TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

VOB 8 yaşına giriyor

İzmir'de faaliyet gösteren Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası geçen hafta yaş gününü kutladı. 2005 yılında işlemlere başlayan VOB, o yıl 3 milyar liralık işlem hacmi yaparken, 2011 yılında 440 milyarlık bir hacim yakalamış ki gerçekten ciddi bir başarı söz konusu. Bu bakımdan yöneticilerini ve çalışanlarını kutluyoruz.
VOB'da, İMKB'nin 30 ve 100 endeksleri, faiz, döviz, altın, pamuk, buğday kontratları işlem görürken geçen yıl enerji (baz elektrik) ve canlı hayvan kontratları da seçenekler arasına dahil edildi. Vadeli işlem anlamında oldukça yenilikçi ve atak davranan VOB, yatırımcılara oldukça çeşitli ürünler sunmuş oluyor. Her ne kadar böyle yenilikçi olmak pratiğe yansımasa da yapılanları takdirle karşılamamız lazım. Bu yıl için bazı yeni kontratların devreye alınacağı belirtiliyor. Öncelikle gecelik faize yönelik kontratların çıkarılması bekleniyor. Tüm piyasa aktörlerinin, banka ve aracı kurumların karşı çıkmasına rağmen kaldıraçlı işlemlere yönelik bir işlem platformu da devreye sokulmak isteniyor. Şüphesiz VOB'un asıl hedefi, opsiyonları işleme başlatabilmek. Birkaç yıldır kangrene dönüşen opsiyonlar konusunda İMKB ile herhangi bir uzlaşma sağlanıp sağlanmadığını kamuoyu bilmiyor. Yeni İMKB Başkanı, önceki yönetimin rezerv koyduğu hususlarda geri adım atacak mı önümüzdeki günlerde göreceğiz. Ancak şurası mutlak bir kesinlik taşıyor: Opsiyonlar her iki borsa için de hayati bir mesele. Opsiyonları alamayan borsanın sonu hayırlı olmayacak.
Yaratılan işlem hacmi, yaratılan ürün çeşitliliği konusunda takdire şayan bir iş yapıldığını tekrar söylememiz lazım. Ancak yapılan işlere bakıldığında İMKB endekslerine dayalı işlemlerin toplam işlem hacminin % 91.4'ü olduğunu görüyoruz. Ne kadar ürün çıkarılırsa çıkarılsın 7 yıldır bu gerçek değişmedi. Muhtemelen VOB yönetimi de bu sonuçtan memnun değildir. Ağırlıklı olarak İMKB endekslerine dayalı faal iyet gösteren VOB'da sadece 6 bin civarında yatırımcı işlem yapıyor. Bu rakamdan da memnun olunmadığını tahmin ediyoruz. VOB adeta yabancılarla birkaç yerli spekülatörün oyun yeri halinde. VOB'da işlem yapıp da para kazanan pek duyulmuyor ama her aracı kurum müşterilerini sürekli kaybettiğinden şikâyet edip duruyor. Bu istenen bir tablo değildi şüphesiz.
VOB'un kuruluş amacı emtialara yönelik bir korunma mekanizması yaratmaktı. Depolu lisansçılık olmadı diyerek kolaycılığa kaçıp bahane yaratmak kabul edilebilir değil. Endeks kontratlarıyla ciddi para kazanılıyor, bu yüzden başka bir riske girmeye ne gerek var gerekçesini ileri sürenlere de yapılan işleri gördüğümüz için katılmak mümkün değil. Çabalar var ama ne yazık ki yeterince bir mesafe alınamadı. Yerli yatırımcıların sürekli kaybettiği finansallara dayalı bir borsayı kimsenin istemediği çok net. Ancak neden özellikle emtialar, tarımsal ürünler ve kıymetli madenler üzerine vadeli işlemler gelişemiyor, bunun nedenleri araştırılmalıdır. Belki de Türkiye realitesi henüz vadeli işlemlere ihtiyaç duymuyordur. Eğer gerçekten öyleyse o zaman VOB'un varlığının dahi tartışılması gerekir. Yok, aksi fikir geçerliyse, tutmayacağı belli kontratlar yerine gerçekten ihtiyaç duyulan, kuruluş felsefesine uygun hedeflere daha yoğun bir şekilde yönelmek daha doğru olmaz mı?
Son olarak, VOB yıllık faaliyet raporlarını yayınlasa da mali açıdan da başarılı olup olmadığını öğrenebilsek.

***

Sayın Vedat Akgiray'ın ve kardeşim İlkay Arıkan'ın anneleri vefat etti. Vedat Hoca'ya ve İlkay'a başsağlığı, merhumelere Allah'tan rahmet diliyorum.

Yukarı