TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

İlmin merkezine seyahat

                                                                                                                               Necef
Irak, yakın döneme kadar savaşlarla, kargaşayla anılıyordu, ancak hızla toparlanma sürecine girmiş durumda. Ekonomik açıdan olduğu kadar kültürel olarak da dirilmeye başlamış. Türk Hava Yolları'nın (THY) Bağdat, Erbil ve Basra'dan sonra dördüncü uçuş noktası olarak Necef i devreye sokması bunun en güzel işareti. Şiiler için dini kültür merkez İran olsa da en kutsal, birbirine bitişik iki şehir, Kerbela ve Necef, Irak'ta. Dolayısıyla tüm İslam dünyası, hassaten Şiiler için ziyaret edilecek yerlerin başında geliyor.
Bu iki şehir, Şiilerin bin yıllık ilim merkezi hatta hafızası olarak da anılıyor. Hz. Ali'nin, Hz. Muhammed'in iltifatıyla "ilmin kapısı" olarak Müslümanların zihnine kazınmış olması, Necef'i de daha değerli hale getiriyor. Hülasa her şeyiyle keşfedilmeyi bekleyen Doğu'nun gizemli bir şehri.
Öte yandan İstanbul'dan Necef'e yola çıktığımızda, Amerika'ya gider gibi güvenlik kontrollerinden geçirildik. Türkiye'ye girişte ise terör diyarından gelmenin bedeli olarak havalimanındaki güvenlik tekeli Gözen Security tarafından x-ray'den geçirildik. Dönüşümüzde ise Necef'te İngiliz güvenlik şirketinin Güney Amerikalı çalışanları tarafından uğurlandık.
Anlaşılacağı üzere işgal havası henüz tam geçmediği gibi güvenlik kaygıları da var.
Ancak Necef, bizim bildiğimizden öte gizemli bir şehir. Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz Hoca, ilmini burada yaptığından iyi bir rehber oldu. Hz. Ali, Hz. Adem, Hz. Nuh'un bu şehirde medfun oldukları rivayet ediliyor. Ali'nin türbesi ve şehit edildiği Kufe mescidi de bu bölgede.
Aynı zamanda burası, Şia alimlerinin yetiştiği en önemli vadi pozisyonunda. Ancak bu bölgenin söylenen, "Bağdat'ta, Basra'da, Kufe'de çakılan kazık çürümez" atasözü her şeyi gayet net anlatıyor. Dileğimiz bundan sonra çakılan kazıkların çürüyecek zamanı bulmasından yana...

