TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Sondaj krizinde Türkiye başarılı olmak zorunda...

Türkiye-İsrail tartışmasında, Batılı kanaat önderlerinin ortak görüşü Amerika'nın İsrail tarafını tutacağı şeklinde. O faslı geçip Türkiye-Güney Kıbrıs Rum Kesimi tartışmasına baktığımızda da Amerika'nın hangi tarafa meyilli olduğu aşağı yukarı ortada. Bu sebeple Türkiye'nin her iki ülkeyle girdiği mücadeleden en azından tarihimizde yer alan " petropolitik" oyunlardaki tecrübeye ihtiyacı var. Hikmet Uluğbay'ın "İmparatorluktan Cumhuriyete Petropolitik" isimli kitabını bugünlerde okumayı herkese tavsiye ederim.
Bugünler için şu önemli sözü bir yere asmanızda kesinlikle fayda var: "Kap içindeki su şeffaf, denizlerdeki su karanlıktır. Küçük gerçeklerin küçük dili, büyük gerçeklerin sessizliği vardır."(R. Tagore)
Eğer Türkiye, uçları her halükârda Amerika'ya çıkan İsrail- Rum ikilisi kaynaklı tartışmaları başarılı bir şekilde bertaraf edebilirse, bölgede asıl büyüklüğünü o zaman gösterecektir. Neticede Amerika'nın Ortadoğu'da iyi bir müttefike ihtiyacı var, ancak kendi içindeki dengeler sebebiyle ne tarafa yöneleceğini, Türkiye'nin kuvvetli bir şekilde atacağı adımlar belirleyecek gibi görünüyor.
Batı ile içinde enerji geçen tartışmalarda ise ne netice aldığımız ortada. Musul-Kerkük tartışmasında bile İngilizlerin ön plana Irak'ın menfaatlerini koyup, arkadan petrol havzaları üzerindeki hükümranlıklarını nasıl devam ettirdikleri bilinmeyen bir şey değil. Akdeniz'deki sıkıntılı konulara Avrupa Birliği ve Amerika ne kadar Rum penceresinden baksalar da uzun vadede kendi hesapları muhakkak vardır.
Türkiye'nin bölgesinde üstelendiği rol ve etkinliği görenler, İsrail ve Güney Kıbrıs üzerinden hızını kesmek, kontrol etmek isteyebilirler. Hatta PKK'yı bile yoğun şekilde sahneye sürebilirler. Lozan Antlaşması'nda Musul meselesine çözüm bulmadan, Güneydoğu'da meydana gelen ayaklanmalar tesadüf olmadığına göre, Amerikan Nobel Energy şirketinin Akdeniz'de sondaj yapmasının da dayandığı bir neden olmalı. Büyüyen Türkiye'ye düşen gizlenmiş, saklanmış tüm sinsi planları her şeyiyle ortaya koymaktır.

***

Enerji savaşı her tarafımızda

Konuşulduğu günlerde hayal gibi görünen Kuzey Akım Doğal Gaz Boru Hattı, Rus gazını Almanya'ya direkt pompalamaya başladı. Böylece Avrupa'nın doğalgaz piyasası Rus gazıyla çeşitlenmeye devam edecek. Sırada ise Karadeniz'i geçip Bulgaristan üzerinden Avrupa'ya ulaşacak Rus Güney Akım projesi var. Türkiye'nin önderliğini yaptığı Nabucco gibi projelerle Avrupa'nın gerçek kaynak çeşitliliğini yakalayacağı ise yeni yeni anlaşılıyor. Doğalgaz rezervlerine sahip Türkmenistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin totaliter yöneticilerine enerji politiğini anlatmanın abesle iştigal anlamına geldiği biliniyor, fakat bu ülke halklarının kaynaklarını daha iyi değerlendirme anlamında başka yolu da yok. Belki bir gün Orta Asya'da da "Türk Baharı" başlarsa o zaman halk, yöneticilerinin enerji havzaları üzerindeki yanlışlarını görebilir. Netice itibarıyla Nabucco projesi, gelecekte Türkmen ve Azeri doğalgazının değerinde, ihtiyaç duyulan pazarlara ulaşmasını amaçlıyor. Avrupa için fiyatta rekabet, kaynakta çeşitlilik vaat ediyor. Türkiye'den daha çok gazı olanların ve gaza ihtiyaç duyanların Nabucco'ya sahip çıkması gerekir.

Yukarı