TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

'Klasik Türk köyünde merkezi bir meydan yoktur'

Bakanlarımız yurtdışı gezileri yapıp ihracatı artırma telaşı yaşarken, yaptıkları eylemler ters etki gösterircesine ithalat katlanarak arttı. Defalarca bu konuya gündeme getirerek etkin bir dış ticaret politikası geliştirmemiz gerektiğine dikkat çeken birisi olarak Başbakan Erdoğan'ın konuya detaylıca eğilmesini yerinde buluyorum. Hatta ilgili bakanlar ve ihracatla ilgili kuruluşlar, bu kadar geziyi yurtdışına yapmak yerine yurtiçinde gerçekleştirmiş olsalardı, eminin bugün ihracat daha farklı noktalarda olurdu.
Bu tespitim bazılarına garip gelebilir. Halbuki ithalat rakamlarının artış oranı ortada, ama sektörel çeşitliliğe, hangi kalemlerin iç piyasada sağlanabileceğine, ithalat sebeplerine ciddi anlamda eğilen yetkili bir makamın olmaması en önemli sorun. Evet, Türkiye İhracat Meclisi varken karşısında "Türkiye İthalat Meclisi" yoksa bu ciddi bir sorundur. Ya ikisi de olmalı veya her iki taraf da bir çatı altında toplanmalı ki, detaylar ortaya çıkabilsin.
Yerli ürün kullanılmasına ilişkin "Başbakanlık Genelgesi"yerinde bir adım, ama çeşitli vergi oyunlarıyla ithal edilip içeride değeri düşük gösterilen mallara yönelik de düzenleme gerekiyor. İthal edilen birçok ürünün denetimi, servisi, yedek parçası, Türkiye'ye uygun kullanıma yönelik yaptırımları da sıkı takibe alınmadıkça sıkıntılar devam edebilir.
Ekonomi Bakanı Ali Babacan'a sormadan geçemeyeceğim: İhracat rakamları gibi ithalatı da açıklayacak bir kurum, makam ortada olacak mı? Yoksa 'İhracat geçen yıla oranla bu kadar arttı' hikâyelerini dinlemeye devam mı edeceğiz?
Yazımın başlığındaki ifadeye gelince. O söz, Türkiye üzerine kitaplar yazmış ve ülkemizi yakından tanıyan Stephen Kinzer'e ait. Türkiye'nin başka meseleleri için "Klasik Türk köyünde merkezi bir meydan yoktur" tespitini yapmış. Bu yaklaşım dış ticaret için de geçerli. İhracatın ayrı, ithalatın unutularak, dış ticaretin farklı platformlarda ele alınması yanlış. Bu işlerin merkezi Ali Babacan'ın bakanlığı olduğuna göre hatırlatmamda bir beis olmamalı...

***

Leyla, Mecnun'un nesi oluyordu?

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Gazze'ye gitmesi durumunda "kahraman gibi karşılanacağı", ancak olası ziyaretin Türkiye-İsrail ilişkilerindeki krizi daha da derinleştireceği belirtiliyor. Kudüs'ten kaleme alınıp İngiltere'de yayınlanan haberin özeti böyle. Hatta Batılı kalemler ve kanaat önderleri hâlâ İsrail'e prim verme telaşında.
Türk vatandaşlarının, uluslararası sularda, İsrail askerleri tarafından öldürülmüş olması neticesindeki durumu anlamak istemiyorlar. Leyla ile Mecnun konusunu işleyen hoca, öğrencilerine dönüp sorar: "Anlamadığınız bir şey var mı?" Bir öğrenci, "Her şeyi anladım da Leyla, Mecnun'un nesi oluyordu hocam?" der.
İsrail-Türkiye gerginliğini maalesef hâlâ anlamayanlar var.

***

Yerli otomobil, yerli uçaktan daha makul
Son bir yıldır her şeyin yerlisini, millisini üretme telaşına düştük. Bu arada her çeşit yerli projeler, milli ürünler açıklayan açıklayana. Üniversitelerimiz, savunma sanayiinde faaliyet gösteren şirketlerimiz, artık her çalışmalarını süslü laflar, milli veya yerli gibi sihirli sözcüklerle pazarlıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) helikopter projesinden bahsediyor. ASELSAN ise ne kadarı yerli olduğu meçhul yeni savunma ürünleriyle arz-ı endam ediyor. Bu ürünlerin neresi milli, neyi yerli, hangi rakip projelerle yarışıyor, üretildiğinde ne kadar ticari olacak, hangi ihtiyaçlarımızı karşılayacak? Becerebiliyorsanız, mesela yeni bir helikopter veya uçak motoru, aviyoniği geliştirin. Başka ülkeler de performansı, yakıt verimliliği, kullanım rahatlığı, bakım süresi avantajı gibi detaylar sebebiyle sizinle çalışsın. Ürettiğiniz ürünlerin pazarı olsun.
Bu sebeple Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün'ün yerli otomobil fikrine katılıyorum. Her alanda yola çıkmak yerine, başarılı olma şansımız en yüksek noktada işe başlamak doğrusu.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
09 Eylül 2011 Cuma, 16:41 Misafir yanlış tespit yapmış o yabancı,bizim geleneksel olarak hemen hemen bütün köylerimizin bir köy meydanı vardır,düğünler,yemekler,olağan toplantılar bu meydanlarda yapılır,köyün kahveleri,varsa bakkalları hep bu meydandadır,yani köyün merkezidir bu meydanlar.
Yukarı