TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Cumhurbaşkanı tespitleri bakalım ne getirecek?

Turgut Özal, Eşref Bitlis ve daha niceleri. Ölümleri şüpheli olan bu önemli isimlerin Muhsin
Yazıcıoğlu'nun üzücü ve düşündürücü kazasına yönelik Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yaptığı tespitleriyle bence şüpheli olmaktan çıkmışlardır. Failler bulunur veya bulunmaz, ama ölümlerin şüpheli değil bilinçli, planlı ve tertipli olmadığının ispatı gerekiyor.
Özal ve Bitlis gibi isimlerin başına gelen hadiseleri anlatacaklara ceza değil, mükâfat vererek aydınlatılmasına katkı sağlanırsa iyi olur. En azından yeşil vesayetten kurtulup, şu an içerideki bazı yeşillerin hiç de masum olmadıklarını teyit etme şansımız olur. Hiç olmasa Türkiye'nin demokrasisini geliştirme yolunda adım atmış sayılırız.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin açıklamasının sadece resmi veya askeri tarafı yok, sivil boyutları da dikkate değer. Ulaştırma Bakanlığı Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü de çok çok kabahatli. Dönemin genel müdürü havayollarına para keserek, köşeye sıkıştırmaca oynuyordu. Ama havacılıkta uçak kazalarına göre daha rahat aydınlatılması gereken helikopter kazasına yaklaşım bile çok gayri ciddi olmuş. Şimdi Isparta'daki uçak kazasının ve diğerlerinin halini varın hesap edin.
Ayrıca dönemin genel müdürü Ali Anduru, Bakan Binali Yıldırım'ı bile BBP Genel Başkanı Destici ile girdiği tartışmada zor durumda bırakmıştır. Kısacası bu kazanın aydınlatılması devletin derin güçlerinin benzer hataları tekrarlamaması açısından önemsenmeli. Cumhurbaşkanımıza helikopter kazasındaki hassasiyetleri, Almanya'daki tavırları için binlerce şükran.

***

Çinliler, Türkiye'ye ısınmaya başladı

Önceki akşam, Çırağan Sarayı'nda iş dünyamızın geleceği açısından önemli sayılabilecek bir davete katıldım. Çin ve Türkiye'den iş dünyasının etkin isimleri bir araya geldi, ancak asıl kayda değer tarafı iki ülke arasındaki ilişkinin temposu. Çin'in dördüncü büyük havacılık grubu Hainan Airlines Company Limited'in (HNA) Türkiye'ye adım atacağını bu köşeden kamuoyuna ilk duyurduğumda açıkçası işin bu raddeye geleceğini öngörmüyordum.
Çırağan'daki davette aynı masayı paylaştığımız işadamı Özcan Toplar, 'Çinlilerin birisi gelirse diğerleri daha kolay gelir' diyerek daha da ümitli olduğunu söyledi. Gidişat da onu gösteriyor. Ama yılların havacısı, birçok yenilikleri imza atmış, sıkıştığı zaman şapkadan tavşan çıkarmış Yavuz Çizmeci'nin Çin-Türkiye ilişkilerindeki rolünü görmemiz gerekir. My Technic sıkıştığı hatta krize girdiği bir dönemde Çizmeci hem şirketini kurtarmakla kalmayıp iyi bir gelecek için imzalar attı, hem de dünyanın en önemli ekonomisiyle yakınlık kurmamızı sağladı.
Bu Çinli grupta George Soros'un yatırım zekâsı ve aynı zamanda hissesi olduğunu söylersem, Türkiye yol haritasının hesap edilmiş, düşünülmüş ve geleceği planlanmış bir yatırım olduğunu söylememe gerek kalmaz.
Bu sebeple Çin Halk Cumhuriyeti'nin güçlü patronlarının dahil olduğu Kingdom Club üyesi işadamlarıyla Çırağan'da aynı atmosferi paylaşınca Çin-Türkiye ilişkileri ne kadar ileri gidebilir diye kendime sordum. Mesela Akdeniz'de ortak enerji arayabilir miyiz? Filistin konusunda aynı taraftayız, fakat ya diğer konular. Çünkü ikili ilişkilerin siyasi ve kültürel boyutları da en az ticaret kadar önemli. Çinliler Türkiye'yi Doğu'ya ait gördüklerini ve ortak kültür sebebiyle yakınlık hissettiklerini ifade ettiler. Galiba bundan sonrası bizim becerimize kalıyor.
Türkiye'de yaklaşık 500 Çinli yatırımcı olduğuna göre bakalım zaman ne gösterecek..

***

Barcelona yolcusu kalmasın!

Dün Barcelona'daki tekstil makineleri fuarında bazı katılımcıların Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'a takıldığını yazmıştım. Biraz fazla genelleme yapmışım. Çünkü bu konuda bir düzenleme yapılmış ve ihracatçı birliklerin harcamalarına düzenleme getirilmiş. Bu sebeple bazı birlik başkanları, tanıtım grubu yetkilileri ve onların misafiri gazeteciler Barcelona'ya devlet kesesinden gidemeyecekler. Diğerleri için yol açık. Cebinden para veren içinse zaten sorun yok.

Yukarı