TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

BOTAŞ’ın kârı mı önemli, zararı mı?

 

Son günlerin tartışma konusu “Kurumlar Vergi Şampiyonu” üzerinden yapılan hesaplar, muhalefetler, çarpıtmalar tam anlamıyla Nasreddin Hoca’nın kazan hikâyesine benziyor. Bir kamu kurumunun önceki yıllar yaptığı zararlarına kulak kabartmayanlar, kâr etmesi karşısında ne hikmetse kızgınlıklarını saklayamıyorlar. Netice itibarıyla okların yöneltildiği kurum, milletin kurumu.

Sadece hükümeti eleştirmek, açık yakaladığını sanarak yaylım ateşe geçmek için dersine bile çalışmadan tetikte bekleyenler, Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ’nin (BOTAŞ), 2015’te 2.4 milyar liralık kârından habersiz bir şekilde, 2016’da kâr rakamının 8.1 milyar liraya çıkmasıyla “Kurumlar Vergi Şampiyonu” olmasını eleştiriyorlar. Hem de çok yanlış rakamlarla, verilerle, değerlendirmelerle. BOTAŞ’ın rekor kırması, anlaşılan gönüllerini kırmış. Halbuki 2015 öncesinde zarar eden BOTAŞ, vatandaşı, sanayiyi, doğalgaz kaynaklı termik santralları sübvanse ederken zarar rakamı haklı olarak tartışılırdı.

Doğalgaz piyasasının liberalleşmesine atıf yapılarak eleştirilirdi. Dışarıdan alınan enerji kaynaklarının teşvik gibi sübvansiyon edilmesi doğru mu, değil mi? Bunun tartışması yapılırdı. Şimdi yapılan tartışma tam geri gidişe işaret ediyor.

DOĞALGAZ PİYASASI NİÇİN LİBERALLEŞMEDİ?

Vatandaş haklı olarak cebini ilgilendiren haberlere daha fazla yoğunlaşıyor. BOTAŞ’ın rekor kârını eleştirilenler de galiba vatandaş-cep ilişkisini dikkate alarak, ama neyi, nasıl eleştirebilecekleri konusunda yeterince araştırmadan harekete geçmişler. Mesela Kasım 2015’te Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, piyasadaki doğalgaz oyuncularına yönelik açıklamalar yaptığında da bazıları buna anlayamamıştı. Halbuki piyasanın liberalleşmesi çerçevesinde, oyuna dahil olan toptancıların, piyasayı domine eden BOTAŞ karşısında, tedarikçilerden temin ettikleri pahalı gazı müşterilerine satarken yaşadıkları sorun gündeme gelmişti. Piyasa oyuncuları yönetmelikler çerçevesinde de arz edecekleri gazın ancak % 50’sini BOTAŞ’tan alabiliyor, müşterileriyle kontrat yapıp satıyorlardı. Ama BOTAŞ daha hesaplı, kontrat sahipleri ise doğalgaz temin kaynaklarından daha pahalıya gaz alınca sorun yaşamış, şikâyete başlamışlardı. EPDK da hesaplı doğalgaz temininde zorluk yaşayan dağıtıcılara destek için yönetmeliklerdeki % 50 şartını kaldırıp tüm ihtiyacın BOTAŞ’tan karşılanmasının önünü açmıştı. (BOTAŞ, 2015’i kârla kapatmıştı.) Dolayısıyla doğalgaz piyasasına, yatırımlarına dikkatle bakılması gerekiyor. Halbuki 2015’te yaşanan tartışmada 69 dağıtıcının, BOTAŞ’tan daha ucuz fiyatlara doğalgazı getirip Türkiye piyasasına arz etmesi bekleniyordu. Ama olmamıştı. Mesela neden olmadığı tartışılabilir.

BOTAŞ’IN TAAHHÜTLERİ, YATIRIMLARI NE OLACAK?

Türkiye’de ve birçok ülkede, ikili ticari anlaşmalar sebebiyle ham petrol ve doğalgaz fiyatları açıklanmaz, gizlidir. Fakat yıllık bazda alınan doğalgaz ve ham petrol, miktar olarak açıklanır. Dolayısıyla miktar üzerinden hesap yapılırken kara düzen, bölme-çıkarma işlemiyle sonuca gidilmez. İran, iki ayrı hattan Rusya ve Azerbaycan’dan alınan doğalgaz fiyatlarının dikkate alınması icap eder. Ayrıca bazı hatlarda 6 aylık, bazılarında 9 aylık dilimlerde fiyat düzenlemeleri yapılır. Bunların da bilinmesi icap eder.

BOTAŞ’ın başta TANAP olmak üzere yurtiçinde çok önemli yatırımları, taahhütleri var. Türkiye, hâlâ doğalgaz kaynaklarına koridor olmak için yatırım yapıyor. Boru hatları, yeraltı depolama, basınç istasyonları gibi yapması gereken ciddi işler var. BOTAŞ bunları yaparken hangi kaynağı kullanacak? Piyasalarda doğalgaz fiyatları, vatandaşın cebine dokunacak şekilde yükseldiği zaman sübvanseler yüzünden zarar eden BOTAŞ, rakamlar aşağıya gelince de kâr etmeye başladı. Üstelik şu anda doğalgazı en hesaplı kullanan ülkelerden biriyiz. Mevcut yatırımlar tamamlanır, Türkiye doğalgaz da merkez (HUB) olmayı başarırsa fiyatlara daha da aşağı inecektir. İşte o zaman BOTAŞ’ı yakın markaja almak daha doğru olur. Şimdi yapacağımız en doğur eleştiri, BOTAŞ’ın yatırımlarını, taahhütlerini, mesela TANAP’ın yüksek geçiş ücretlerini tartışmak olabilir.

Mesela BOTAŞ, çapraz sübvansiyonlara devam etsin mi, etmesin mi? Doğalgaz dönüşümlü elektrik santrallarının 20 yıllık alım garanti süreleri bitiyor. Kontratlar nasıl yenilenmeli? Kur kaynaklı BOTAŞ kârını değil, ama Türkiye’nin en büyük şirketlerinin “Kurumlar Vergisi”nde ortaya koydukları tabloları tartışmak daha anlamlı olmaz mı?

 

 

 

Yukarı