TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Ara elemana yüksek maaş varmış!

Dış ticaret açığı sebebiyle sıkça tartıştığımız ara malından fırsat bulup içeriye baktığımızda bir de ciddi anlamda ara eleman meselemiz olduğu ortaya çıkıyor. Hatta bu ara eleman problemini çözmemiz durumunda, ara malı bahanesiyle yapılan ithalatın da ciddi anlamda önüne geçmiş olacağız. Çünkü dış ticaret açığını artıran en önemli kalem olan ara malı ithalatına her yıl milyarlarca dolar ödüyoruz. Ortalama olarak ithalata harcadığımız paranın yüzde 70’i ara mallarına gidiyor. Hesap bu kadar basit. Dönelim ara eleman meselesine. Ahi Evran Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü Başkanı Yrd. Doç. Dr. Kürşad Zorlu‘nun yaptığı araştırma sonuçları “ara eleman” olarak nitelendirilen işgücünün sanayicinin en çok ihtiyaç duyduğu ve gerektiğinde en yüksek ücreti vermeye hazır bulunduğu eleman tipi olduğunu gösteriyor. Araştırma Ankara Organize Sanayi Bölgesi’ndeki işletmeler ve ara eleman adayı olarak kabul edilen meslek yüksek okulu öğrencilerinin mukayeseli değerlendirmelerini içeriyor. Çeşitli sektörlerden ve farklı bölümlerden toplam 564 katılımcının yer aldığı anket çalışmasında firmaların % 88’i en çok ihtiyaç duydukları eleman tipinin “ara elemanlar“ olduğunu belirtirken, % 74’ü istenilen özelliklere uygun ara eleman bulmakta zorlandıklarını belirtiyor. Ara eleman adaylarının ise % 65’i kendilerine uygun bir iş bulamayacağını ifade ederken, % 55’i uygun iş alanları ve işletmeler konusunda sağlıklı bilgiye ulaşamadıklarını ifade ediyor. Sanayicinin ara elemanlarda en az bulunmasını istediği özellik ise “yabancı dil bilgisi”... Araştırmaya katılan firmalar eğer istenilen özelliklere sahip ara elemanlar temin edebilirse 4 yıllık üniversite mezunlarından daha yüksek maaş ödemeye hazır olduklarını belirtiyor. Araştırmayı yapan Yrd. Doç. Dr. Kürşad Zorlu, bu sonuçların mesleki teknik eğitim sisteminin yeniden yapılandırılmasını zorunlu kıldığını ve kamuoyunda ara eleman meselesinin daha fazla işlenerek gençlerin istenilen niteliklere kavuştuklarında ara eleman olarak daha iyi şartlarda çalışabileceklerine inandırılmasının son derece önemli olduğuna işaret ediyor. Ara malı ithalat oranı ortada olduğuna göre ilgililer ara eleman meselesine daha özen göstermek zorundalar. Ara elemanı mı, ara malı ithalatı mı?

Fenerbahçe’nin küme düşme ihtimali doğal afet gibi mücbir olay mı?
Şike soruşturmasıyla başlayan sarmalın gelip Digiturk‘ü de vuracağını, ondan önce onu savunmaya geçen medyadaki bazı isimlerin kalem oynatmalarından anlaşılıyordu. Hatta “Fenerbahçe küme düşerse Süper Lig bir hiç olur. Digiturk’e bu duruma itiraz etme, zararını gidermek için arayış hakkı doğar” mealinde ifadeler kullananlar oldu. Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu’nun, Süper Lig kulüplerinin başkanlarıyla yaptığı toplantıda konuşulan konulardan birisi de Digiturk olmuş. Yıldırım Demirören‘in açıklamalarından ve kullandığı ifadelerden anlıyoruz ki, federasyon yayıncı kuruluş için bir iyilik yapacak. “Futbolda son dönemde yaşanan sürecin hem kulüpleri hem de yayıncı kuruluşu ekonomik olarak etkilediğini...” diye devam eden Demirören, Digiturk‘ün teklifini de gündemlerine aldıklarının altını çizmiş.
Anlamadığım mesele şu. Yayın işini Digiturk ihaleyle aldı. Her sene belli sayıda takım ligde top koşturuyor. Belli oranda inen ve çıkanlar sebebiyle değişim oluyor. “Belli takımların ligde kalması...” diye bir şart yoksa yayıncı kuruluşun, kâr kadar zarara da hazır olması gerekir. Fenerbahçe veya başka bir takım, normal durum dışında küme düşmek gibi bir tabloyla karşılaşırsa ve ihale şartnamesinde ne yapılacağına dair açık hüküm yoksa federasyon ne yapabilir? Hiçbir şey. Bunun için bulunan çözüm makul gibi görünüyor. Ama çıkış yolu olur mu meçhul. Zira ihale şartnamesinde süre uzatımına cevaz verecek madde yoksa kulüplerin hepsi imza atsa da sonuç değişmeyebilir. Eğer Fenerbahçe’nin küme düşmesi doğal afet gibi olağanüstü bir olay olarak kabul edilmezse... Digiturk mukavelesinin 3 sene uzatılmasına kulüp başkanları hep beraber imza atmışlar. Fakat Rekabet Kurumu’nun yetkilileri nasıl bir imza atacak ben de merak ediyorum. Çünkü imzayla olsaydı, ihale yapılmazdı....

Rusların çılgın projesi
Asya kıtasını Bering Boğazı’nın altından Kuzey Amerika kıtasına bağlayacak bir tren yolu tüneli projesi üzerindeki çalışma bence çılgın değil çok yerinde projedir. Ama altından kalkılırsa tabii. Çünkü 21. yüzyıla ilginç bir şekilde demiryolu damga vuruyor. Almanlar, İtalyanlar, Çinliler, Japonlar yeni nesil raylı sistemde ciddi mesafe kat ettiler. Hem hız hem de verimlilik yakaladılar. Amerika ise ciddi ciddi ısınma turunda. Açıklanan projeye göre, 106 kilometrelik bir denizaltı tüneli ile Trans-Sibirya Demiryolu Alaska‘ya bağlanacak. Kargo taşımacılığında Kuzey Amerika için devrim gibi bir bağlantı anlamına geliyor. Hem de deniz ve havadan daha ekonomik olacak. Yaklaşık 100 milyar dolarlık projenin kendisini de 10–15 yılda finanse edebileceği tahmin edildiği için bu proje çılgın olduğu kadar da gerekli... Özet: Türkiye demiryolu atılımlarında doğru yoldadır...

Yukarı