TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Havayolları bir yolcudan 7.69 dolar kazanıyor

 

CANCUN

Dünya havacılığı her sene çeşitli sorunlarla karşılaşsa da şu veya bu şekilde büyümesine devam ediyor. 2017 sonu için beklenen büyüme oranının % 7.4 ve toplam yolcu sayısının da 4.1 milyara ulaşacağı tahmin ediliyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği’nin (IATA) Meksika’da yapılan zirvesinde açıklanan rakamların sektörü çok fazla hoşnut ettiğini söylemek zor. Zira ciroların, yolcu sayısının ve hava trafiğinin artmasına rağmen kârlılığın düşüşte olması şirketleri endişelendiriyor. Bunların üzerine uçuş güvenliğiyle direkt ilgisi bir türlü izah edilemeyen ve mantıklı bulunmayan, insanları seyahatlerden alıkoymaya matuf kabin içi yasakların, Amerika öncülüğünde uygulamaya konması endişeleri daha da artırıyor.

IATA, dünya havayollarının 275’ini çatısı altında bulunduruyor ve küresel hava trafiğinin de % 83’ünü kapsayan bir alanda faaliyet gösteriyor. Dünya havacılığına yön veren şirketlerden alınan verilerle oluşturulan bilgi havuzuyla da küresel havacılık politikasının politikasını oluşturuyor.

Zirvede açıklanan rakamlar oldukça dikkat çekiciydi. Zira bu sene bazı iyileşmelerde birlikte havayollarının 31.4 milyar dolar kâr edecekleri, toplam gelirlerin 743 milyar olarak gerçekleşeceği açıklandı. Bu rakamlar daha önce açıklanan 29.8 milyar dolar kâr ve 736 milyar dolar gelirin revize edilmiş hali olduğu için sektörü ümitlendiriyor. Ancak endişelendiren tarafı da var, yükselen gelirlere rağmen verimliliğin düşüşte olması. 2017’de elde edilecek kârların dağılımında bir değişiklik yok. Havacılık endüstrisinde elde edilen kârların yarısı, yaklaşık %15.4’ü bu sene de Kuzey Amerika’da gerçekleşecek. Avrupa ve Asya-Pasifik havayollarının payı ise 7.4 milyar dolar. Latin Amerikalı şirketlerin 800 milyon, Ortadoğu’nun kârlılık payının 400 milyon dolar olacağı tahmin edilirken, Afrika’da havayollarının 100 milyon dolar zarar etmesi bekleniyor.

UÇAK BİLETLERİ NIÇIN PAHALI?

Bu sene havayollarının yolcu başına 7.69 dolar net kâr elde etmesinin açıklandığı zirvede, yolcu başına net kârın 2016’da 9.13 dolar, 2015’te ise 10.08 seviyesinde olduğunun da altı çizildi. Dünyanın çeşitli yerlerinde yaşanan hadiselerin gelirlerin düşmesinde etkisi var, ancak IATA raporları daha çok devletlerin şirketlerden aldığı yüksek vergilerin, altyapı yatırımlarının, işgücünün ve havayollarının kontrolü dışında olan maliyetleri etkileyen diğer çeşitli kalemlerin uçak bilet bedellerini yükselttiğini ortaya koyuyor.

Bilet fiyatlarını havayolları istemeyerek artırırken, bir yandan da verimlilikte kayıplar yaşadıklarını, yolcu başına elde edilen kârlardan anlamak mümkün. Kâr marjlarının giderek düştüğü sektörde maliyetlere etki eden kalemlerin birçoğunun devletlerden kaynaklandığı, mesela çok yüksek rakamlarla inşa edilen havalimanlarında alınan vergilerin çok yüksek olduğu ve bunun bilet fiyatlarına yansıdığının bilinmesi gerekiyor.

KÖRFEZ KARIŞTI, İLK SIKINTIYI HAVACILIK YAŞADI

IATA zirvesinde, Boeing’in pazar günü verdiği resepsiyonda, Emirates Havayolları CEO’su Tim Clark’ın niçin katılmadığı fısıltı şeklinde tartışılıyordu. Emirates, Katar, Etihad ve Türk Hava Yollarını direkt hedef alan ve etkileyen Amerika ve İngiltere’nin uygulamaya koyduğu kabinde elektronik eşya yasağına IATA yeterli tepki göstermediği için Clark gelmemişti. THY’den üst düzeyde katılım olmadı. Ama Katar Havayolları CEO’su Al Akbar resepsiyona katılmasına rağmen zirvenin başladığı günün sabahı, Körfez’de yaşanan politik gelişmeler sebebiyle özel jetiyle ülkesine döndü. Böylece elektronik eşya yasağının yerini Körfez’deki politik gelişmeler ile Katar’ın Türkiye ve İran ile kısıtlanan hava sahası tartışmaları aldı.

Fakat eski Air France ve KLM CEO’su Temel Kotil ile yarıştıktan sonra IATA Genel Direktörü ve CEO’luk koltuğuna oturan Alexandre de Juniac, zirvenin açılış konuşmasında ABD ve İngiltere’nin uyguladığı yasak hakkında, ‘Avrupa olarak, bu yasak genişler mi, diye bakıyoruz’ şeklinde sözler sarf etmesi bazı CEO’ları rahatsız etti. Juniac’ın tüm şirketleri temsil eden IATA Başkanı olarak Avrupa’yı öncelemesi, yasağa da şimdiye kadar kuvvetli tepki koymamış olması eleştiriliyordu. Üstelik yasağın Ortadoğu’yu ve ilgili havayollarını etkilediği, IATA tarafından rapor edilmiş olmasına rağmen halen daha ‘Avrupa’ya genişleyecek mi’ yorumları IATA’da havayı epeyce negatifleştirdi.

IATA’da ortaya çıktığı üzere dünya tuhaf bir yere doğru gidiyor. Sektörün problemine bile ayrımcılık yapılarak adımlar atılıyor. Risk alıp çözüm üretilmiyor. Hatta kuvvetli tepki bile verilmiyor.

 

Yukarı