TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Savunma harcamaları özel sektörü atağa geçirebilir mi?

 

Savunma ve güvenlik için ayrılan bütçenin nasıl değerlendirileceği konusu önemli. Konuya sadece güvenlik boyutuyla bakılmaması gerekir. Çünkü savunma sanayiinde, Türkiye’nin son yıllarda ortaya koyduğu performans tam kırılma noktasına ulaşmış durumda. Yerli tasarım ürünlerin oranının artması ve yüksek teknoloji seviyesinde yakalanan başarının devam etmesinden en fazla etkilenecek olanın genelde Türk sanayiinin olacağı bilinciyle plan ve hedefler yapılmalıdır. Savunma ve güvenlik bütçesinin iyi değerlendirilmesinin ciddi anlamda yolu da “özel sektöre daha fazla fırsat” tanınmasından geçiyor.

Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2018 için bütçeden ayrılan ilave 18.7 milyar liranın, savunma ve güvenlik birimlerimizin ihtiyacı olan modernizasyon için kullanılacağının altını çiziyor, ancak bu bütçenin sanayi tarafının sadece kamu veya yarı kamu şirketlerine gitmemesini hedefleyen yeni projeksiyonlara da ihtiyaç var. Baykar Makine’nin çeşitli modellerde Bayraktar insansız hava araçlarıyla (İHA) yakaladığı başarı, savunma sanayiinde özel sektörün önü açıldığında, zaman kaybetmeden nasıl bir başarı yakalanacağına ve kaynakların en verimli şekilde kullanılabileceğine çok iyi bir örnektir. Dolayısıyla özel sektörün savunma sanayiinde daha fazla rol alabilmesi için uygun model veya modeller için kafa yorulması şart.

Ayrıca özel sektörün savunma sanayiinde yakalayacağı başarıları, diğer sektörlere de hızlı bir şekilde aktararak toplamda ülke ekonomisine yüksek teknoloji alanında sağlayacağı katma değerlerin de dikkate alınması gerekir. Aynı tablonun kamu veya yarı kamu şirketlerinde geçerli olmadığı, ilgili çevrelerin zaten malumu. Ama devletin ayırdığı kaynağı kamu mantığıyla harcayıp “Özel sektörü ekosistem oluşturuyoruz” bahanesiyle sisteme dahil etmek doğru değil. Özel sektör hem direkt rol alacağı alanlarda, hem de Savunma Sanayii Müsteşarlığı’nın (SSM) önderliğinde, TAI, Aselsan, Havelsan, Roketsan, TÜBİTAK ve MKE gibi kurumlarla nitelikli işbirliği yapacak konuma getirilirse, netice alınması söz konusu olur.

Eğer bütçeden savunma için ayrılan kaynaklar, üzerinde kafa yorularak iyi değerlendirilirse, kısa süre sonra Türkiye ekonomisine kazandıracağı ivmeyle geleceğe yatırım anlamı taşıyacağı da bilinmelidir. 2016’da savunma için yaklaşık 5 milyar lira harcandığı gerçeği üzerine gelecek projeksiyonları yapılabilirse, kısa sürede bölgedeki güvenlik pozisyonumuzu, Türkiye sanayisini ve ihracatını farklı bir yerde görebiliriz.

**************

KANADALI BOMBARDİER, AİRBUS İLE BOEİNG ARASINDA KAVGA ÇIKARACAK!

Haziran 2016’da hayatımdaki en ilginç uçuşlardan birini Bombardier C Serisi (CS) 100 model uçağıyla yapmıştım. 1-3 Haziran tarihleri arasında Dublin’de Uluslararası Hava Taşıyıcıları Birliği-IATA’nın 72’nci yıllık toplantısı vardı. Dünya havacılığının bütün otoriteleri bu sebeple bir araya gelmişti. Akabinde ise 4-5 Haziran’da Zürih’te dünyanın en büyük havayolu ittifakı Star Alliance Grubu’nun CEO’lar toplantısı Zürih’te gerçekleşti. Bu sebeple Star’ın CEO’larıyla birlikte IATA toplantısına Dublin’de nokta koyup Zürih’e Bombardier organizasyonuyla Swiss’in filosuna katılan CS 100 model uçakla geçtik. THY’nin de üyesi olduğu Star Alliance grubunun 20 CEO’su ile yaptığım bu uçuş, hem tanıtım, hem de yeni model bir uçağın ilk ticari uçuşuydu. Ancak Bombardier için de farklı bir ilkti. Çünkü pek bu şekilde tanıtımlar yapmayan şirket, böylece değişimin işaretini de vermişti.

Fakat her şeye rağmen Bombardier, CS model uçakları için aldığı siparişlerden ve yaptığı teslimatlardan istediği verimliliği yakalayamadı. Geçen hafta bu sebeple, Boeing ve Bombardier arasındaki tartışmaya, Bombardier’in ilkelerini bir kenara bırakarak, Amerika pazarına maliyetinin altında uçak satma girişimine yer verdim. Ve tuhaflıklara işaret ettim. Bu hafta ilginç bir gelişme daha oldu. Bombardier, sorun yaşadığı Boeing’in tek rakibiyle ortaklık yaparak farklı bir kulvara gireceğini açıkladı. Eğer farklı bir gelişme olmaz ise Airbus, stratejik yatırımla CS model uçakları üretip pazarlayacak. Böylece Kanadalı Bombardier’in bölgesel uçak bölümü % 50.01 hisseyle Avrupalı olacak.

Fakat Boeing’in şikâyetiyle gündeme gelen Bombardier’e yüksek vergi uygulamasını Airbus, ABD’deki tesislerinde yapacak üretimle aşmak istiyor, ama sübvansiyon şikâyetleri bizatihi Airbus için de ileri sürülüyor. Ayrıca Boeing’in bu gelişme karşısında sessiz kalacağı da beklenmiyor. Benzer bir işbirliği de Boeing ile Brezilyalı Embraer arasında gerçekleşebilir. Böylece iki rakip rekabeti bölgesel uçak pazarına da taşımış olurlar...

 

Yukarı