TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

'Nabucco'da gerekli şartlar oluştu, yeterli şartlar oluşmadı'

Kayseri'de Nabucco için atılan imzalardan önce Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız'la bir at çiftliğinde kahvaltıda buluştuk. Anadolu'nun enerji nakil hatlarına sahip olması için verdiği mücadele kadar, Türkiye'nin nükleer santrallara olan ilgisinin de aynı kararlılıkla devam ettiğini en yetkili ağızdan bir kez daha teyit ettik. Ancak asıl konumuz Nabucco projesi olduğundan Bakan Yıldız'dan net mesajlar almaya çalıştık. Fakat ilginç bir cümleyle bakan mesajını verdi: "Nabucco'da gerekli şartlar oluştu, ama yeterli şartlar oluşmadı. Nabucco gibi projelerde tehditler ve fırsatlar bitmez."
Türkiye'de 12 Haziran 2009'da Hükümetlerarası Anlaşma (İGA) imzalanmıştı. Ancak projenin yüzde 16.6 ile eşit hissedarı olan şirketlerle (BOTAŞ, Bulgarian Energy, Avusturya-OMV, Almanya-RWE, Macaristan-MOL, Romanya- Transgaz) neticeye gidecek bir anlaşmaya imza konmamıştı. Aslında İGA'da her şey üzerinde anlaşılmış olsaydı, dün yapılan Nabucco Komitesi Başlangıç Toplantısı ve Proje Destek Anlaşması'na (PSA) ihtiyaç olmayacaktı. Ama detaylar üzerinde anlaşmaya varılamadığından konu uzadı.
Geçen yıl Macaristan'daki hükümet krizi sebebiyle de PSA, 2011 yılına kaldı. Türkiye ise bu aşamada elinden geleni yaptığını, üzerine düşen görevleri yerine getirerek gösterdi. Ya da bunu yapmaya çalışıyor. Zira daha fazla adım atmaya çalıştıkça, AB ve ilgili ülkeler yeni tavizler peşine düşüyor. Bundan sonra iş tamamıyla AB ye ve ilgili ülkelere kalıyor. Türkiye de transit geçiş ülkesi konuma düşmekten kurtulmak için enerji rezervi olan ülkelerle ilişkilerini güçlendirmeye çalışıyor ki, enerji kaynaklarına komşu ülke avantajını iyi kullanabilsin.

*

Yatırımda milyar Euro'luk farklar

Türkiye yi enerji nakil hatlarında kavşak noktası yapacak, Doğu-Batı enerji koridoru olma yolunda önemli bir ivme kazandıracak ve Avrupa Birliği'ni gazda kaynak çeşitliliğine katkı sağlayacak projenin yeterli şartlar tarafı ise oldukça karışık. Çünkü bu projenin ortakları ve AB, epeyce ayak sürüdükten sonra adım attılar. Yatırım maliyetleri konusunda bile çelişkili mesajlar vermeye başladılar. Dün Bakan Yıldız, Nabucco'nun 12 milyar Euro'ya mal olacağını söyledi. Ama bu rakam daha önce Nabucco Gaz Boru Hattı Uluslararası Şirketi tarafından 7.9 milyar Euro olarak açıklanmıştı.
Rakamlarda bu kadar değişkenlik olabilir mi? En uzun hat Türkiye den geçtiğine göre yatırım rakamlarındaki değişkenlik ağırlıkla bizi ilgilendiriyor. Zaten bu sebeple Nabucco yetkilileri, Türkiye'de BOTAŞ'ın altyapısını kullanacaklarını söyleyerek 4-5 milyar Euro luk yatırım maliyetlerini aşağıya çekmeye çalışıyorlar. Ayrıca istenen vergi avantajlarıyla yatırım maliyetleri arasında bir bağ kurup baskı yapıyorlar. Ya altyapı kullanımı, ya vergi avantajı?
Bakan Yıldız, boru hattının işletme süresinin 50 artı 10 olmak üzere 60 yıl planlandığına, ama sonraki yıllar boru hatta sökülebilir mi bunu tartıştıklarına, ama Irak'ın da devreye girmesiyle boru hattının uzayacağına dikkat çekti. Ancak 2009 daki törende Başbakan Maliki'nin yılda 15 milyar merteküp gaz sözü vererek Irak'ın Nabucco'ya destek olduğunu, ancak İran gazının uluslararası konjonktör müsaade ettiği ölçüde düşünülebileceğini hatırlattı.

*

'Nabucco'ya gaz bulmak zorunda değiliz'

Irak'tan doğal gaz temini meselesinin ise tamamıyla Türkiye'nin inisiyatifinde yürümesi gerektiği yönünde Bakan Yıldız'dan bir mesaj aldığımı söyleyebilirim. TPAO, Irak'ta üretecek, BOTAŞ taşıyacak. Daha net ifadeyle, İngiliz oyunlarına daha fazla kurban vermemek için Türkiye'nin komşularıyla bu ilişkileri geliştirmesi, üretim ve iletim tarafını iyi kullanması icap ediyor. Nabucco'da Romanya ve Bulgaristan konumunda değiliz.
Irak gazının 6-7 yıl sonra üçüncü ülkelere
gönderilebileceğini belirten Bakan Yıldız, Nabucco'ya gaz bulma meselesinin sadece Türkiye'nin konusu olamaktan çıktığını da özellikle ifade etti. Bakan Yıldız'ın, "Türkiye kaynak ülkeyi tek başına bulmak zorunda değildir. Kaynak ülke bulunmadan da Nabucco başlamaz. Azerbaycan kaynak ülke olarak bu ayın sonuna kadar cevap verecek"şeklindeki ifadeleri aynı zamanda her tarafa ciddi mesajlar içeriyor. Çünkü Azerbaycan Şahdeniz Il'den gelecek gaz Nabucco'ya can suyu olacak, ama bu gaz üzerinde devlet olarak Azerbaycan'ın değil BP, Statoil, SOCAR gibi şirketlerin de etkinliği söz konusu. Bakan net bir şekilde bu adresteki isimlerin 2011 sonuna kadar niyetlerini ortaya koymaları gerektiğini söylüyor. Ben bu sözleri ciddi uyarı olarak algıladım.
Diğer taraftan Nabucco Uluslararası Şirketi de bu mesajı almış gibi, sadece Azerbaycan, Irak ve Türkmenistan'daki doğalgaz rezervinin 12 bin 500 trilyon metreküp olduğuna, bizlere dağıttıkları bültenlerde dikkat çekiyordu. Anlaşılacağı üzere gaz var, tüketici var, ama gerekli oyunlar tam olarak oynanarak yeterli şartların tamamlanmasına geçilmesi bekleniyor.
Nabucco'da oyunlar henüz bitmiş değil...

Yukarı