TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bu adam ne yapmak istiyor

Türkiye'de emin adımlarla ilerliyor. Enerjinin her alanında Anadolu'da var olmak istiyor. Türkiye'nin en fazla önem atfettiği projelerde ortaklık yapıyor. Ama mesaj vermeye gelince gözünü kapıyor, ağzını açıyor. Perdesiz ve dengesiz konuşuyor. İnanın Rusya Başbakanı Putin'in konumu ve yetkisi bunda olsa kimseye hayat hakkı tanımaz. O derece agresif...
Bahse mevzu şahıs Wolfgang Ruttenstorfer. Petrol Ofisi'nin (PO) tamamını Doğan Grubu'ndan satın alan Avusturyalı enerji şirketi OMV'nin CEO'su. Nabucco Doğal Gaz Boru Hattı'nın en önemli ortaklarından birisi olan şirketin başındaki şahıs. PO'nun ortağı olduktan sonra Samsun'da doğalgaz çevrim santralı kurmaya başladı. Ceyhan'da rafineri yapma arzusu var. Türkiye'yi kendilerine bölgenin üssü seçtiklerini ve büyümekte kararlı olduklarının altını çiziyor. Diğer taraftan küfreder gibi hiç de nazik olmayan açıklamalarla Türkiye'ye hakaret ediyor. Rest çekiyor. Bu kafayla, bu coğrafyada nasıl büyüyecek!
Bakın Nabucco konusunda Ruttenstorfer neler buyuruyor:
'Nabucco Projesi'nde Türkiye ile yaşanan vergi sorunu çözülmezse Nabucco yapılmaz, bu kadar basit.' Adam kendini ne sanıyorsa, küçücük ülkesindeki büyük enerji şirketine güvenerek posta koyuyor. Elbette bunu yaparken, rest çekerken, Nabucco yapılmaz tehditleri savururken arkasından ittirenler vardır. Yoksa bu kadar kaba, stratejiden, akıldan, izandan uzak açıklamalar yapabilir mi?
Akılları sıra Türkiye onlar için doğalgaz boru hattı döşeyecek, sadece hat maliyetiyle Anadolu'nun sırtından Avrupa'ya Ortadoğu, Kafkaslar ve Orta Asya'nın gazını götürüp ticaret yapacak. Düşük transit geçiş ücreti, KDV ve Kurumsal Vergilerden arındırılmış bir geçiş maliyetiyle gazı sırtımızdan geçirecek, Viyana'da borunun başına oturup fatura kesecek. Bunu ona kim yedirir. Hatta bu beyefendi, sarf ettiği sözlerle "Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan dahi mahrum kalacak" haberi yok.
Türkiye ile yaşanan ciddi bir vergi meselesi aslında yok. Zira ciddi indirimler, teşvikler sağlanmış. Büyük proje olması sebebiyle inşaatın önemli bir kısmı KDV'den muaf, sigorta teşvik primi, arazi tahsisi gibi kolaylıklar da var. Ayrıca boru hattı Türkiye'nin teşvik bölgelerinden geçtiği için hem yapım hem de işletim aşamasında ciddi vergi indirimleri ve teşvikler söz konusu.
Hatta boru hattının geçtiği bölgeye göre işletim aşamasından yüzde 80'e varan Kurumlar Vergisi istisnası da var. Ama OMV'nin amacı hiç vergi vermemek. Bütün değerler Viyana'da oluyormuş gibi, şirketin merkezi de burada diye vergilendirme orada olacak değil. Ama böyle bir arzusu var...


Nabucco'ya Viyana'dan vergi tehdidi
Nabucco'nun 6 ortağından birisi OMV, ama sesi en gür çıkanı. 'Vergi çözülmezse, Nabucco olmaz diyor'ardından da, 'Ama çözülemeyecek bir mesele olduğunu düşünmüyorum. Buna Nabucco'nun altı ortağı karar verecektir. Bizim sadece yüzde 16 hissemiz var'sözlerini ekliyor. Anlayacağınız, 'Bu tehdidimden sonra çözülecektir'demeye getiriyor. Ayrıca Türkiye'ye dayatılan vergi kalemleri boru hattının geçtiği diğer ortak ülkeler için de sıkıntı olabilir. En uzun hattın Türkiye'de olması elbette vergi kalemlerinin en büyüğüne tekabül ediyor. Ama ortada örnek teşkil eden başka boru hatları da var.
Macaristan petrol şirketi MOL'un satışında manipülasyonla haksız kazanç sağladığı gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan Wolfgang Ruttenstorfer'in bu açıklamalarında Almanların parmak izi olduğunu söylesem, Alman enerji devi RWE'nin arkadan destek verdiğini iddia etsem ne buyurursunuz?
RWE, altıncı ortak olarak Nabucco'ya katılırken Almanya'da ciddi tartışmalar meydana geldi. Almanların da içinde olduğu Kuzey Akım Doğalgaz Boru Hattı sebebiyle bu tartışmalar yaşandı. Acaba Kuzey Akım lobisi bir yıl sonra emekli olacak Ruttenstorfer'i kullanıyor olabilir mi? Ya da Güney Akım'ı bir Avrupa projesi olarak hayata geçirmek isteyenler OMV CEO'sunu kullanıp, saçma sapan isteklerle Türkiye'yi kızdırarak, negatif gelişmeleri bize yıkmak isteyebilirler mi?
Çünkü RWE, sadece Kuzey Akım lobisinin etkisinde değil, Güney Akım'a da ilgi duyduğunu zaman zaman açığa vuruyor. Türkiye ise Nabucco'nun sağlayacağı kaynak çeşitliliğinin Rus gazına alternatif teşkil ettiği inancıyla Avrupa'nın bu projeye sahip çıkacağını düşünüyor. Ama ortadaki tartışmalar sadece böyle bir inançla Nabucco'nun hayata geçme şansının az olduğunu, daha fazla çaba sarf edilmesi gerektiğini gösteriyor.
Özetle, Nabucco'dan taşınacak doğal gaz kaynakları üzerine acilen çalışmalar yapılması lazım. Kendini naza çeken Azerbaycan'a da bu gerçekler gösterilmeli. Şahdeniz 2 gazının Nabucco'ya akmasının Azerbaycan'a sağlayacağı faydalar anlatılmalı.


Boru böyle döşenir
Uluslararası Enerji Ajansı Baş Ekonomisti Dr. Fatih Birol dün İstanbul'daydı. TÜSİAD tarafından düzenlenen, "World Energy Outlook 2010 Türkiye Tanıtımı" programında konuştu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile birlikte ben de konuşmayı dinledim. Konuşmasında Çin ana figürdü. Türkmenistan'dan Çin'e 3.5 yılda döşenip, gazın akıtılması örneğini verdi. Tıpkı 3.5 yılda Çin malı yerli uçak yapmaları gibi bir şey. Bizim tartışma süremizde icraata geçiyorlar. Nasıl?

Yukarı