TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

ABD ve Avrupa’dan Türkiye’ye füze atakları

 

Çin’den alınması planlanan füze sistemi iptal edilince Batılı şirketler, hükümetlerinin onayı ile yeniden Türkiye’nin kapısını çalmaya başladı. Bunlardan birisi de en büyük hissedarı ABD’li savunma sanayii devi Lockheed Martin olan, Alman ve İtalyan ortaklı MEADS şirketi. Dün MEADS Uluslararası İş Geliştirme’den Luis M. Villanueva ve MEADS Uluslararası İş Geliştirme Direktörü Mirko Niederkofler ile sistemleri hakkında bilgi almak ve Türkiye’deki şanslarını konuşmak üzere bir araya geldik.

Türkiye’nin füze savunma sistemi, daha önce ilan edilen adıyla T-LORAMIDS (Turkish Long Range Air and Missile Defence System - Türk Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi) ihalesine Batılı şirketler, Türkiye’nin teknoloji transferi kriterini karşılayacak şekilde ilgi göstermemişlerdi. Bu sebeple Çin ile masaya oturulmuştu. Şimdi teknoloji transferi gibi konular MEADS gibi şirketlerin gündeminden çıkmış durumda ve Türkiye’ye çok daha esnek şartlar sunuyorlar. Artık bir paketle gelmiyorlar; “Sizin şirketlerin kabiliyetini inceleyelim, yapabileceklerini onlara bırakalım, geriye kalanında ise teknoloji transferi, ortak yatırım gibi her türlü şart için masaya oturalım” konumundalar.

Detaylarını tam bilemiyorum, ama MEADS Türkiye’ye füze konusunda çok cazip imkânlar sunuyor. Ortak işbirliğine ve uzun vadeli yatırımlara hazır bir şekilde masaya oturmak istiyor. Füze sisteminin geliştirmesini de 2013’te bitirmişler. Sistem karadan ve havadan gelecek 2 farklı hedefi aynı anda vurma kabiliyetine sahip ve bu özelliği test edilerek onaylanmış. Dolayısıyla her türlü tehdide karşı 360 derece koruma sağlayan bir sistem geliştirildiğinin altı çiziliyor. Ve bu özelliğiyle MEADS’nin rakiplerinden üstün olduğu belirtiliyor. ABD’li Raytheon şirketinin ürünü Patriotların yerini alması beklenen MEADS sistemine Almanya’nın da başlangıçta ortaklık bedeli olarak yaklaşık 4.5 milyar Euro yatırdığının da altını çizmekte fayda var. Bu konunun Almanya Başbakanı Merkel’in Ankara ziyaretinde kesinlikle gündeme gelmiş olabileceğini düşünmek gerekir.

MEADS yetkilileri, Çin füze sisteminden çekilince fırsat doğduğunu, Türk tarafından yetkililerle çeşitli dönemlerde ve ortamlarda görüştüklerini, Münih yakınlarındaki tesislerinin ziyaret edildiğini söylediler. Ancak Türkiye’nin füze sistemi tedarikinde yarışa daha iyi hazırlanmak için MEADS’nin biraz daha zamana ve daha iyi şartlar için görüşmelere ihtiyaçları var. MEADS’nin rakipleri uzun süredir Türkiye’nin ihtiyacı olan füze sistemine hazırlanıyorlar. Henüz net bir tarih yok, ama ağustos-eylül gibi yapılacak bir yarışa kimse bahane üretemeyecektir.

‘ÖLDÜRMEK İÇİN VUR’ SİSTEMİ

MEADS mevcut Patriot, SAM ve Rus S-400 gibi rakiplerden hareketle, 10 yıllık bir geliştirme neticesinde başarılı olduğu sistemi 6 noktayı dikkate alarak geliştirmiş.

1) Gelecekteki tehditler

2) Mobil olacak

3) Network’ü olacak (Diğer sistemlere entegre sorunu olmayacak)

4) Açık mimari olacak (Paket olarak sunulmayacak)

5) Direkt hedefe odaklanacak “Hit to kill” mantığıyla çalışacak. (Diğerleri parçalarıyla hedefi vurmaya çalışırken, bu direkt hedefi vuracak.)

6) NATO sistemine entegre olacak.

MEADS’nin eşsiz teknoloji transferi imkânları sunmaya hazır olduğunu, kara kutularının olmadığını, her şeyin şeffaf ve açık olarak yürütüleceğini, ne lazımsa verebileceklerini ve kesinlikle bir paketle gelmeyeceklerini yetkilileri söylüyor. Türk mühendislerinin de her türlü yazılımlarını bu sisteme rahatlıkla entegre edebileceği belirtiliyor. Var olan Türk sistemlerinin de rahatlıkla MEADS sistemine uyarlanabileceğinin altı çiziliyor. Tescilsiz yazılım kullanıldığı için ASELSAN, Roketsan veya diğer şirketlerin rahatlıkla bu sisteme kendi ürünlerini entegre edebilecekleri vurgulanıyor.

MEADS’nin geliştirdiği sistem gelecekteki tehlikelere bakılarak 360 derece güvenlik sağlayacak şekilde, 2 radar sistemiyle, X-bant atış kontrol radarı ve füze güdüm radarlarıyla gözetleme ve hedefe tam isabet odaklı çalışıyor. Böylece birbirinden 180 derece farklı hedefi vurabiliyor. Sabit bir noktaya hedef verilmiyor. Rakiplerinin 30-40 derece olan açısı MEADS’de 70 dereceye çıkarılmış. Bu özelliğiyle ön arka tüm hedefleri vurarak 8 kat daha fazla koruma sağlıyor. Öğrenebildiğim kadarıyla tablo bu. İşin detaylarını, inceliklerini ehillerine, uzmanlarına bırakalım.

ALMANYA FÜZEYE DE EL ATTI

Almanya, Patriotlarda gelecek görmediği için MEADS sistemini geliştirmeye karar vermiş ve 2015’te Almanya Taktiksel Hava Koruma Sistemi için MEADS’yi seçmiş. 2016’da ihale açılarak pazarlık aşamasına geçildi. Sistem hükümetlerin onayı ile Polonya’ya da önerilmiş. MEADS füze sistemi daha az batarya ile hizmet veriyor. Bunun anlamı daha az personel, bakım ve hizmet bedeli demek. Zaten füze sistemleri toplam maliyetinin % 20-30’una tekabül ediyor. % 70’lik asıl maliyet ise bakım, onarım, yedek parça ve sarf malzemesi sebebiyle oluşuyor. Eski sistemlerde 3 aşamalı olan bakım maliyetleri, daha dayanıklı malzeme kullanılarak MEADS’de 2’ye indirilmiş.

Hasılı kelam, Türkiye çeşitli ülkelerden, değişik şirketlerle görüşerek kararını verecek. Ama bu konuda geç kalındığı da bir gerçek. En yakın müttefike bile güvenmeden ülkeye uzun vadeli faydası olacak bir yol haritası şart. Çünkü modern hava ve füze savunma sistemlerinin asıl amacı tüm hava sahasının korunması ve caydırıcılık. Sadece düşman uçak ve füzelerini bertaraf etmek değil. Güvende yaşamak için güçlü olmak şart...

Yukarı