TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Rus-Türk domates savaşlarına devam!

 

Türkiye-Rusya arasındaki karşılıklı meyve-sebze ve tahıl ticaretinde taktik savaşları devam ederken, İsrailli yetkililer, kendi ülkelerinde domates fiyatlarının yükselmesi üzerine Türkiye’den ithal edilecek belli miktarda domatesin gümrük vergisinden muaf tutulması kararı almışlar. İsrail’in böyle bir karar almasının mantığıyla, Rusya’nın Türk domatesine koyduğu yasağın mantıksızlığını kıyaslamak dahi mümkün değil. Rusya Tarım Bakanı Aleksandr Tkaçev, bazı Rus tarım ürünlerinin Türkiye’ye gönderilmesinin sınırlanmasını, abartılı bir şekilde, “Sırtımızdan bıçaklandık” şeklinde yorumlamış ve Rusya hükümetinin, Türk domatesine koyduğu yasağı kaldırmayı da henüz düşünmediğine dikkat çekmiş. Rus yetkililer, Türkiye’den giden domatesin engellenmesini, “yerli üreticilerin desteklenmesi” şeklinde anlaşılmaz bir gerekçeyle savunuyorlar. Bu bahane inandırıcı bulunmadığı için de anlaşmazlık devam ediyor.

Eğer Rusya, Türkiye’nin domatesine kapıları açmayı planlamazsa Türkiye de “Rus buğdayı” ithalatını gündemine almayacak gibi görünüyor. Rus Bakan, “Türkiye’den bunu beklemiyorduk” derken, aslında Türkiye’de “uçak krizi” sonrası ilişkilerin eskisinden daha iyi olacağını umduğu için Rusya’dan seçmece meyve-sebze yasağının konmasını beklemiyordu.

Evet, Türkiye domatesine, Rusya da tahılına yeni pazarlar bulabilir, ama iki komşunun bu şekilde ilişkisi ne derece mantıklı olabilir? Üstelik iki ülke arasındaki tüm ticari dengeler açık ara Rusya’nın lehine. Ayrıca konuşulan işler ve geliştirilmek istenen projeler de yine Rusya’nın menfaatine olacakken, anlamsız domates yasağı koymanın ve diretmenin ne anlamı olabilir? Fazla gurur ve kibir, sahibine zarar verir.

Türkiye, Rus buğdayına yılda ortalama 1.5 milyar dolar para öderken, Rusya’ya ihraç ettiği domates karşılığında ise yaklaşık 250 milyon dolar alıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik’e göre Rusya, Türkiye’den domatesi direkt almamakta inat ederken, farklı ülkeler üzerinden Türk domatesini daha yüksek bedeller ödeyerek temin ediyor. Bu mantıksızlık niye? İşin daha kötüsü, Rusya’nın bu tutarsızlığı, iki ülke arasındaki diğer ilişkileri de negatif olarak etkileme potansiyeli taşıyor.

‘Tomografi alalım yasak kalksın’

ABD ve İngiltere’nin Türkiye’den yapılan direkt uçuşlara getirdiği cep telefonundan büyük elektronik eşya yasağının kaldırılması için Türkiye’nin girişimleri devam ediyor. Yasağın gündeme geldiği ilk günler bu konuya sıkça vurgu yapmıştım. Hatta “Türkiye’nin gelen bu yasak için erken adım atma şansı vardı, ama yetkililer işin ciddiyetine uyanamadı” diye de not düşmüştüm. O ciddiyet şuydu: Eğer yolcunun beraberindeki eşyalar için uyarılar yapılıyor ve uçak altına alınan bagajlar ““tomografi”den”den geçirildiği için sorunlu görülmüyorsa, alınacak tedbir bellidir: Bir an önce ““tomografi”den” alıp kabin içi eşyaların taranmasını sağlamak. Yapılmadı.

Yasakla ilgili değerlendirme yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın sözleri de şöyle: “Her iki tarafın bakanlarına mektuplar gönderdik. İngiltere ile teknik görüşmeler biraz daha mesafe kat etti. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) kuralları gereği alınması gerekenin üzerinde tedbirler alıyoruz.”

Bakan Arslan, özellikle uçağa biniş öncesinde, yolcunun arınmış sahaya geçip körükten uçağa gideceği sırada, o bölgede “tomografi” cihazları yerleştirileceğine dikkat çekerek almak istedikleri önlemleri şu şekilde anlatmış: “İlave bir ‘tomografi’ cihazı kurulup yolcu beraberindeki çanta, laptop, sıvı ne varsa hepsinin tomografisi çekilecek. Süreci başlattık. Bu ayın 28’inde 2, haziranda da 2 tane daha tomografi cihazı alıp kuracağız. ABD ve İngiltere’ye giden yolcularda bu uygulamayı yaparak muhataplarımıza ‘Kurallar istediğinizin çok üzerinde, en son teknolojiyle donatılmış bir cihaz da kuruyoruz, müsterih olun’ diyeceğiz.” Hâsılı biz bu önlemleri aldık, siz de yasakları kaldırın teklifi götürülecek.

Fakat Türkiye’nin iki ülke makamlarına, “Bu önlemleri alsak, yasakları kaldırır mısınız?” teklifine de bildiğim kadarıyla henüz olumlu bir cevap verilmiş değil. “Tomografi” konduktan sonra ne olacak, bakalım. Çünkü adamların niyeti zaten üzüm yemek değil, bağcı (Türkiye/THY) dövmek olduğundan, her türlü tedbiri alıp beklemekten başka çare de yok. Ancak, bu tehlike önceden görülüp önlem alma basireti gösterilebilirdi. 

 

Yukarı