TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

TMSF'den Bilgin'e İlginç Destek

Dava uzatma taktiklerinin bu kadar başarılı olacağını hatta konuya
en hassas olması gereken tarafın yani Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'nun
(TMSF) beklenmeyen yaklaşımıyla Dinç Bilgin'in zaman kazanacağını kim tahmin
edebilirdi? Zaten bu dava hep ilginç gelişmelere gebe olduğu için limitli
yaklaşıyor, gelişmeleri merakla bekliyordum. Bu defa TMSF sürpriz yaptı, ama
ne sürpriz.

Hâlbuki bugün için (9 Kasım), dava hakkında nihai neticenin açıklanmasını bekliyordum. Üstelik 26 Ekim'deki yazıma da 'Adalet Bilgin'e göz yummadı' başlığını atıp, sonuca çok yaklaşıldığını kaydetmiştim. Nereden bilebilirdim ki, bu davayı en yakından takip eden, en fazla ilintili ve girintili olan TMSF öyle bir karara imza atacak, hepimizi şaşırıp kalacağız. Acaba ne değişti? Karar duruşmasında kamu alacağının büyük bölümünün tahsil edildiği gerekçesiyle 'hukuki yarar' görmediğini belirterek, Bilginler davasına müdahil olmaktan TMSF neden çekildi? Bu 'hukuki yarar'ın nasıl bir şey olduğunu ben anlamadım. TMSF yönetiminin de çok anlayarak, ölçerek, biçerek son aşamada karar verdiğini sanmıyorum. Bir önceki duruşma ile sonuncusu arasında anlaşılan ciddi gelişmeler olmuş. Şüphesiz TMSF'nin davadan çekilmesiyle suç ortadan kalkmıyor, ama ciddi şekil değiştiriyor. Başka türlü kamu zararı oluşuyor. Vicdanlar zedeleniyor. Dinç Bilgin, Cavit Çağlar ve Garipoğlu mesabesinde görülerek, indirime muhatap edilmek isteniyor. Gerçekten de TMSF'nin bu kararı, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nde karar aşamasına gelen mahkemenin yönünü ciddi şekilde değiştirecek gibi görünüyor. Hiçbir şeye katkıları olmazsa bile Bilginlerin mahkemeyi uzatma taktiklerine ciddi destek sağlamış oluyor. Ve adaletin geç tecelli etmesine katkı sunuyor. Daha önceki yazılarımda, 'Batık Etibank'ın eski sahibi Dinç Bilgin, batışının üzerinden 10 yıl geçmiş olmasına rağmen çeşitli manevralarla davasını uzatmayı ve karar çıkmasını engelleyebiliyor.' Demiştim. Ama uzatma taktiklerini çözememiştim. TMSF'ye teşekkür borçluyum. Sayelerinde bir mahkeme uzatma taktiğini öğrenmiş oldum. Kamu vicdanını bu defa da TMSF sızlatacak.Peki, dün mahkemede ne bekleniyordu? Bir önceki duruşmada Etibank'ın zarara uğratılmasıyla ilgili olarak, bankanın eski sahibi Dinç Bilgin ile oğlu Şevket Önay Bilgin'in de aralarında bulunduğu 27 sanığın yargılanmasına devam edilmiş, mahkeme heyeti de tüm sanıkların savunmalarının almış, ancak yasal zorunluluk nedeniyle hükmün avukat huzurunda açıklanması gerektiği için kararın açıklanması düne kalmıştı. TMSF her şeye tuz biber ekti. Bu aşamadan sonra neyi bekleyebiliriz, bilemiyorum. Mahkeme Başkanı Ertuğrul Tokalakoğlu, bir önceki duruşmada mahkemece toplanan delilerin yeterli açıklıkta olduğunu ifade ederek, bu taleplerin reddedildiğini belirttiğinde, TMSF'nin böyle bir kararla karşısına çıkacağını acaba tahmin etmiş miydi?

Ben, TMSF'nin böyle bir yaklaşım sergileyeceğini hiçbir şekilde beklemiyordum. Bilginlerin, Mahkemedeki benzer taktikleri TMSF nezdinde de yapmak istediklerini, etkili ve yetkili kişileri devreye sokmaya çalıştıklarını biliyordum. Bu sebeple, TMSF yetkililerinin bu tarz girişimlere sıcak bakmadığını not etmiştim.

Peki, şimdi Bilginler davasında 'hukuki yarar' görmeyen TMSF'nin durumunu nasıl izah edeceğiz?


Davacı Bitecek Derken Yine Uzadı

10 yıldır uzatma taktikleriyle bugüne kadar başarıyla getirilen davanın bir kez daha uzatmalara kalması elbette irdelenecek bir durum. İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, Dinç Bilgin ve oğlu Şevket Önay Bilgin'le beraber 15 tutuksuz sanık katılmış. Hâkim nihai kararı açıklamadan önce TMSF avukatı Nihan Eratik, kurumun sürpriz kararını açıklayınca, eminim mahkeme heyeti de bu gelişmeye şaşırmıştır. Çünkü nihai karar açıklamak üzere mahkemeye gelen heyet, umulmadık yerden, umulmadık bir zamanlamayla farklı bir yaklaşımla karşılaştı. Dava yine uzadı. TMSF, 'kamu yararı' görmeyerek davalara müdahil olmaktan çekilirken, bu konuya ilgi duyan bir gazeteci olarak TMSF'nin Dinç Bilgin'e kaç paralık fatura çıkardığını bilmiyorum. Onlarda şimdiye kadar açıklamadı. Ama yüzde 35 oranında indirimden net bir şekilde bahsediyorlar. Peki hangi borç rakamı üzeriden yüzde 35 indirim yapacaklarını neden açıklamıyorlar? Ayrıca yüzde 35 indirim uyguladıkları kişilerle Bilgin Grubu'nun durumu ne kadar benzeşiyor, örtüşüyor, hangi teraziyle tarttılar? Cebren yapılan tahsilât ile diğerleri hangi mantıkla kıyaslanıyor? TMSF'nin son atılımıyla Bilginler davasının gideceği yönü kestiremiyorum. Bildiğim bir şey var, mahkeme biraz daha uzayacak. Sabırla bekleyip, köşemizi 10 yıl süren davalarla işgal edeceğiz.
Yukarı