TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Amerikalılar ilginç adamlar vesselam

Türkiye'de havacılık denince galiba şu günlerde aklımıza gelen en önemli olay Muhsin Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği helikopter kazası. Bir de ara sıra İsrail'le yaşanan Heronlar sebebiyle medyaya sıkça yansıyan insansız hava aracı geliştirme çalışmalarımız var. Amerika'da internetten Türkiye'nin gündemini takip etmeye çalışırken karşıma çıkan bu tuhaf manzara için üzülmemek elde değil. Boeing'in merkezi Seattle'da havacılık tarihine geçecek 787 Dreamliner'ın teslim töreninde Türkiye'nin havacılık tarihi de gözlerimin önünden geçti.
Basit bir helikopter kazasını aydınlatamayan devletimiz, güvenliğimizi sağlamakla yükümlü olduğunu sandığımız, ama can alan kurumlarımız varsa üzülmeye devam edeceğiz demektir. Genelkurmay müthiş suçlamalara rağmen sessiz, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü konuyu adeta kapatmış, mahkemeler ise henüz beklemede. O halde biz neyi tartışıyoruz?
Helikopter kazasıyla ilgili dikkatimi çeken bir başka konu ise başta MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli olmak üzere muhalefet cephesinin bir parti liderinin bu şekilde ölümüne sessiz kalması. Bir de Amerikalılara bakıyorum. Onlarda benzer şeyler olduğuna dair iddiaları var, ama bizim gibi berbat şekilde değil. Bir şeyler ortaya çıktığında hesap veren, hesap soran oluyor. Türkiye'nin bu değişimi gerçekleştirmesi şart. Neyse asıl konuya dönelim.
Boeing yetkilileri üç gündür sabahın köründe bizi ayağa dikiyor. Üretim hattı gezisi, çeşitli sunumlar derken akşam oluyor. Pazartesi sabahı da yine erkenden kalktık. Bari saat de vereyim, 6.30'da otelin lobisinde buluşuldu. Tabii kahvaltı yapılmış olarak. 7'de otobüslere binildi, üretim hattının olduğu Evrett tesislerine gidildi. Çünkü dünyanın ilk kompozit plastik gövdeli uçağının, ilk müşterisine teslimi, yani havayollarıyla tanıştırılma töreni vardı. Salı günü de sabah 4.30'da ilk Japonya'ya uçuş vardı, artık ona da gitmeyelim dedik. Anlayacağınız dünyanın çeşitli yerlerinden gelen medya mensuplarının zamanını Boeing çok iyi değerlendiriyor.
Uçağın Japon Ali Nippon Airlines'a (ANA) teslim töreni sabah 9'da, ama katılımcı sayısının çokluğu, tören alanının yüksek güvenlikli bölge olması, girişlerin de zaman alması sebebiyle erken gelmek şart. Bu tesislere her girişimizde, kapıda otobüslerden indik, çantalarımızı yere koyup köpeklerin kontrolünden geçirdik. 787 Dreamliner'ın üretim hattının olduğu yerde teslim töreni yapıldığı için güvenlik önlemleri daha önceki ziyaretlerimize göre daha sıkıydı.
Fakat önceden belirtilen program saatleri sekmedi. Mesela havanın yağmurlu olmayacağından hareketle tören dışarıda yapıldı. Ama iç çamaşırımıza varıncaya kadar ıslatan, elimizi, ayağımızı üşüten de bir havada bu tarihi ana şahitlik ettik. İçimizden bazıları da "Tören neden kapalı mekânda yapılmadı"diye şikâyet etti. Airbus böyle yapmazmış, Türkiye'de böyle olmazmış falan... Halbuki bir gün önce de güneşten ve sıcak havadan şikâyet ediyorlardı. Anlaşılan Boeing organizasyon heyetine hava, tarihi gün sürprizi yapmayı planlamış. Gerçekten 787'nin teslim gününü, bol yağmurla su takı yaparak unutulmaz hale getirdi. Uçaklara bir havayolunun filosuna ilk girdiğinde, bir meydana ilk geldiğinde veya bir havayolu bir yere ilk seferini başlattığında, su takı yapılması, iki itfaiye aracının üzerine su sıkarak karşılaması âdettendir. Bu defa hem 787 için hem de törene katılanlar için hava kapsamlı bir su takı yapmış oldu.
Fakat tören alanında herkes yağmurun altındaydı. Aklınıza törene katılan yöneticiler, yetkililer için kapalı alan sağlandığı, çadır kurulduğu gibi bir düşünce gelmesin. Öyle bir şey olmadı, herkes adil ıslandı. Sadece VIP misafirlere şemsiye dağıtıldı. Hatta Boeing ve ANA'nın CEO dışındaki diğer yöneticileri de konuşmalarını şemsiyesiz, yağmurun altında yaptı. Binlerce Boeing çalışanı ve töreni izleyenler gibi ıslandılar, esprileri yaptılar. Tören normal akışında gerçekleşti. Bu durum içimi ısıttı, takdir ettim.
Bizdeki tabloyu siz düşünün bakalım, gözlerinizin önünde nasıl bir tablo oluşuyor. Uzağa gitmeyin. Dün benim Boeing yazımı okuyun yeter. Adamlar birçok teknolojik yenilik getiren uçağı havalandırdı, bense taharet musluğuna takıldım...

Yukarı