TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bu da bize kapak olsun

Havacılık sektörünü yakından takip ettiğim 20 yılı aşkın sürede, kaç yeni model uçağın fabrika çıkış törenine, yolculu uçuşlarına, metal kesimlerine, ilk proje bazlı tanıtımlarına tanıklık ettiğimi
hatırlamıyorum. Pazar günü Boeing 747-8 Intercontinental'in
fabrikadan çıkış törenini gıptayla izledim. Elbette bu süre zarfında, endüstriyle tanışan uçak modeli sayısı otomotiv sektörü gibi değil. Hesaplanabilir, rahatlıkla sayılabilir. Ancak yeni tasarlanan bir uçağın her aşaması ilk uçuşu kadar heyecan verir. Mühendis merak eder, teknisyeni kendi payı ile övünmek ister. Hatta o fabrikada çalışanların aileleri bile heyecanlarını paylaşır.
Seattle'da beni otelden havalimanına götüren Boeing'de çalışan şoför 787 uçağının havalimanına inişini gösterdi. Bilgiler verdi. Hoşuma gitti. İlgililer ve ortak bir heyecanları var.
Uçak motoru yapımı zor iş, ancak mesafe dahi kat edememişsen, iniş takımlarının nasıl bir teknoloji gerektirdiğinden haberin yoksa, avioniklerin uçağa nasıl bir katkı sağladığını da bilmiyorsan, el oğlu, senin isminden dolayı devasa zannettiğin Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) gibi tesislere motor parçacığı, kapı kolu, kokpit paneli, iniş takımı kapağı yaptırır. Sonra bizleri davet ederek; 'Bakın bu Türk malı yazan kapak olmazsa, uçak uçmaz'der. Sonra biz, o haberle uçarak memlekete geliriz. Gökyüzündeki her uçakta Türk imzası ararız.
Ama kabahat onlarda değil, bizim TAI gibi kurumların makyaj merakında. TAI'yi rahmetli Turgut Özal, bu ülkeye kazandırdı, ama yönetimi emekli çiftliğine döndürüldüğünden, bir türlü sivilleşme, modern yönetim gibi yollara giremedi. Emekliler, kurumu ileriye taşıyamadı. F 16 savaş uçaklarıyla TAI, havacılık endüstrisine adım attı, ama orada kaldı. Sonra bizlerin de ittirmesiyle Türk Hava Yolları (THY) başta olmak üzere Türkiye'ye satılan savunma ve hava araçları karşılığında offset anlaşmalarıyla oyalandı. TAl'de mühendis istihdam etmek marifet değil ki? Devletin kesesinden adam çalıştırdıktan sora adı astronot olsa ne değişir. Yine şükredelim ki beyin gücümüz mühendislerimize iş vermişler. Fakat şimdiye kadar TAI, kendi yöneticilerini ve ürünlerini yetiştirmesi gerekirdi. Artık en azından önlerini açın.
Bir bilgi için TAI Genel Müdürü'nü arayın bakalım, dönecek mi? Boeing veya Airbus ile neler yapıldığını ve yapılabileceği hakkında birikimi var mı? Koltuğunun hakkını veriyor mu? Somut ne var elde. Üzülmemek elde değil, ancak sorunun kaynağında ise başka şeyler var. Belli yerlerde, belli zümreye imkân tanırsan yaratıcı olamazsın. Ancak kapak yaparsın.
Güney Kore ile aynı zamanda yola çıktık. Onlar savaş uçağı yapacak, nükleer santral kuracak, elektronikte Japonlarla rekabet edecek hale geldi. Biz neredeyiz? Brezilya, yıllar önce TAI ortaklığında Türkiye'de bir şeyler yapmak istedi. Bizimkiler dönüp bakmadılar bile. Bu işle yakından ilgilenen arkadaşımın nasıl gayret gösterdiği halen daha hafızalarımda. Şimdi yalvarıyorlar, gelin beraber uçak yapalım. Onlar da siz kapak yapın diyor, tabii.
Benim bu aşamadan sonra makyaj malzemelerine karnım tok. Kapak yaptık, kapı yaptık, en iyi mühendisleri kaptık. Geçin bunları. Ciron nedir? Gelirin nedir? Kâr ediyor musun? Ne yapıp satıyorsun? Geliştirdiğin bir şey var mı? Ondan haber ver.

Bitmemiş ürüne neden sipariş verilir?

Amerika'dan gözlemlere devam edelim. Pazar günü Boeing'in üretim merkezi ve aynı zamanda dünyanın en büyük kapalı mekânı, Everett'teki törenin ertesi gün gazetelerine nasıl yansıdığını merak ettim. Onların algısıyla bizimkisinin çok farklı olduğunu gördüm. Ertesi gün değil salı günün gazetelerinde habere yer veriler. Boeing Amerika'daki gazetelere reklam verirken de cimri davranmış. USA Today'de yoktu, ama The Wall Street'te gördüm.
Fabrikadan çıkan uçak için az sipariş almasının da, son yıllardaki ekonomik bozulmanın da, Airbus karşısında zorlanmasının da bütçeyi kısıtlı tutmasında etkileri olabilir.
Ayrıca törene de dünyadan çok fazla insan davet edilmemişti. En önemli konuk doğal olarak Lufthansa'nın yetkilileriydi. Zira yolcu uçağı modeline 33 adet sipariş alınmış, ama ilk sipariş 20 adetle Lufthansa'nın.
Lufthansa'nın toplam 389 uçağı var. 94 adedi Boeing. Bunların da 29 adedi 747400 jumbo jet. 190 adedi ise Airbus. Geriye kalanlar ise ATR, Bombardier, Embraer ve Avro RJ.
Boeing yetkililerinin asıl şaşkınlığı da Lufthansa gibi bir şirketten sipariş almalarına rağmen başka havayollarının neden ilgi göstermediğine. Yeni model uçakların ilk sipariş vereni, ilk kullananı olmanın avantajları da var, riskleri de. Şu an Japon All Nippon Airways (ANA), Boeing ile 787 teslimatlarının gecikmesi sebebiyle sıkıntı yaşıyor.
Lufthansa, Boeing'le iyi bir anlaşma neticesi ilk müşteri olmuştur. Boeing de bu siparişi pazarlama tekniği olarak da kullanıyor. Ancak durum henüz parlak değil. Bazen yeni modeller için küçük havayolları da ilk müşteri avantajını kullanırlar. Fakat üretici firmalar, büyük seçkin havayollarının ilk müşterileri olmasını arzu ederlerdi.

Yukarı