TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Azeri görünümlü İngilizler

Azerbaycan bağlamında ne zaman petrol ve doğalgaz boru hatları üzerine yazı yazsam en fazla tepki Azeri kardeşlerimizden geliyor. Bir vatandaş, Azeri halkının bir ferdi olarak topa girip üzüldüklerini belirtiyorlar. Ağır ifadeler kullandığım için üzüldüklerini söylüyorlar. Fakat ben de Azerbaycan Devleti'ne hükmeden şahsiyetlerin, Hazar Bölgesi enerji havzaları üzerinde yaptıklarını gördüğümden, kem sözleri Azeri halkına değil, onlara ithaf ederek yazıyorum. Çünkü Azerbaycan'daki totaliter yapı, enerji rezervlerinin kime neler karşılığında ve neden verildiğini sorgulamaya izin vermiyor. Azeriler de bu konuları tartışamıyor.
Azerbaycan Devleti, petrol ve gaz kaynaklarını yöneten operatör şirketleri oluşturan yabancıların kontrolüne girmiş durumda. Onlardan habersiz bir şey yapmıyor, yapamıyor veya yapma ihtimali olduğunda da işine gelmiyorsa topu onlara atıyor. Türkiye-Azerbaycan arasında imzalanma aşamasına geldiği halde Azerbaycan tarafının İngiliz hukukunu bahane ederek masadan kalktığı transit gaz anlaşması bunlardan biridir.
Bitmiyor ki... Bakü-Tiflis-Ceyhan Ham Petrol Hattı'nda (BTC) Türkiye'nin uğradığı zararları gidermek istemeyen Azerbaycan, İngilizleri öne sürüyor. Ya da gerçekten onlara her şeyi teslim etmiş durumdalar.
Aslında bunu kendileri de itiraf ediyor, ama British Petrol (BP) gibi firmaların arkasına sığınarak yapıyorlar. Bu durumda Türkiye'de BP'nin Türk hukukuna göre nasıl rahat çalıştığını sorgulanması gerekmez mi?

 

Totaliter rejime tek boru yakışır
Azerbaycan Devlet Petrol Şirketi SOCAR'ın Başkanı Rövneg Abdullayev, 29 Nisan tarihinde planlanan transit gaz anlaşmasının imzalanmama gerekçesinin "anlaşma metninin" Türk hukukuna göre mi, yoksa İngiliz hukukuna göre mi olacağı tartışmasından kaynaklandığını bizzat açıklamıştı. Ben de bu konuyu ele alıp eleştirimi yapınca bir Azeri yetkili aradı, konuştuk. İngiliz hukukunu Azerbaycan'daki operatör şirketlerin istediğini söyledi. Çünkü Türk hukukunu bilmiyorlarmış. Dün yazdıklarımı bir nevi teyit etti. Böyle olduğunu bildiğimden "İngilizlere bu teslimiyet niye?"diye sordum.
İyi de BP veya İngilizlerin oyununa neden gelelim? Azeriler, yıllardır Türkiye'de iş yapan BP yetkililerinin Türk hukukunu bilmediğine nasıl inanıyor? BP'nin operatörü olduğu BTC, Türkiye'den geçmiyor mu?
O halde, Nabucco Doğalgaz Boru Hattı'na Azerbaycan'ın destek vermeme gerekçesi İngiliz
kuklalığıdır. İngilizler (BP), Norveçliler (Statoil) ve diğer ortaklar Azerbaycan'ın enerji kaynakları üzerinde karar alıyor, Abdullayev'i de maşa olarak kullanıyorlar. Özeti bu.
Ayrıca Türkiye'nin de gelişmeler ışığında Nabucco'ya asılması anlamlı değil. Çünkü Avrupa nükleer santralları kapatmaya başladığı an elektriği neden üretecek? En fazla ihtiyaç duyacağı kaynak doğalgaz. Bu durumda onlar alternatif gaz ve boru hattı için uğraşmak zorunda.
İngiliz gölgesine sığınmış Azeri yetkililer de ellerindeki gazın, petrolün piyasa şartlarında değerini bulabilmesi, tüketim noktalarına ulaşabilmesi için Nabucco gibi alternatif boru hatlarına ihtiyaçları var. Boru hatları yarın Azerbaycan'ın ve diğer ülkelerin özgürlüğü anlamına da gelecektir. Eğer Azeriler totaliter bir rejimle devam edeceklerse, siyaset gibi boru hatlarını da çeşitlendirmelerinin bir anlamı yok.

***

Camdan uçak meselesi
"Camdan uçak geliyor" başlığıyla, bu yeniliği dünya basınında ilk defa yazan ender kalemlerden birisi de bendim. Tam 7 yıl önce Las Vegas'tan yazmışım. Hafta içinde ise Avrupalı Airbus, 2050 yılında şeffaf uçak üretmeye hazırlandığını açıkladı. Hayal kuranlar, soru yöneltenler çoğalmaya başladı.
Kısmen de olsa merak gidereyim. Tamamen şeffaf gövdeli olması planlanan yolcu uçağını görmek için Airbus'ı 40 yıl beklememiz gerekmiyor. Airbus Mühendislikten Sorumlu Başkan Yardımcısı Charles Champion, geleceğin uçaklarının yolculara üzerinde uçtukları manzarayı 360 derece açıyla izleme imkânı vereceğini belirtiyor, ama ondan daha önce bu konuya dikkat çeken, fikir açıklayan Lufthansa Teknik olmuştu. Ayrıca herhangi bir işadamı çıkıp "Ben iş jetimi şeffaf yapmak istiyorum" dediğinde hayata geçebilecek bir proje...
Ayrıca Lufthansa Teknik ile Airbus arasındaki bağ da unutulmamalı. Almanya'nın hissedar olduğu Airbus'ın bazı modellerinin Hamburg'da üretildiği gibi geliştirilen projeler de daha sonra Airbus'ta gündeme gelebiliyor. Anlayacağınız Airbus'ın 2050 yılında üretmeyi planladığı şeffaf uçak modelinde Lufthansa Teknik'in izleri var.
Çünkü Lufthansa Teknik, "Project U" (You) ismini verdiği bu çalışmasını özel uçakların gövdesine uygulamak için lisansı tam 7 yıl önce almıştı. Özel yapılan camlar bir düğmeye basınca kararıyor ve tamamen şeffaflığını kaybediyor. Adeta duvar gibi oluyor. Ancak birkaç yıl önce benzer bir uygulamayı ben test ettiğimde tam kararmıyor, ışığı da kesmiyordu. Airbus yetkilisi merakımı giderdi: "A350 fabrikadan çıkmaya yaklaşınca, camlar üzerinde yaptığımız araştırma da bitmiş olacak ve tam kararacaklar..."

Yukarı