TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İhaleler sürpriz olunca sonuçda böyle olur...

Mehmet Emin Karamehmet ve Mehmet Kazancı'nın ikili olarak piyasaya girişleri gibi çıkışları da şaşaalı oluyor. Karamehmet ve Kazancı Girişim Grubu'nun MEKA, MMEKA Makina İthalat Paz. ve Tic. AŞ'si kısa sürede dağılmakla kalmadı, özelleştirmeleri de allak bullak edecek, hesapları içinden çıkılmaz hale sokacak bir boyuta taşıdı. Karamehmet'in Turkcell'de yaşadıklarına, hükümetin verdiği destek ve gösterdiği müsamaha, enerji ihalelerinde rahat davranmasına, ortağı Kazancı'yı kenara itmesine de katkı sağlamış gibi görünüyor. Bir yetkilinin ifadesi aynen böyle...
Halbuki, 1 -1.5 aylık mazisi olan bu girişim gurubu, bir haftada 6.2 milyar dolarlık ihale kazanarak, bir dünya rekoruna imza atmıştı. İhaleler sonrası aynen şunları yazmışım: "Karamehmet'in risk alarak girdiği işlerden sürpriz başarıyla çıktığını biliyoruz, ama elektrik ve doğal gaz dağıtım ihalelerindeki detay, incelik nedir? Başka işadamları ve profesyonellerin göremediği hangi ince noktayı Karamehmet ve Kazancı görüyor ve en yüksek teklifi veriyor? Gerçekten merak ediyorum."
Herkes merak etti, ama cevap bulamadı. Fakat yalnız değildik. Yüksek bedellerle alınan ihaleleri finanse edecek kuruluşlar da tereddüte düşmüş. Ve beklenen paraları vermedikleri için Karamehmet ilk ödeme planında ortada kaldı. Üstelik "Dere geçilirken at değiştirildiğinden" durum iyice içinden çıkılmaz duruma getirildi.
İkili ihaleyi kazandığında, bu işler için kolay kolay parayı bulamayacaklarına dair yorumlar yaptık. Çünkü ihaleye katılanların bazıları bu tablo karşısında şaşkınlıklarını gizlememişlerdi. Nedenlerini sorgularken, yabancı finans kuruluşlarının iki hususa takıldığını öğrendim.
Birincisi: Tek grubun aynı anda çok büyük rakamlı birden fazla ihale alması ve hepsi için finansman arayışına girmesi. İkinci husus ise ihalelerde kazanç-performans ilişkisine, gelecek beklentilerine ve bir haftada kazanılan bütün ihalelerin yüksek bedellerle elde edilmesi ve iki ortaktan kısmen enerjiyle ilintili olanın fotoğraftan çıkacak olması.

 

                                                                    *

Bari diğerleri murdar olmasın
Özelleştirme İdaresi Başkanı (ÖİB)Ahmet Aksu'nun vekaleten yürüttüğü görevini taçlandırmak istemesi hakkı. Üstelik uzun süredir de vekil olarak yola devam ediyor. Fakat, ÖİB'yi daha ilk adımda yolda bırakan şirketlerin diğer kazandıkları ihaleler için bir ek tedbir, müeyyide olması gerekmez mi? İlla mayıs sonunu bekleyip, görmemiz mi gerekir? Teminatları yandı, ancak bu zaten prosedürün bir parçası. Arkadaki diğer ihaleleri, Hazine'ye aktarılacak olan rakamları ve buna paralel olarak planlanan işlerin aksamasını kim finanse edecek?
Öte yandan Karamehmet konusunda ahkâm kesenler, "uyardım"diye bugün kalem oynatanların yazılarına dönün bakın böyle bir şey görmeyeceksiniz. Çünkü herkes Karamehmet'in şapkadan tavşan çıkaracağına adı gibi inanıyordu. Hatta bazı işadamları da, "Acaba biz neyi yanlış hesap ettik, hangi geleceği göremedik" telaşıyla kendilerini ve çevresindekileri haksız yere eleştirdiler.
Fakat Karamehmet cephesi için henüz oyun bitmiş değil. Dün konuştuğum hem bürokrasi hem de iş dünyası ayağı para bulacağına inanıyordu. Ben kendi adıma kararsızım. Ama birden fazla ihale alıp, ilkinde tökezleyenler için devletin bir yaptırımı olması gerekmez mi?

 

                                                                    *

Bu ödül fazlasıyla hak edilmişti
Ulaştırma Bakanlığı'nın havacılık cenahındaki adaletle hükmedilip, başarı ile yönetilen kurumlardan Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ) o büyüklüğüne rağmen dedikodulardan uzak, işe, başarıyla odaklanan yapısıyla alkışlanıyordu. Genel Müdür Orhan Birdal'ın mütevazılığı, çalışkanlığı, sektörün tüm oyuncularına mümkün olduğunca aynı mesafede durma kararlılığı güven veriyordu. Ancak ara sıra da olsa DHMİ eleştirilerimden nasibini alıyordu, ama kurum olarak daha atılgan yapıya kavuşması için, Türk Hava Yolları (THY) gibi, özel şirket gibi yönetilecek özerk bir yapıya kavuşmasına katkı sağlamak amacıyla eleştiriyorum. Hatta halka açılmasının yerinde olacağını, THY'nin yönetim yapısıyla DHMİ kıyaslandığında, havacılık sektörünün tek kanatlı kuş gibi olduğunu yazdım. Önemli katkı da sağladığımı sanıyorum. Zira böylesine büyük bir kamu kurumunu piyasa
şartlarında yönetip netice almak gerçekten maharet ister. Biz bu durumu yeterince alkışlamamış olabiliriz, fakat yurtdışında bu başarı ödüle, alkışa layık görülmüş.
Dünya çapında ulaşım sektörünün liderlerini bir araya getiren Uluslararası Ticaret Liderleri Kulübü, 14'üncüsünü gerçekleştirdiği "Ulaştırma Ödülleri" kapsamında son sekiz yılda Türk sivil havacılığına direkt ve yap işlet devret modeliyle yaklaşık 3 milyar dolar yatırım yapan DHMİ "Yeni Milenyum Ödülü" ile ödüllendirilmiş. Türkiye'de havacılığın gizli ve açık kahramanları DHMİ'de görev yapar, ama pek fazla taltif edilmezler. Bunu en iyi bilenlerden birisiyim. Dolasıyısıyla bu ödülü fazlasıyla hak ettiklerine inanıyorum.
Çünkü sivil havacılığımızın yolcu sayısı, uçak trafiği katlanarak arttıysa onların rolü ve etkisinin hatırlanması gerekir. Tebrik ediyorum.

Yukarı