TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Teşkilatın sıradışı isminden insan hakları ve ekonomi atılımı

                                                                                                                            ASTANA

Müslüman dünya "Arap Baharı"nı konuşurken Kazakistan'da gerçekleştirilen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) toplantısında İnsan Hakları Konseyi kurulması ciddi yankı uyandırdı. Yazıya başladığımda kurulma işlemleri onaydan geçmiş, merkezinin nerede olacağı tartışılıyordu. Ancak merkeze ev sahipliği yapmak için insan hakları sorunu yaşayan İran ile Suudi Arabistan'ın kıyasıya rekabet etmesi tartışmayı daha da ilginç hale getirdi.
İsmindeki "konferans" sözcüğünü "işbirliği" ile değiştirerek ekonomi alanında yaptığı atılımları daha ileri seviyeye taşımak için ciddi düzenlemelere giden teşkilatın, Astana'da tarihi bir karar alarak İnsan Hakları Konseyi'ni kurması zamanlama açısından da kayda değer bir gelişme.
Toplantı esnasında bir grup Türk gazeteci ayrıcalığımızı kullanarak, İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile bir araya geldiğimizde Arap dünyasındaki gelişmelerin "bahar" değil "rüzgâr" olduğuna işaret ederek, uzun süreceğine dikkat çekmesi anlamlı. Zaten bu yüzden de bizlerin tam anlam veremediği insan hakları konusunda İhsanoğlu gayret gösteriyor. Değişimin yaşandığı ülkelerin, Osmanlı İmparatorluğu'nun rahminden sezaryenle alındığı için sıkıntılar yaşandığını ve halkta biriken enerjilerin de şimdi açığa çıktığını ifade etti. Ayrıca Türkiye'nin de siyasi kararlarda bir model ülke olarak etkileyici rol aldığını söyledi.
İhsanoğlu'nun cesurca attığı adımların ve bu ülkelerin geleceği adına, halklarının yanında durarak verdiği mesajların sırrını merak edenler de yok değil. Ama verdiği cevap gayet net: "30 yıldır teşkilatın içindeyim ve ilk defa seçimle göreve gelmiş sıradışı bir genel sekreterim. İİT Genel Sekreteri'nin İslam âleminin vicdanı olması gerektiğini düşünüyorum."
İhsanoğlu'nun kimseye diyet borcu olmaması İslam dünyası adına kazanç olduğu kadar, teşkilata da başka türlü "vicdan" özelliği atfettirme şansı olamazdı.
Ancak asıl faydayı, kurumu, İslam dünyasındaki günümüz şartlarının da ilerisine taşımaya çalışarak yapıyor. İİT'nin seçilmiş genel sekreteri ciddi bir kurumsallaşma yapmış, teşkilata profesyoneller kazandırarak, demiryolları, enerji nakil hatları, su sorunları, üye ülkeler arasında ekonominin barometresi konumundaki kapasite kullanımı meselesine el atmış.
İİT çatısı altında geliştirilen ilginç bir modelle pamuğu olan İslam ülkeleri ile tekstil sektörü gelişmişleri bir araya getirmek konusunda ciddi adım atılmış. İzmir'de bir merkez için önayak olunarak, ilgili ülkelerde pamuğun yetişmesi esnasındaki sorunlar, pazar sıkıntısı ve mamule dönüşmesinin önündeki engellerin kaldırılması hususunda atılan adımlar fazlasıyla tatmin edici olmuş. Mangoları zayi olan bir ülke ile onları meyve suyu haline getiren ortak çalışmalara da imza atılmış. Benzer ekonomik tabanlı çalışmaların İİT çatısı altında başka alanlara da kaydırılması planlanıyor.

***

TÜRK DÜNYASINA AÇILMAK ZOR OLDU
İhsanoğlu, İİT Dışişleri Bakanları toplantılarını Türk cumhuriyetlerinde yapmak için ciddi gayret sarf ettiklerini ve oldukça zorlandıklarını belirterek, Azerbaycan'daki ilk toplantının Afrika gibi ülkelere oldukça ilginç geldiğini kaydetti. "Şimdi birçok alanda işbirliği yapıyorlar" diye de ekledi.
Ve ev sahibi ülkenin lideri Nursultan Nazarbayev'den bir İİT toplantısı sebebiyle çarpıcı değerlendirme;:
"Yirmi birinci yüzyılın ilk on senesinde İslam dünyası ciddi bir sınavdan geçmiştir. Mali kriz, gıda ithalat bağımlılığı, gençler için perspektiflerin eksikliği ve diğer problemler, Kuzey Afrika ve Ortadoğu'daki birçok ülkede benzeri görülmemiş kargaşaya neden olmuştur. Tunus ve Mısır'da siyasi rejimin değişikliği, Libya'nın karşı karşıya kaldığı insani felaket yüz binlerce mülteciyle sonuçlanmıştır."
İhsanoğlu'nun da Kazak lideri değerlendirmesi ilginç: "Etrafta gördüğümüz tüm yenilikler onun eseri. Nazarbayev, SSCB döneminin üç önemli Müslüman isminden birisi olarak, çeşitli etnik grupların, dinlerin, kültürlerin olduğu bir devletten genç bir millet yaratıyor."
Son gözlemimiz Astana'ya dair. Küresel ekonomik kriz sebebiyle yavaşlayan inşaat sektörü henüz tam harekete geçmemiş. Kazakistan'ın ekonomik sorunu yok, ama kriz sebebiyle frene basması durgunluğa sebep olmuş. Astana'daki 5 yıldızlı 3 otelin doluluk oranları yüzde 40 seviyesinde düşmüş. Hatta Astana'nın nüfusunda bile azalma olduğu belirtiliyor. Ancak bugünlerde ekonomi yeniden yükselişe geçmiş durumda...

Yukarı