TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

MAHMUTBEY’DEN GEÇİŞİN FATURASI AĞIR

 

Yaklaşık 2 aydır İstanbul TEM otoyolu üzerindeki Mahmutbey gişe meselesini tartışıyoruz, konuşuyoruz. Bu kadar enerjimizi almasına rağmen ortaya çıkan tablo hiç de iç açıcı değil. Çünkü ulaşım meselesine kamu ve vatandaş olarak bakışımızda ciddi sıkıntılar söz konusu. Bir defa kamu tarafı hiç kendi kusurunu görmez, kendi üzerinden maliyet hesabının yapılmasını istemez. Kendi kasasına girecek bir TL’yi hesap ederken, vatandaşın havaya uçan 100 TL’si umurunda bile olmaz. Kusurlarının araştırılmasını da istemez, eleştiri de kabul etmez.

Ayrıca Mahmutbey gişeleri örneğinde olduğu gibi, Ulaştırma Bakanlığı özelinde kamu tarafı, artık şehrin göbeğinde kalan paralı bir yoldan bir miktar para kazanacağım diye vatandaşın zaman kaybını, beklediği sürede harcadığı yakıtı ve yıpranan araçlarını da düşünmez. Halbuki devletin kasasına girecek paradan daha fazlası, vatandaşların kanalıyla çarçur ediliyor. Bu ülkenin kaynakları heba oluyor.

Daha vahimi yollarda beklerken sadece havanın kirlenmesine katkı sunan yakıt ithal, otomotiv sektöründe durum da malumunuz. İç pazarın otomotivdeki liderleri kim? Yurtiçinde üretimi bulunan Toyota, Fiat, Renault gibi markaların yerli üretim araçları değil tabii ki, tamamı yurtdışında imal edilmiş olan ithal otolar. Yani boş yere yıprattığımız araçlarla da yurtdışına para transferi, kaynak aktarımı yapmış oluyoruz.

Devam edelim. Türkiye’de meydana gelen trafik kazalarında azımsanmayacak oranda yol kusurları söz konusudur. İşaretleme, levha hataları ayrıca kara noktalar da mevcut. Ancak bir olay yaşandığı zaman sürücü hatası denip, işin içinden çıkılıyor. Hatta kamunun bu yanlış bakış açısı sebebiyle, öyle bir aşamaya gelinmişti ki, sigorta şirketleri de sigortasını yaptığı araç bir hadiseye karıştığı zaman, zararı kusurlu sürücüden tahsil etmeye kadar işi götürebilmişti. Dua edelim yargı devreye girdi de sigorta tarafından fazla sapma olmadı.

İstanbul TEM otoyolunda bulunan Mahmutbey gişeleri benim de en yoğun kullandığım, hatta eve giderken başka alternatif olmadığı için geçmek zorunda olduğum güzergâh. Ulaştırma Bakanlığı, bu otoyol kendini çoktan finanse etmesine ve artık şehrin göbeğinde kalmasına rağmen, gişeleri şehir çıkışına kaydırıp, yolu genişletme çalışması yapacağına neyi tercih etti? Geçenden 3, geçmeyenden 5 akçe alabilmek için ‘Serbest Geçiş’ uygulamasını!

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nün devreye girmesiyle, bu güzergâhı kullanması zorunlu hale getirilen otomotiv dışındaki belli tipteki araçlar sebebiyle Mahmutbey yoğunlaşınca, vatandaşı OGS ve HGS karışımı ‘Serbest Geçiş’ uygulaması devreye alınıncaya kadar trafik işkencesine maruz bıraktı. Yaklaşık 2 ay süren bu sıkıntılar sonrasında ise yaklaşık %30 bir trafik rahatlaması olacağı söylendi. Ama ‘Serbest Geçiş’ uygulaması devreye girmesine rağmen, durum değişmedi. Neden mi?

Çünkü eski gişeler kaldırılmamış, yol yine belli bölgede daraltılmış haliyle geçiş sağlanıyor. Bu da önemli oranda trafik yoğunluğuna sebep oluyor. Hoş kaldırılmış olsa da değişen fazla bir şey olmayacaktı. TEM otoyolunu besleyen yolların kapasitesi dikkate alındığında, bu yükün bu ağırlığı çekmeyeceği ortada. Bu durumda vatandaşa kötü bir hizmet verilirken, üstüne bir de para talep edilmesi tuhaf değil mi?

Hatalı okumalara da hazır olun

Bazı vatandaşlar ümitle, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın “Bölge serbest geçiş haline getirilince, yüzde 30 trafiğin rahatlamasını bekliyoruz” sözlerine odaklanmıştı. Bir şeyin değişmediğini görmelerinin, hayal kırıklığı yarattığı söylenebilir, ama bu saatten sonra kim dikkate alır ki?

Bütün bu negatifliklerin üzerine ‘Serbest Geçiş’ sebebiyle bazı okuma hatalarının eklendiğini de koyun ve moralinizi yukarıda tutun bakalım aybaşında ne kadar ceza gelecek? Kamu, mutlaka bu hatalı okuma için de bir savunma bulacaktır. Ama olan yine vatandaşa olacaktır.

Yukarı