TVRadyo
Güntay Şimşek
Güntay Şimşek

Son güncelleme: Memurlara 2, köylülere 3 çocuk

Yakın coğrafyamızdaki Türkiye etkisine ve Anadolu'daki değişim ve gelişimin kardeş halklar üzerinde iletişimi güçlendiren bir bağ oluşturmasına dair haberler sıkça medyaya yansıyor. Hatta Kuzey Irak ve Ortadoğu'nun çeşitli yerlerinde filmlerimize, ürünlerimize, yaşantımıza olan ilgiye zaman zaman ben de bizzat şahit oldum. Fakat Doğu Türkistan veya resmi adıyla Sincan Uygur Özerk Bölgesi epeyce uzağımızda kalıyor. Dolayısıyla uzakta olan kardeş halkların, aslında Türkiye'yi daha fazla yakından, ilgi ve alakayla takip ettiğini gözlemlerken, bu ilişkilerin geleceğine dair de kafa yormamak elde değil. Hatta başlayan bu ilgilerin faydalı ve kalıcı ilişkilere dönüşebilmesi için özel incelemelere ve izaha ihtiyaç var.
Urumçi-İstanbul arasında direkt uçmaya başlayan Hanian Airlines ile 6 saatlik bir hava köprüsü kuruldu, ama bu daha çok yeni ve ondan daha önce kurulan gönül köprüleri söz konusu. Dolayısıyla özlemle hararetlenen ve yeniçağın imkânlarıyla aradaki kopuklukları kaldıran kanalların iyi kullanılması için biraz gayret gerekiyor. İşi oluruna bırakmak doğru görünmüyor. Bu sebeple Çin'den Adriyatik'e Türkçe konuşuluyorsa, bu hinterlandı kuşatacak uydularımızın, bu coğrafyaya hitap edecek yayınlarımızın olması gerekir. Çeşitli ülkeler uluslararası radyo yayınlarını azaltırken, Türkiye'nin gelişmeleri takip etmesi icap eder.
Urumçi'nin merkezi Dönkerek Mescidi ve Büyük Pazar'ın olduğu bölgede insanlarla sohbet ederek yarım gün geçirdim. Dükkânlara girip sohbet ettim. Özellikle tekstil ve hazır giyim ürünleri, Ülker ve Eti'nin mamulleri bolcu bulunuyor. Uygur Türkleri tarafından da kalitenin simgesi olarak algılanıyor. Bu sebeple 2003 yılında Türk ürünlerini satan ilk giyim mağazası Moda Show, "Memleketim Türkiye, anavatanım Doğu Türkistan" şeklinde kendi durumunu izah eden işkadını Dilnur Dursun tarafından açılmış. Sonra bugün sayısı yüzü aşan diğerleri onu takip etmeye başlamış.
Neden Türk ürünlerine bu kadar ilgi oluyor? Bu soru benim de aklıma geldi. Kalite, kalıp, renk ve tasarım en önemli sebepler olarak birkaç mağaza sahibi tarafından sıralandı. Türkiye'den giden ürünler, Uygurlara kalıp olarak uyduğu gibi zevklerine hitap edince ciddi talep görmeye başlamış, ancak genelde müşterileri memurlar ve zenginler oluyormuş. Kaliteli ürün derken de aklınıza Vakko, Beymen, Ramsey, İpekyolu gibi markalar gelmesin. Orta halli Türk markaların ürünleri Doğu Türkistan'da rağbet görüyor. Hatta bir mağazanın tabelasında 'Vokko Türkiye' ibaresi dikkatimi çekti.
Urumçi'deki Büyük Pazar'ın (Çon Pazar) da İstanbul Kapalıçarşı örnek alınarak yapıldığını yine bir başka Türk ürünü satan mağaza sahibi söyledi ve ekledi; "Burası giderek Türkiye mallarını satan yere dönüşecek gibi. Şimdilik İstanbul adını verdiğimiz ve Türk malları satan mağazaların yer aldığı bir bölümümüz var." Ama Çin ile Türkiye arasında milyarlarca dolarlık ilişkiden bahsedildiğine göre Türkiye'nin bölgedeki varlığının dükkân boyutundan da çıkması gerekir.
Ayrıca gözlemlediğim kadarıyla da Uygurlar ticarette oldukça iyiler ve girişkenler. İşte size süper bir örnek: Bank of China'ya dolar bozdurmak üzere girdik. Türkçe konuştuğumuzu işiten 30'lu yaşlarda bir Uygur elinde bir tomar Yuan ile yanaştı. "Dolarınızı banka ile aynı kurdan ben bozayım" deyince şaşırdık. Para bozdurduğumuza dair belge gerektiğini söyleyince, o zaman bankadan bozdurun dedi. Ancak bir saatimize mal olunca, Uygur kardeşime hak verdim.
Urumçi'ye gitmeden önce Uygurların çocuk konusunda sıkıntı yaşadığını duymuştum. Direkt Urumçi'de yaşayan Uygurlara sordum. Uygur memurlarına 2, köyde, tarlada, tarımda çalışanlara ise üç çocuk müsaadesi varmış. Ama Çinliler kalabalık olduğu için onlara bir taneden fazla izin yokmuş. Sonra Büyük Pazar'ın yanı başındaki caddede çeşitli meyveler, dilimleyerek kavun-karpuz satan 35 yaşlarında bir Uygur hanıma bir dilim kavun kestirip, kucağındaki çocuğunun adını sordum. Adı "Arzugül" imiş. Bir çocuğu daha varmış, bir tane daha yapmaya niyetliymiş. Ben başka deyince de "Dört olamaz" cevabını aldım.

Yukarı