TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Basiretli tüccar Türkiye'de şike olduğunu bilmiyor mu?

Aziz Yıldırım'ın başına gelen olaylar, sadece Fenerbahçe camiasını değil tüm futbol endüstrisini derinden etkileyecek şekilde ve uygun adım yanlışlar devam ediyor. Hata üzerine hata ekleniyor. Aslında Türk futbolu derlenip toparlanacağına daha fazla para odaklı kalıp, kirleniyor. Dün de yazdığım üzere yaşananlar doğal bir afet değil ki mücbir sebep sayılsın. Bu durumda neden yayıncı kuruluş Digitürk'ün süresi uzatılmaya çalışılıyor? Nedeni elbette basit. Para para. Fakat geçen yıl yapılan ihale şekline, süresine Avrupa Futbol Fedarasyonu'nun (UEFA) itirazları giderilmemişken bu cesaret nerden alınıyor?
Açık ve net ifade edelim şu Digitürk'ün yaptığı yayının ihalesi bile problemli. Tek bir şirketin, yayıncının Süper Ligi yayınlaması Avrupa normlarına aykırı. Süper Ligin parçalanarak, yayın ihalesine çıkılması gerekir ki tekelci zihniyet oluşmasın. Alternatif yayıncılar da güçlensin ve uzun vadede rekabet oluşsun.
Diğer husus ise ihalenin süresiyle ilgili. Yine Avrupa normlarına göre yayınla ilgili ihale süresi 3 yılı geçemez. Peki, geçen yıl 4+1 bir şeklinde ihale yapılmadı mı? Şimdi hangi hakla ve yüzle 3 yıl daha uzatmak isteniyor? Ayrıca uzatılırsa 4+3 mü olacak, yoksa 4+1 +3 şeklinde mi uzayıp gidecek? Herhalde bundan sonra ihale yapmaya da gerek kalmaz. Paralar karar verenler arasında eşit paylaşıldıktan sonra sorun yok demektir.

***

Futbolda tatlı para paylaşımı
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF), Kulüpler Birliği ve Digitürk süre uzatma işinden kazançlı çıkacak. İyi de tüketicinin, sporseverin diğer yayıncıların hakları ne olacak? Yıldırım Demirören'in 'decorder alın'tavsiyesini de ayıplıyorum. Galatasaray Başkanı Ünal Aysal'ın 'Türk futboluna ve yayıncı kuruluşa daha fazla katkı sağlayacak başka formüller üretebilirdik' sözleri de doğru değil. Yayıncı kuruluş ticaret için bu işe girmiş, onun kârı/zararı sizleri ilgilendirmez. İhale hükümlerine uyması gerekir. Türk futbolunun ihtiyacı olduğu katkı ise şu an emin olun para değil. Üstelik bir play off oyunu hazırlanıp, kısa sürede oynandı. Hiç tartışma imkânı bile olmadı. Neden? Yayıncı kuruluşa ve diğer nemalanmak isteyenlere gerekli kaynak sağlamak için. Bu zihniyetle Türk futbolu temizlenir mi?
Gelelim Digitürk'ün aldığı yayın hakkı ihalesine. İhalede zararın lafı bile edilmediğinden basiretli tüccar Mehmet Emin Karamehmet de Türkiye'de şike olduğunu bilmediğinden, hesabını hep kazanmak üzerine yapmıştı. Elektrik dağıtım ihalelerinde olduğu gibi astronomik rakamlarla ihaleyi aldı. Şike olayı patlayınca, 'zarar'diye bir kavram ortaya çıktı. İhaleden önce böyle bir şey yoktu çünkü. Yayın hakkı süresi uzatma kararı alındı. Play off sistemi için tereddüt dahi edilmedi. Gerçekten tuhaf değil mi? Karar vermesi gerekenlerin hepsi kazançlı çıkan kesimden? Bir tane aykırı ya da farklı fikir ileri sürmesi gereken kurum ya da şahıs var mı?
Diyeceksiniz Rekabet Kurumu (RK) ne güne duruyor? Uzatma işine zaten orası onay verecek. Fakat RK'nın daha önce verdiği kararların gerekçesini es geçmesi biraz sıkıntılı bir durum. Eğer bu konunun üzerine birileri gitmez ise hep kâr etmek üzerine dönen Türk futbolu endüstrisinin çarkları aynı şekilde fırfıra devam eder.

***

Futbol yayın ihaleleri problemli...
Dünkü yazım üzerine önemli bir yetkili şu uyarıyı yaptı: 'Türk futbolu şimdiye dek böyle bir para görmedi. Dolayısıyla bu tatlı kârın, kazancın peşini bırakmazlar, ama Türk futbolu da kesinlikle bu kadar para etmez. Ama yanlış sistem sebebiyle astronomik rakamlar oluşuyor.'
Şimdi elinizi vicdanınıza koyun ve söyleyin bakalım: 'Türk futbolu 400 milyon dolar eder mi? Bu kadar yüksek parayı hak etmediği halde bu sektöre sokarsanız, şike olaylarını yaşadığınıza şükretmeniz gerekmez mi? Halen daha kimsenin temizlenmeye niyeti yok galiba. Şike tartışması ile temposu düşen futbola doğru düzgün yapılmayan bir yayın hakkı ihalesinin süresini uzatarak, yeni maçlar icat ederek destek olunmaya çalışılıyor.
Hâlbuki bu ihaleler sebebiyle daha önce RK, futbol kesiminin yetkililerine uyarı verdi. Çünkü son ihaleden önceki dönem için de ekonomik kriz sebebiyle 2 yıl uzatma yapılmıştı. RK'da bunu ilk ve son kez olarak onaylamıştı. Şimdi bir uzatma daha yapıyorlar bu defa UEFA kurallarını falan da takmadan. Demek ki uzatma işinin getirisi iyi oluyor. Ayrıca Avrupa'daki şifreli kanallar mevzuatları hiçe sayılarak yapılıyor bütün bunlar. İster misiniz şike için gözlerini açan UEFA yetkileri, yayın tarafını da masaya yatırsın.
Ve siz D-Smart, Türk Telekom (TTNET), tüketici dernekleri bu oyunu hep böyle saha kenarından izleyecek misiniz?

***

Ha Havaş ha Havataş
Bizim memlekette rekabet böyle olur. İETT'nin açtığı ihaleyi kazandıktan sonra 'Havataş'adlı şirket kurup, Atatürk Havalimanı ve şehrin farklı merkezleri arasında yolcu taşımaya başlayan Günaydın Tur-Çimentur ortaklığıyla Havaş arasında tartışma çıkmış. Adamlar daha bismillah demeden isimleriyle neyi, nasıl yapacaklarını ilan etmişler. Havataş ismiyle rekabet değil, ancak Havaş'ın müşterisi çalınır. Dün Taksim'de gözlerimle gördüm. Bu ihaleyi yapanların dikkatine...

Yukarı