TVRadyo
Hakan Özyıldız
Hakan Özyıldız

OVP'ye göre dolar düşecek

Orta Vadeli Program'ın (OVP) amacı, yatırımcıya orta vadeli bir perspektif vermektir. Bu programlar özünde bir varsayımlar setidir. Önemli olan para sahiplerinin, bu setin ne kadarına güveneceği ve yatırım kararlarında vadeyi ne kadar uzatacağı. Konuya çok kısa vadeli bakarsanız zaten beklentiler olumsuz değil.
Orta vadedeki görünümü ise geçmiş OVP'lerin kredibilite kayıplarının etkisinin yanı sıra, yenisindeki birkaç konuda yaşanacak gelişmeler belirleyecek.
- OVP, dünya verilerini IMF Dünya Ekonomik Görünüm Raporu'ndan alırken, IMF'nin Türkiye öngörülerini kabul etmiyor.
- Ekonomik büyüme ihracatta beklenen performansa bağlı. İlginç olan, dünya ticaretinin yüzde 6 kadar artması beklenirken, bizimki yüzde 7 büyüyor. Daha da ilginci, ihracatımız yüzde 10'dan fazla artarken, ithalat sadece yüzde 5 yükseliyor.
- Olabilirliği için kur bir etken. OVP 2012'de ortalama dolar kurunu 1.73 olarak öngörüyor. Yıllık ortalamanın bu seviyede olabilmesi için, bugünlerde 1.84'lerde olan kurun, bundan sonra düşüşe geçmesi lazım. Kurda düşüş beklendiğine göre, ihracat artışı verimlilikle sağlanacak demektir. OVP'nin en can alıcı varsayımlarından birisi bu.
- Ancak, kur değerlenince ithalatı dizginleyebilmek için alınan vergi önlemleri yeterli olur mu? Kısa vadede biraz zor görünüyor.
- Son alınan zam kararlarıyla, 2012 yılı bütçe gelir hedefine ulaşmak için önemli bir adım atıldı. Ancak hedeflerin tutması için bunlara ek olarak; 2B arazileri, bedelli askerlik, özelleştirme gibi vergi dışı gelir uygulamaları ile kayıtdışılıkla mücadele ve gelir vergisi kanununda değişiklik, vergi kanunlarında basitleştirme gibi yapısal önlemler de ivedilikle bitirilmeli.
- Programın özelleştirme geliri varsayımları oldukça iddialı. Bu yıl özellikle fiyatlama ve finansman bulma gibi alanlarda yaşanan sorunların çözüm önerileri de kamuoyuyla detaylı olarak paylaşılmalı.
- Ancak, eğer OVP'nın temel amacı, iç tasarrufları artırmak ve cari açığı azaltmak ise, gelir artışı yerine harcamaları düşürmek daha akılcı olurdu. Bütçe hedefini tutturmak adına, gelecek yıl görülen faiz dışı harcamalardaki artış hızının düşürülmesi gerekirdi.
- Kamu borç stokunun reel olarak küçülmesi; ekonominin yüzde 4-5'lerde büyümesine, TCMB faizde sürdürdüğü baskıyı devam ettirmesine ve kamu kesiminde de faiz dışı fazla (FDF) hedefi tutmasına bağlı. Bunlar olmazsa büyüme, enflasyon ve FDF'de olabilecek sapmalar reel faizleri zorlayacaktır.
- Turizm gelirlerindeki pozitif artışlar, Avrupa'da ekonomik iyileşmenin hızlanmasına bağlı. Bu oldukça riskli bir beklenti. Unutmamak lazım. Batı'da ekonominin düzelmesi petrol fiyatlarının yükselmesi sonucunu doğurabilir. Cari açık yine zorlanır.
- OVP'ye göre; "Sosyal yardım sisteminden işgücü piyasasına geçişleri kolaylaştıracak ve özendirecek çalışmalara hız" verilecekmiş. Açıklaması şu; devletten Yeşil Kart alıp, özel sektörde sigortasız çalışmayı tercih edenlere izin verilmeyecek. Seçim döneminde çok konuşulan bir sorun çözülecekmiş. Sizce!?
- Dikkat çeken harcama önlemlerinden birisi de emeklilere kademeli intibak düzenlemelerinin yapılacağı. Bu da genel seçimlerdeki en sıcak konulardan biri. Yetkililer bu tür bir uygulamanın kamuya getireceği yükün 21 milyar lira kadar olacağını ısrarla belirtmişti. Bu kadar büyük yükü taşıyacak bir bütçe olmadığına göre, "kademeli geçiş"in detaylarının ivedilikle açıklanmasında yarar var.
- Hanehalkının borçluluk oranlarının makul düzeylerde tutulması teşvik edilecekmiş. Bu teşvik sistemi başarılı olunursa, büyümenin nasıl sağlanacağı önemli bir soru işareti.
- Kamu harcama politikasına yönelik önlemlerin çoğunluğu sağlıkla ilgili. Geçmiş dönemlerdeki popülist uygulamaların yüklerinin büyümeye başladığı anlaşılıyor. Ama bu aşamadan sonra ne kadar geriye dönülebilir o da tartışmalı.
- Enflasyon hedeflemesi söylemi, OVP'de yine yer almış. Piyasalar hedefler konusunda TCMB ile aynı düşüncede değil. Sağlıklı iletişim politikaları açısından konuyu bir kez daha düşünmekte yarar var.
- Büyümeye yönelik olarak , "Gerek kamuda gerekse özel kesimde ısrafı azaltmaya yönelik politikalar" uygulanacakmış. Kamuya yönelik olanlar anlaşılabilir. Ama özel kesimin ısrafının ne tür önlemlerle düşürüleceğinin biraz daha açılması gerekiyor.
- İstihdam önümüzdeki üç yılda, ancak bu yılki kadar artacak. Küresel krizin etkisinin olacağı bir dönemde iddialı istihdam artışı beklememek doğru bir yaklaşım.
- İstanbul'un Uluslararası Finans Merkezi olmasına yönelik çalışmalara hız verilecekmiş. Dünyada kambiyo kontrollerinin yagınlaştığı bir dönemde, cari açık sorunu olan bir ülke için, tam kambiyo liberalizasyonuna dayanan bu tür bir projenin zamanlaması ne kadar doğrudur, bir kez daha düşünmek gerekiyor.
- Ödemeler dengesinde iyileştirme amacıyla ithalata yönelik alınacak önlemler başlık olarak doğru. İçerik sorunu yanı sıra, etkilerini belli bir süreden sonra gösterebileceklerini ve Dünya Ticaret Örgütü'nün kurallarını unutmamak lazım.
Kısacası, Programın göstergesi kurların yönü olacak. Varsayımları güvenenilir bulanlar hemen döviz satmaya başlayabilirler.

Yukarı