaklaşım.

Fakat Sayın Özlü, sizin de yakından bildiğiniz üzere Milli Savunma Bakanlığı’nın desteğiyle geliştirilen milli ve yerli baz istasyonu ULAK’ı şu an itibarıyla hiçbir GSM operatörü (Turkcell, Vodafone ve Türk Telekom) çeşitli sebeplerden kullanmıyor. Üstelik 4.5G ihalesinde yerlilik kriteri varken, bu düzenlemeye de yine çeşitli nedenlerden uyulmadı. Dolayısıyla yerlilik oranı % 30’u bile bulmayan bir cep telefonu kullanmakla ne kadar mesafe kat ederiz bilmiyorum, ama yerlilik ve millilik yaklaşımlarında bir yanlışlık olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Acaba yanılıyor muyum?

Yukarı