TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Azerbaycan ve Nabucco Çetrefilli yolda

Türkiye’nin enerji koridoru olma süreci sanıldığından çok daha meşakkatli ve zor denklemler içinde yürüyor. Şu ana kadar kat edilen mesafede, kimin ne kadar katkı sağladığı, desteklediği ve niçin yaptığı tam bilinmezken, bundan sonrası çok net görünmüyor. İngiliz oyunu, Acem çıkmazı, Amerika politikası, Rusya denklemi, tek millet iki devlet tuzağı başlıkları altına koyabileceğiniz her şey var, enerji oyununda.
 Ancak, en garibi Azerbaycan’ın yaptıkları. Ermenistan ile yaşadıklarını da, Türkiye’nin Ermenistan ilişkilerini de kafasına göre kullanıyor. Bazen doğal gaz stratejilerine, bazen petrol sevkine ve bazen de iki ülke arasında kaldırılması istenen vize meselesinde Ermenistan, Azerbaycan için manivela görevi yapıyor. 
 Bir dönem bayrak krizi yaşamıştık kardeş ülkemizle. Gönüllerini alabilmek için epeyce gayret gösterildi. Azerbaycan’ı yönetenlerin dümen suyunu fazla girmeden Türkiye’nin bildiği ve inandığı yolda da devam etmesi icap ediyor. Zira Azerbaycan yönetiminin ne yapmak istediği ve niçin yaptığı pek belli olmuyor. Bazen Rusya’ya yanaşıyor, bazen başka tarafa ve genelde iç politikaya oynamayı yeğliyor. Nazını çeken Türkiye’yi kullanıyor.
 Son olarak, Türkiye ile Azerbaycan arasında, Haziran ayında, doğalgaz alanında imzalanan Mutabakat Zaptı' Resmi Gazete'de yayımlandı. Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı için Azerbaycan ve Azeri gazına güveniliyordu. Gelişmelerin detayına bakıldığında Azerbaycan bu güveni İngiliz ve Rus taktikleriyle hiç de boşa çıkarmıyor. Önce bu zabtın detaylarına bir göz atalım; 
  1- BOTAŞ, Azerbaycan'dan Şah Deniz I Sahası'ndan ithal ettiği yıllık 6,6 milyar metreküp doğalgazın, 1,2 milyar metreküpünü, PETKİM dâhil olmak üzere Türkiye'deki yerel tüketicilere satılması için SOCAR'ın Türkiye'deki bağlı kuruluşuna 2016 yılı sonuna kadar teslim edecek. Yıllık 1,2 milyar metreküplük doğalgaz, PETKİM'de ve SOCAR ile Alman enerji şirketi RWE tarafından Denizli'de kurulması planlanan 1000 megavatlık santralde kullanılacak.
 Bir izahat; Azerbaycan, Türkiye’ye gaz vermeyi bırakmış artık yabancılarla Anadolu’da yatırım yapıp elektrik verme aşamasına gelmiş. Ama evin yaramaz çocuğunun henüz talepleri bitmiş değil. Devam edelim; ,
2- 1,2 milyar metreküp doğalgaz fiyatı şöyle belirlenecek: Şah Deniz I.
Fazından alınan doğalgazın ithalat fiyatına, yerel taşıma tarifesi ve
Türkiye'de uygulanabilen geçerli tüm vergiler eklenecek. Gaz fiyatı oluşacak.
3- Yıllık 1,2 milyar metreküp doğalgazın teslimatına ilişkin ticari koşullar, BOTAŞ'ın BOTAŞ SPA'daki al ya da öde' yükümlülükleri dikkate alınarak, BOTAŞ ve SOCAR tarafından kararlaştırılacak.
 4- BOTAŞ, Suriye, Bulgaristan veya Yunanistan'a ihraç edilmek üzere 2 milyar metreküp doğalgazı SOCAR'a verecek. (Bu konuda Yunanistan devlet gaz şirketi DEPA'nın mutabıkı alınacak). Türkiye, bu geçişten 1000 metreküp başına yalnızca 45 dolar alacak.
 Buraya bir dip not; Azerbaycan, ‘Bize yolları açın gazımızı istediğimiz ülkeye satalım’ diyordu. Dediği oldu. Geçiş fiyatları yüksekti. O da aşağı çekildi. Nabucco’da küçük oyuncu değil, Yunanistan’a ve İtalya’ya uzanan ITGI ‘da tek başına var olmak istiyordu. Bu da oldu. Peki, bundan sonra Azerbaycan, Türkiye’nin yanında olacak mı? Hiç sanmıyorum. Hep daha fazlasını, hak ettiğinden daha çoğunu almadan Türkiye’nin yanında olmayacaktır. Rusya’ya, İngiliz’e suspus olurken, Türkiye’ye sürekli yan çizecektir. İzleyip göreceğiz. Zaten bu mutabakatın detayları da bunu gösteriyor. Aktarmak istediğim son detay.
 5- BOTAŞ, Yunanistan'a gaz ihracatını öngören tek Doğalgaz Alım-Satım Sözleşmesi'ni, SOCAR'a devredecek.
Türkiye, bu anlaşmayla Yunanistan'a 750 milyon metreküp doğalgaz satışı yapıyordu. Azerbaycan, ‘İstediğim ülkeye veya gaz isteyen devlete kendi gazımı, kendim satayım’ talebini diretiyordu. Türkiye’de boru hatlarına güvenerek, sadece enerji güzergahı olmayı arzu etmiyor, aynı zamanda gaz ticareti yapmayı planlıyordu. Böylece bu plan, ilk önce kardeş ülke kanalıyla, zorlamasıyla ve arkada başkalarının oyunlarıyla delinmiş oldu. Irak, İran, Suriye, Arap ve diğer kaynaklardan Türkiye’ye gelecek gazlar da Azerbaycan’la aynı şartlara sahi olmak istemez mi?
Doğal gaz ihtiyacı olanlar, Azerbaycan’ın ITGI’ye kendi gazını verdiğini, pazarladığını görenler, Türkiye’yi öteleyip başka ülkelerle gaz pazarlığına oturmaz mı? Son noktada Türkiye’yi nakil ücreti için masaya otururlar, buradan da bizim adımıza bir şey çıkmaz. Yani petrolün, doğal gazın geçtiği güzergahların kıymetli olabilmesi için ip ucunun birazda o ülkede olması gerekiyor. Umarım Azeriler yüzünden ipin ucunu kaçırmayız.
Nasıl?
Özellikle petrolün tarihini okuduktan sonra İngiliz kelimesine tahammül dahi edemiyorum. Bir damla petrolü, damlalarca kandan üstün gören bir Batı anlayışı ve tarih boyunca hep tuzağa düşmüş Azerbaycan var. Yine aynı tezgâhta dokunan kilim konumunda, ama farkında değil. Amerika, Irak’ta zorlanırken, geçen yüzyılda olduğu üzere İngilizler ve Ruslar, Azerbaycan’da pek sıkıntı çekmeden işlerini tıkır tıkır yürütüyorlar. 

Yukarı