TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Ezberler bozuldu

Amerikalı düşünür ve yazar Ralph Valdo Emerson'un şu sözleri, bence AK Parti'nin üst üste kazandığı seçim başarısını, seçim müziğinin neden beğenildiğini ve çalışmalarının neden netice verdiğini çok güzel anlatıyor; 'Yapılırken heyecan duyulmayan işler, başarılamaz.'
12 Haziran öncesi sokaklara baktığımda en heyecanlı kesimin kimler olduğu ortadaydı. Tepeden tırnağa hepsi çalıştı. Hatta geçen dönem, İstanbul 1. Bölge'den, en kritik yerden milletvekili adayı gösterilen bir tanıdığım ciddi efor sarf edip Meclis'e gitti. Bu dönem ise kazanma sıkıntısı olmayan ilk beşte yer aldı. Fakat önceki seçimden daha fazla çalıştığına şahit oldum.
Yine bu seçimlerde kritik bir noktadan İstanbul 3. Bölge'den bir başka tanıdığım AK Parti'den aday gösterildi. Dün arayıp duygularını öğrenmek istedim. Çünkü onun önündeki adaylar Ankara'ya gidecek sınırı aşmışlar, ona ise sabretmek düşmüştü. Fakat oldukça mutlu bir şekilde, 'Üzerime düştüğünden fazla çalıştım. Eksik yaptığım bir şey yok. Dolayısıyla oylarımız arttığına göre sevinmem gerekiyor dedi.
Diğer taraftan AK Parti'den Ankara biletinin garanti olduğu yerlerden aday gösterildiği için gayret göstermeyenler olduğunu da biliyorum. Aynı şekilde MHP ve CHP'den de kazanma sıkıntısı olmamasına rağmen sırf istediği yerden aday gösterilmediği için yeterli gayret göstermeyenleri de tanıyorum. Hacı Bayram Veli diyor ki; 'Kibir, bele bağlanan taş gibidir; onunla ne yüzülür ne de uçulur.' Kibirle yola çıkanlar yerinde oturduğu için fazla kazanım elde edemediler.
Fakat siyasiler de ilginç. Açıklamalara bakınca başarısız olan kimse yok. Parlamentoda grup kuracak dört parti de kendini başarılı sayıyor. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) sayesinde ilginç bir tablo ortaya çıktı. Her partinin başarılı olduğuna dair bir hikâyesi var.

*

Seçim sonrası Türk-Kürt kavgası senaryosu
Aslında 12 Haziran seçimleri Türkiye tarihi açısından çok şeyler ifade ediyor, ama tarihi yazanlar da gelişmeler karşısında şaşkına döndüğü için garip davranıyorlar. Bilgi kaynaklarına yakın, provokatif söylemlere açık, her an bir şeyler olabileceğine inanmaya eğilimli gazeteci tayfasının bir ferdi olarak kısa süre önce, seçim sonrası için şöyle bir tezgâhın meydana gelebileceği hususunda uyarıldım.
AK Parti güçlü şekilde iktidara gelirse, BDP'lilerle MHP'liler seçimin akabinde sokaklarda çatıştırılacak, birçok şehirde Kürt-Türk kavgası çıkarılacak, polis bütün gücüyle müdahale etmesine rağmen olayları yatıştıramayacak ve devreye asker girecek. Olayları yatıştıracak ve daha fazla kan dökülmemesi için AK Parti Hükümeti'nin iktidardan çekilmesi istenecek. Böylece CHP-MHP koalisyon hükümeti kurulacak.
Bu bilgileri aktaran kişi, 'Asker artık eskisi gibi darbe yapmayacak, ama bu şekilde devrede olacak. Hatta bu tarz girişimler için de CHP, MHP ve BDP'liler tarafından yönlendirilecek, desteklenecek. Çünkü askerlerle bu kesimlerin görünmeyen bir işbirliğinin olduğunun bilinmesi gerekir' diyerek oyumu dikkatli kullanmak gerektiği hususunda uyardı. Uyarmakla kalmadı, madem yazı yazıyoruz, gazeteciyiz bir de sorumlu davranmamız gerektiğini söyledi.
Tablo ortada. AK Parti Genel Başkanı Recep Tayip Erdoğan, tamamıyla kendi strateji ve taktikleriyle, seçimin galibi ve Türkiye'nin değil, dünyanın sayılı güçlü liderlerinden birisi. Son seçimle de bu hakikati bir kez daha teyit edildi. Üstelik Erdoğan'ın liderliğiyle beraber Türkiye'de lider ülkeler arasındaki yerini daha da yukarı taşımış oldu. Tüm bunları ise maalesef görüşlerine değer verilmeyen, hakir görülen zaman zaman hakaret edilen vatandaşın desteğiyle yaptı.
Hâlbuki bir ara dağdaki çoban ile İstanbul'da kendini yere göğe sığdıramayan zatların oylarını tartışmıştık. Şimdi ise tüm ezberlerin bozulduğuna şahitlik ediyoruz. Fakat seçim sonrası için planlanan kargaşa senaryolarını da düşünmeden edemiyorum. Halen daha delice düşünen toplum mühendisleri var mı?

*

İki bakan iki sonuç
Başbakan Erdoğan'ın çok yakın çevresinde tartışıp geliştirdiği, bakanları çeşitli bölgelere gönderme stratejisi AK Parti'de yüzleri güldürdü. Öyle ki bazı bakanlar bile bu durumdan habersizdi ve getirisinden emin değillerdi. Çünkü Başbakan, bu bölgelere hizmet götürme arzusunda olduğu mesajını direkt verme taraftarıydı. Bu taktik tuttu. Bir daha ki seçimlerde de eminim uygulanacaktır.
Seçim çalışmaları esnasında İzmir'de ulaştırmanın eskimeyen bakanı Binali Yıldırım'ı Kayseri'de ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız ile görüştüm. Binali Bey'in İzmir'de bir farklılık yapacağı ortadaydı, ama oranını merak ediyordum. Çıkan tabloya şaşırmadım. Hatta seçimden önce yazdığım üzere bu silkelemenin devam ederek, daha büyük etkiyi yerel seçimlerde göstereceğini düşünüyorum.
Ancak Enerji Bakanı Yıldız'ın bir de kartona yazmadıkları var. Milletvekili sayısını da Bakan Yıldız tutturdu. Fakat Kayseri'de rekor bekliyordu. Yüzde 70'in üzerinde oy oranı ile birinci sırayı hedefliyordu. Ben de Erzurum'un bu hedefe yakın olduğunu düşünüyordum. Az bir farkla kaçırdı. Ama Kayseri'nin durumu daha farklı. Enerji Bakanı'nın dikkatine...

Yukarı