TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Bilinçli seçmen ne yapacak?

Türkiye'nin en bilinçli seçmeni olduğu iddia edilen İzmir'in bu seçimde nasıl bir tablo ortaya koyacağını merak ediyorum. Çünkü AK Parti bilinçli seçmene cazip gelecek bir adım atarak, projeleriyle dikkat çeken kabinenin en başarılı bakanlarından Binali Yıldırım'ı İzmir'e gönderdi. Ulaştırma Bakanlığı ile ismi özdeşleşen ve seçim sonrası başka bakanlıklarda görev alsa bile Türkiye ye kazandırdığı ulaşım projeleriyle anılacak olan Yıldırım, İzmirlilerin kafasında soru işaretleri oluşturmaya başlamış. Bunu geçen hafta bizzat İzmir de gözlemledim.
Geçen hafta eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay ve AK Parti İzmir milletvekili adaylarıyla beraber İzmir'in akil adamlarına yapılan '35 İzmir 35 Proje' tanıtım programına katıldım. İki yanımda da ANAP döneminin önemli işadamları vardı. Ortak eleştirileri, bazı projelerin daha önce ortaya çıkmasına rağmen şimdiye kadar neden yapılmadığı hususu oldu. Ancak yine birleştikleri nokta da Binali Yıldırım ın İzmir Milletvekili olarak tüm projeleri hayata geçirebileceğine dair olan inançtı.
Buraya kadar her şey normal. Fakat 'zurnanın zırt'dediği yere gelince çoğu İzmirlinin durduğunu, düşündüğünü gördüm. 'AKParti'ye oy verir misiniz?'şeklindeki soruma değişik cevaplar aldım. Ama dikkatimi çeken önemli bir 'amaları vardı. 35 proje karşısında tüm İzmirlilerin heyecanlandığını, Yıldırım ın tüm projeleri de hayata geçirebileceğine inandıkları tespitini yaptıktan sonra, 'Egeray gibi birkaç somut proje hayata geçmiş olsaydı, çok daha farklı tablo ortaya çıkabilirdi' mesajlarını da buraya not düşmemde fayda var. Bugün CHP ile anılan İzmir in geçmişinde sağ partiler ve hizmetleri varken, sonra yine sağ partilerden hizmet alamama sorunu nedeniyle sola evrilen, sağa kızan bir İzmir gerçeği söz konusu. Bu direkt ideolojiyle, yaşam biçimiyle açıklanacak bir şey değil. Geçmiş yıllarda sağ partilere oy veren İzmirliler, yine Türkiye nin en farklı, en modern yüzünü oluşturuyorlardı. İzmir in bu geleneği değişmemiş, ancak 'İzmir CHP'nin kalesidir' sözüne çok fazla anlam yükleyerek, önlerine gelen fırsatı tepmek istemiyorlar. Bu tespitimi özellikle İzmir in işadamlarına dayandırıyorum.
Ayrıca ilginç gelebilir belki, ama önemli bir tespitim de şu: Eğer Binali Yıldırım bilgisi, tecrübesi, herkese eşit duran yapısı ve projeleriyle İzmir'de bir devrim yaparsa, eminim bu durum İzmir'in yerel yönetimlerini de gelecek seçimlerde etkileyecektir. Çünkü bugün İzmirlilerin 'sorun' diye sıraladıkları birçok sıkıntının adresinde yerel yönetimler var. Ayrıca İzmirlileri Binali Yıldırım'ı da sahiplenmiş gibi gördüm. Özellikle siyasetten ayrıştırıp, projelerinden bahsediyorlar. Bu yaklaşım da İzmir de sürprizlere kapı aralıyor.
Doğal olarak, İzmir'de AK Parti nin Binali Yıldırım gibi kabinenin en ağır isimlerinden biriyle meydana çıkmış olmasının neticesini merak ediyorum. Siyasetteki bu çalışma biçimi, hizmet ve proje odaklı adımlar, Türkiye için de bir farklılık içeriyor. Özelde İzmir in vereceği oylar daha sonraki seçimlerde, Türkiye geneli içinde anlam kazanacaktır. Bu sebeple, pazar akşamını iple çekiyor, 'bilinçli İzmir seçmeninin' ne yapacağını merak ediyorum?

*

MHP Diyarbakır'da kalıcı
MHP'nin efsane lideri Alparslan Türkeş'in 1975'te Diyarbakır a yaptığı ilk ziyareti ve o dönem kullandığı "Küçük Moskova'ya gidiyorum" ibareleri sonraki yıllar çok konuşuldu. Ancak ne Diyarbakır eski haliyle duruyor, ne de Moskova ya benzetilecek unsurlara sahip. Artık başka dertleri, başka sorunları konuştuğunuz gibi bambaşka bir beklentisi olan Diyarbakır'la buluşuyoruz.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Diyarbakır çıkarması bu nedenlerle takdire şayan bir gelişmedir. Önceki yıllar MHP bünyesinde önemli Kürt isimler yer alırken, sonraki yıllarda
sadece isimlerden değil, Kürtlerin yoğun olduğu bölgelerden uzaklaşıldı. Bu sebeple, 'Ziya Gökalp bize Diyarbakır'ın hediyesidir. Diyarbakır Ulu Cami aynı kıbleye baş koyduğumuzun kanıtıdır'cümlelerini kurarak, dine de, milliyete de vurgu yapan Bahçeli nin bu cesur adımı umulur ki tüm Türkiye genelinde ses bulur. Sadece 'Ses Ver Diyarbakır' mitingi değil, Türkiye gerçeği olur. Kavgaya değil, karşılıklı tartışmaya kapı aralar. Bahçeli nin Diyarbakır da ne konuştuğunu tahlil edenler olacaktır. Ama bence asıl önemli olan MHP Genel Başkanı'nın Diyarbakır da olmasıdır.

*

Tarım Bakanlığı lütfen dikkat!
Geçen hafta önemli bir ziyaretçim, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının sebze-meyve ihracatında dikkatli olması gerektiğini hatta denetimleri sıkılaştırarak, eksikleri gözden geçirmesini önerdi. Neden diye sorduğumda, Avrupa'yı etkisi altına alan ölümcül EHEC salgınını gösterdi. Ve o günlerde bu mesele, bu derece medyanın gündeminde değildi, ancak başta Almanya olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri sebze ve meyve için Türkiye'ye yönelmişlerdi. Ziyaretçim yabancı firmalara ürün temininde yol gösteren konumunda olduğu için uyarmak zorunda kaldı. Başarılı şirketlerle başlayan ihracatlar, iş büyüyünce çetrefilli hale gelmemesi için Tarım Bakanlığı uyanık olmalı. Uyarmak bizden...

Yukarı