***

Neden rekorcu ithalatçıların meclisi yok?
THY'nin Irak'taki 4. uçuş noktası için Necef'e doğru yola çıkarken, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı ve THY Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Büyükekşi'ye dış ticaret açığını, ihracatçılardan daha başarılı olan, rekorlar kıran, amma ve lakin bir örgütleri bulunmayan ithalatçıları soruyorum. Anladığım kadarıyla Büyükekşi de karşılarında bir ithalat meclisi olmasını arzulamıyor. Hatta "lobi faaliyetleri daha güçlü olur, dış ticaret açığı artar" düşüncesinde.
Bu görüşe katılmadığım gibi defalarca da ihracatçıların, ithalat lobisi yaptığını yazdım. İhracat rekorlarıyla kamuoyunun dikkatini başka noktaya çektiklerini, asıl rekorun ithalatta kırılmasına rağmen bu tablonun gündeme gelmesini gölgelediklerini de Büyükekşi'ye aktardım. Meğer TİM olarak onlar da ihracatın önündeki engelleri, ithalatın artmasına etken sebepleri her ay medyayla paylaşıyorlarmış, ancak dikkate alan olmuyormuş.
Bence ihracattaki rekor tablolarını başka şeylerle gölgelemek istemiyorlar. Yani bilinçli olarak ithalat rakamlarına eğilmiyorlar ve yanlış yapıyorlar. Devlet Bakanı Zafer Çağlayan da söz vermesine rağmen ithalat rakamlarıyla ve ithalatçılarla fazla ilgilenmedi.
Bu sebeple "Medya ihracaat rekorlarıyla ilgileniyor" söylemi doğru değil. TİM olarak, her ay ihracat rakamı açıklar ve bunu da ithalat rakamlarından bağımsız yaparsanız, durum bundan farklı olmaz. İthalatçı kesiminin başıboş bırakıldığı gerçeğinin görülmesi gerekir. AK Parti Hükümeti'nin yeni dönemde dış ticareti ve kurumlarını belli bir çizgiye oturtması şart. Ustalık dönemi önemli. Aksi takdirde bu tablo başka türlü düzelmez.
Ayrıca ihracat rakamlarını TİM gibi taraf olan örgütlerin değil, ithalat ve ihracata aynı mesafede duran, tarafsız resmi kurumların açıklaması gerekir. TİM gerekirse tahlil yapmalı. Sonuçları tartışmalı. Bu tablo da TOBB'da kendine yer bulabilir.
Gelelim Büyükekşi'nin savunmalarına.
Birincisi; ihracatçıların ithalattaki payının yüzde 25'i geçmeyeceğini, dolayısıyla lobi yapma kabiliyetlerinin az olduğunu düşünüyor. Büyükekşi, asıl sorunun da bu sene 50 milyar doları bulması beklenen enerji kaynaklı dış ticaret açığı olduğunu görüşünde. Ama neden daha fazla ihracatı, dış ticaret fazlasını kimse tartışmıyor?
Diğer taraftan Türkiye büyüdüğü için ihracat artıyor, THY uçuş noktasını, yolcu sayısını katlıyor. Ama dış ticarette asıl rekoru ithalatçı kırıyor. Dolayısıyla ihracatçıların üzülmesi, hükümetin de bunun peşine düşmesi gerekir. Rekor ithalatlar Türkiye'nin sıkıntısı olduğuna göre meclisinin olması, ihracatçıları veya TOBB'u rahatsız etme gerekçesi ne olabilir?

***

Banko bakanlar ve banko iller
Bugün gözler Başbakan Erdoğan'ın elindeki listede olacak. Kimin bakan olacağı kadar, bakan yardımcılığı kadrosuna atanacakların profili de merak ediliyor. Çünkü yeni pozisyonla kabinede güçlü bakan imajı da hafifleyecek.
Bakan yardımcılığında nasıl bir kriter uygulanacağı tam belirgin olmadığından bürokrasi, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyasından kime takılsam "Hayır olmam, olamam" diyen çıkmadı. Ne hikmetse bürokraside meraklısı daha çok. İş dünyası henüz bu makamı kendine nasıl tahvil edeceğini hesaplayabilmiş değil. Dolayısıyla yeni kabine için heyecan iki kat artmış durumda.
Tartışılan ve kriter olarak ortaya konan çeşitli tablolar söz konusu. Geçmiş dönemlerin Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Enerji ve Tabii
Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız gibi başarılı bakanlar, hatta seçim bölgelerinde de başarılı olmuş milletvekilleri ve Konya, Erzurum, Kayseri ve Maraş gibi AK Parti'ye seçimde rekor kırdıran hatta yüzde 70 sınırına oylan taşıyan iller var. Yeni kabinenin bu çerçevede şekilleneceği söyleniyor. Fakat kimin hangi koltuğa oturacağı mevzuunda fikir dahi beyan edilemiyor.
Şimdiye kadar oynanan bakan toto oyunlarının kaçının tutacağını bugün öğrenmiş olacağız. Görüşlerini yokladığım kabinenin en güçlü üyleri bile yeni hükümetin neresinde yer alacaklarını, nasıl bir sürprizle karşılaşacaklarını kestiremediklerine göre Başbakan'ı bekleyeceğiz. Ayrıca ilk defa, Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Erdoğan arasında kabine üzerinde bir pazarlık yapılmayacağı da farklı bir bilgi olarak fısıldandı.

Yukarı