TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Brexit, Türkiye için fırsat olabilir mi?

 

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılması ya da Brexit olarak adlandırılan sürecin bugün, 29 Mart’ta başlamasının Türkiye’ye etkileri nasıl olur? Malum olduğu üzere İngiltere Başbakanı Theresa May, Brexit sürecinin başlaması için 29 Mart’ı hedef göstermişti. Neticede İngiltere, AB’den ayrılacağı için bizi Brexit’in net tarihi ilgilendirmiyor. Avrupa’nın yerine ABD’nin gölgesinde hareket eden İngiltere ile belli alanlarda güvenli işbirliği yapabilir miyiz, yapamaz mıyız? Ona bakmamız lazım.

Özellikle son yıllarda, bariz bir şekilde Türkiye aleyhtarlığıyla hareket eden, her türlü terör örgütüne kucak açan Avrupa’nın, her fırsatta Türkiye’ye problem çıkarması, düşmanca tavırlar sergilemesi, son aylarda ise savunma sanayiinde yapılan anlaşma ve işbirliklerine Almanya gibi müttefik ülkeler tarafından çeşitli bahanelerle, hatta keyfi sebeplerle ve tek taraflı olarak uyulmaması önemli göstergedir. Bu yaklaşımıyla terörle mücadelede Türkiye’yi zayıf düşürmeye çalışan Avrupa, arka planda ise ülkemize karşı her türlü eylem içinde olan terörist gruplarda silahlarının bulunmasına göz yumuyor. Hasılı Türkiye, Avrupa ile daha farklı bir ilişki modeli geliştirmek zorunda.

Avrupa ile en başta gözden geçirilmesi gereken konu ise ülke savunması için elzem olan savunma sanayii işbirlikleri geliyor. Hiçbir projede tek alternatif olarak Avrupa ile masada olunmaması gerektiği Altay Tankı motor geliştirilmesi sürecinde kısmen öğrenildi. Almanya’dan çok çeşitli savunma kalemleri için yapılan anlaşmalarla alınması gereken ürünlerin aksatılması, müttefik ülkelerin en fazla desteğine ihtiyaç duyulduğu zamanda sorun çıkarılması, iyi tahlil edilebilirse ciddi dersler çıkarmamızı sağlayacaktır.

Avrupa, halihazırda kendi savunma sanayiini geliştirmiş, ekonomik olarak da devamlılığını sürdürdüğü için Türkiye’ye bu şekilde davranıyor. Ancak İngiltere’de durum biraz daha farklı. İngiltere özellikle savunma ve havacılıkta ne tam anlamıyla Avrupa’ya entegre olabildi, ne de Amerika ile istediği şekilde ilişki kurabildi. Bu sebeple Türkiye’nin de çok fazla ihtiyaç duyduğu, tecrübesiyle birlikte bünyesine katarak, zaman kaybetmek istemediği önemli sektörlerde birçok İngiliz şirketiyle işbirliği yapma şansı var. Ancak sadece kamu kurumlarıyla değil, iş planı olan, teknoloji transferi yapıp geliştirebilecek, gelecek hesapları yapabilecek ve İngilizlerin de oyununa gelmeden ortak işlere imza atabilecek kuruluşlara (kamu-özel) ihtiyaç bulunuyor.

Hatırlanacağı üzere İngiltere Başbakanı Theresa May’in 28 Ocak 2017 ziyaretinde, Başbakan Binali Yıldırım ile bir araya geldiklerinde, Türkiye-İngiltere arasında, Milli Muharip Uçak Projesi ve 2017 Havacılık Güvenliği İşbirliği Programı çerçevesinde iki işbirliği anlaşması imzalandı.

Uzun bir süredir gündemde olan Milli Muharip Uçak Projesi’ni (TF-X) geliştirmeye yönelik Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TAI) ile İngiliz savunma devi BAE Systems arasında çerçeve sözleşme imzalandı, ancak bu işbirliği bir anda olmadı. 2-3 yıllık bir arka plan hikâyesi var. Daha önemlisi İngilizlerin giderek savunma sanayiinde özellikle de havacılık tarafında geri düşmelerinin etkilerini de aramak gerekir.

Brexit sonrasında Türkiye, dersine çalışarak, İngiltere ile atacağı her adımdan ülkemize önemli teknoloji kazanımları sağlayabilir. Çünkü İngiltere’nin, kritik şirketlerinin endüstriyel gelişimini sağlayabilmesi için bizim gibi ülkelerle işbirliğine ihtiyacı var. BAE Systems’de olduğu gibi Avrupa ve Amerika ile yapamayacağı birçok işbirliğini bizimle yapmak isteyecektir.

İngiltere’nin AB’den çıkmasıyla ekonomisinin ciddi sıkıntıya gireceğini Avrupalılar iddia etmişti. Ancak İngiltere ekonomisi göründüğü kadarıyla çok fazla etkilenmiş değil, ama bazı sektörlerde ve büyük şirketlerde ciddi risk bulunuyor. Ayrıca tam anlamıyla AB’den çıktığında tablonun ne olacağı da bilinmediğinden, Türkiye’nin İngiltere’yi yakından takip etmesinde fayda var.

Yukarı