TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Rus-Türk domates/ tahıl savaşında 2’nci raunt

 

Rusya-Türkiye ticari ilişkilerinin düzelmemesi için hiçbir sebep yok. Dış ticarette birbirine ihtiyacı olan, birbirini tamamlayan iki komşunun ilişkilerine akıl penceresinden bakınca böyle görünüyor. Çünkü iki ülke de politik tartışmaları, Suriye gibi üzerinde anlaşamadıkları bölgesel konuları, ticari meselelerden ayrıştırarak büyük rakamlı ve uzun vadeli anlaşmalar imza koymuş durumdalar. Ekonomi alanında ciddi mesafe kat etmişken, Rusya’nın düz giden işleri “domates yasağı” gibi yaş meyve-sebze ile bozma girişimine anlam vermek mümkün değil.

“Uçak krizi” sonrası işler rayına girmek üzereyken Rus Büyükelçi’nin teröre kurban gitmesi, düzelme trendindeki ilişkileri biraz sekteye uğrattı. Rus tarafı, “domates yasağını” kaldırmadı, Türkiye de tepki olarak “Rus buğdayına yasak” getirince tartışma alevlendi. Bunun üzerine Rusya, Türkiye’ye charter seferi yapan havayollarına uçuş yasağı getirileceğine dair haberler yaymaya başladı. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu buna ihtimal vermiyordu, ama Rusya, charter yasağını, pazarlık malzemesi olarak kullanmak üzere yola çıkmış görünüyor. Buğdaya karşılık, charter’larla gelen Rus turistini masaya koymak biraz tuhaf olabilir, lakin Rus usulü pazarlıkta böyle şeyler de olabilir.

Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Yardımcısı Aleksey Gruzdev, Rus heyetinin önümüzdeki günlerde tahıl sevkıyatını görüşmek için Türkiye’yi ziyaret edeceğini açıklayarak buğday yasağının kaldırılmasını istediklerini söylüyor. Türkiye’nin uygulamaya koyduğu Rus buğdayına yönelik önlemlerin, Dünya Ticaret Örgütü kurallarına aykırı olduğunu savunuyorlar. Gruzdev, henüz Rusya’nın, buğdaya yanıt niteliğinde Türkiye’ye bir tepki vermediğine de dikkat çekiyor. Anlaşıldığı kadarıyla Rusya da bu tarz meseleleri, İran gibi hep kendine yontarak çözmeye çalışıyor. Tartışmanın çıkış noktası, domates yasağını hiç ağızlarına almıyorlar. Umarım domatese (sebze-meyveye) ve tahıla yasak iki tarafın da gündeminden çıkar.

Borajet bir daha uçabilir mi?

Havayolu şirketi astronomik rakama el değiştirdiğinde, çıkan haberlere anlam verememiştim. “Borajet, bugünden itibaren seferlerine ara veriyor” haberini dün okuyunca da şaşırmadım. Şirket, Aralık 2016’da SBK Holding tarafından satın alınmıştı. Ama nasıl ve neden satın alındığına dair net bir açıklama yapılmadığından, şimdiye kadar cevap verilemeyen aşağıdaki satırları, 4 Ocak 2017’de kaleme almıştım.

“Filosunda çeşitli uçak leasing şirketlerinden kiralık 12 adet Embraer modeli bulunan Borajet’in önemli bir kaynaktan öğrendiğim kadarıyla 120 milyon dolar civarında borcu olduğu ifade ediliyor. Borajet’i 260 milyon dolara ABD merkezli bir yatırım fonu satın almış. Ancak bu rakama Yalçın Ayaslı’nın Türkiye’deki diğer yatırımları da dahil mi, onu teyit edemedim. Fon adına Borajet’i uçuracak olan SBK Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sezgin Baran Korkmaz’a başarılar diliyorum. Umarım bu satış sonrası ülkemiz güzel bir havayoluna daha kavuşur. Ancak bu satışa, yüksek meblağına bir anlam veremediğimin altını çizmiş olayım.”

Halen daha bu satışa ve yaşananlara anlam verebilmiş değilim. Bu işte bir tuhaflık var! Dün şirketten yapılan açıklamaya göre, 3. havalimanı için hazırlanıyorlarmış. Borajet filosundaki 10 uçaktan 6’sı teknik arıza ve parça eksikliğinden dolayı uzun süre yerde kalmışmış. Teknik sorunlar oluşmuşmuş. Bu problemlerin giderilmesi uzun zaman alacağından uçuşlarına bir süre ara vermişlermiş.

Şaka gibi. Böyle bir havayolu Türkiye’de faaliyette bulundu. Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) de Borajet’in açıklamasını teyit eden bir açıklama yaptı. Bu şirketi bu şekilde yönetenlerin, onları denetleyenlerin, akabinde satan ve satışına onay verenlerin kabahati yok mu? Özel sektör denerek kendi haline bırakılabilecek bir şirketten bahsetmiyoruz. Söz konusu olan, yöneticileri için SHGM’nin özel şartlar, eğitimler aradığı havacılık sektöründeki bir havayolu...

Geçmişte buna benzer havayolu şirketleri sebebiyle, hangi kazaların yaşandığını, ne tür sorunların meydana geldiğini, umarım yetkili makamlarda oturanlar unutmamıştır.

Yukarı