TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Türkiye devler liginde ama şirketler yok!

Yaklaşık son 10 yıldır büyüyoruz. 'Her şeyimizle büyüyoruz' diyeceğim, ama dilim varmıyor. Mesela geçen hafta uçakta Financial Times Global 500 eki elime geçti. Tablo Türk şirketleri adına iç açıcı değil. 482. sırada Garanti Bankası ve 494. olarak da Akbank listede yer alıyor, ilk yüze yaklaşanımız bile söz konusu değil.
Ülke olarak ne kadar yukarılara tırmanıyorsak şirket bazında aynı yükselişi gösteremiyoruz. Elbette bu işin sanıldığı kadar kolay olmadığını, ülkelerle şirketlerin yükselişlerindeki farklı parametreleri biliyorum. Amma ve lâkin yine de bu tablolara olan yansımaların da kısmen olsa neden değişmediğinin sorgulanması gerekir. Ya da neler yapılacağı hususunda kafa yorulması icap eder.
Benzer durum dünyanın en büyük gelire sahip şirketlerinin sıralandığı Fortune Global 500 listesi için de geçerli. Çin 69 şirketle ABD'nin ardından ikinci sıraya yerleşmiş. Yani büyüdüğünün işaretini burada göstermiş. Türkiye henüz şirket bazında bu zıplamayı yapmış değil. Sadece Koç Holding 35.7 milyar dolar gelirle, geçen yılki 273. yerinden 247. sıraya yerleşmiş. Ama yeter mi?
Diğer yandan ekonomimizin büyümesi sebebiyle, Economist Intelligence Unit'e göre, Türkiye nüfusu 70 milyon, geliri ise 10 bin doların üstünde olan altı ülkeden biri olmuş, işte bu bahsi geçen büyüklüklerin, kendi şirketlerimize yansıyabilmesi için ithalatta değil, ihracatta farklılık yapmamız gerekiyor. İhracatta rekor kırdık' diyenlere bu sebeple kulak asmak istemiyorum. Çünkü rekoru sizler değil hükümet kırıyor, siz de bunun nimeti olarak gelişmelerden istifade ediyorsunuz. Biraz daha gayret gösterip dış ticaret açığını dengeye getirmeniz gerekir.

***

Aziz Yıldırım'ı Milli Savunma Bakanlığı neden savunur?
Geçmiş yazılarıma atıf yaparak, kaleme aldığım yeni yazılarımla bir noktaya gelmek için çaba sarf ederken, geçmişten haberi olmayanların verdiği cevaplarla neticeye gitmenin bu kadar rahat olabileceğini tahmin dahi edemezdim. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın başına gelenler çerçevesinde, 6 yıl önce yaşadığım ve gereğinden fazla rahatsız olduğum Kulüp Başkanı - gazeteci ilişkisine dikkat çektiğim yazıya, yıllar sonra dolaylı yoldan verilen cevaba şaşırdım. (Meraklıları 5 Temmuz tarihli yazıma bakabilir.)
Tuhaf cevap Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) Genel Müdürü Volkan Tiryakiler'den geldi. 6 yıl önce Milli Savunma Bakanlığı, Savunma Sanayii Müsteşarlığı ve HEAŞ yönetimi kimseyi dikkate almadığı için cevap dahi vermemişlerdi. Şimdi bir aracı kullanarak, neden cevap verme gereği duyduklarını elbette merak ediyorum. Ancak önce konuyu hatırlatayım:
Sabah Gazetesi'nde 25 Nisan 2005'te 'Sabiha Gökçen Uluslararası Havaalanı inşaatının 700 milyon dolara çıkmasında Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım'ın rolü ne olmuştur?'diye sormuş, sonra HEAŞ Genel Müdürü'nün görevden alınmasını gündeme getirmiştim.
Evet, 2005'te sorduğum soruya 2011 'in HEAŞ Genel Müdürü şöyle bir cevap gönderdi:
'Havaalanı yapım işinde HEAŞ Genel Müdürü'nün hiçbir zaman hak edişi onay yetkisi olmamıştır. HEAŞ Genel Müdürü'nün görevden alınmasının da yazınızda belirtilen kişi ile hiçbir ilgisi bulanmamaktadır. Genel Müdür'ün görevden alınması veya atanması, Savunma Sanayii Müsteşarlığı tarafından değil, HEAŞ Yönetim Kurulu tarafından yapılmaktadır. Bu açıklamanın köşenizde aynı büyüklükte yayınlanmasını rica ederim.'
Geçmişte yaşananlara şahit birisi olarak bu cevabı komik buldum. Ayrıca bu kadar laf oyunuyla kimi kandıracağınızı zannediyorsunuz? Eğer bir genel müdürün görevden alınmasıyla ilgili soru soruluyorsa, iki dönem sonra aynı göreve atanan kişi hangi hak ve yetkiyle cevap verebilir?
Yukarıdan gelen emirle bana cevap yazılmış. Ayrıca yukardan gelen emirlerle de ticari mantığı olmayan tuhaf ihaleler yapılıyor. (Genel Havacılık Terminali İnşaatı İhalesi gibi. Sonra bir de işletmecilik için ihaleye çıkılacak doğal olarak.)
Eğer Milli Savunma Bakanlığı, burayı da emekli asker istihdam merkezi gibi görmeye devam edecekse başat netice beklemenin anlamı yok. Bu sebeple de geçmişte yapılanları, emeklilik kıyağı olarak atadığı kişilere temizletmeye çalışmalarını anlayışla karşılamak gerekir. Bu sorulara cevap verebilecekse HEAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı da yapmış eski müsteşar verebilir. (Bu arada ne hikmetse, şimdiki HEAŞ Genel Müdürü, eski müsteşar ve eski HEAŞ Yönetim Kurulu Başkanı'yla ilgili hiçbir bilgiye Google gibi arama motorlarından ulaşmak söz konusu bile değil.)
Galiba asıl soru şu: Aziz Yıldırım' ın, akrabaları adına Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Müsteşarlığı nezdinde Sabiha Gökçen Havalimanı için ne gibi girişimleri olmuştur? Bu şekilde savunma aklıma tuhaf şeyler getirdiğinden, aklıma Sabiha Gökçen Havalimanı' nın oldukça tuzluya mal edilmesi tartışmaları geldi. Emekli komutanımız, HEAŞ Genel Müdürümüz yukarıdan alacağı emirle bu soruya da bir cevap verir herhalde....

Yukarı