TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Suçlu yine açığa satış

Avrupa borsaları haftaya öyle sert satışlarla başladı ki bazı ülkelerde kamu otoriteleri hemen tedbir almaya kalktılar. Avrupa'nın bu aralar en korkulan iki ülkesi olan İtalya ve İspanya derhal borsalarda açığa satış işlemlerini yasakladılar. İtalya'da banka ve sigorta şirketlerinde geçerli olacak olan yasak bir hafta sürecek. İspanya daha riskli olduğu için tüm hisse senetlerinde açığa satışı 3 ay süreyle durdurmuş oldu.
İtalya borsasını yansıtan MIB endeksi gün içinde yüzde 5.2 düşüyorken gelen kararla günü yüzde 2.76 düşüşle kapattı. İspanya'daki durum daha da çarpıcı. IBEX endeksi yüzde 5.5 düşmüşken açığa satışın yasaklanması ile gün yüzde 1.1 düşüşle tamamlandı. Demek ki alınan tedbirler hemen etkisini göstermiş oldu. İşin ironik tarafı, Almanya'da DAX endeksinin yüzde 3.18 düşmesiydi.
Açığa satışı yasaklamak gerçekten işe yarıyor mu? Kısa vadede belki evet. Ama uzun vadede piyasanın temel kurallarından birinin değiştirilmiş olması piyasaya zarar veriyor. Çok acil durumlarda kullanılması, piyasa katılımcılarına bir nefes aldırması, piyasa oyuncularına daha sağlıklı düşünmeleri için bir zaman payı bırakması bakımından yararlı olabilir ama uzun süreli yasaklar piyasada geçici rahatlama yaratsa da sonradan sıkıntısı daha şiddetli oluyor.
Türkiye'de açığa satış kuralı kâğıt üzerinde var görünüyor. Ancak bizdeki açığa satış kuralı fiilen işe yaramayan bir kural. Bizim borsamızda bilinenin tersine likidite çok sığ olduğu için 400 civarındaki hisselerden açığa satış yapılabilecek olanların sayısı 10'u geçmiyor. Açığa satış için emrinizin açığa satış olduğu belirtilerek aracı kuruma iletilmesi gerekiyor öncelikle. Ardından borsaya emir iletilirken farklı bir renkte girilen satış emrinin açığa satış olduğu belirtiliyor ve böylece tüm piyasa emrinizin açığa satış olduğunu anlıyor.
Dediğimiz gibi sığ hisselerden biriyse piyasanın kurtlarının sizi sıkıştırması ve üç-beş kat yukarıdan açığınızı kapattırması söz konusu. Edeceğiniz zararı düşünün. Yetmedi. Dünyanın birçok ülkesinde kaldırıldığı halde bizde devam eden up-tick kuralı nedeniyle en son gerçekleşen fiyat veya daha üst fiyattan işlem yapmanız gerekiyor. Yani borsacı deyimiyle aktif değil, pasif işlem yapabilirsiniz. Adeta bu kurallarla işlem yapmayın demek isteniyor. Kazara açığa satış yapabildiniz diyelim, 2 gün sonra takas yükümlülüğü için açığa sattığınız tutarda ödünç hisse bulmanız gerekiyor.
Bunun için ödünç piyasası olması lazım ve hisseyi oradan kira bedelini ödeyerek bulmanız gerek. Ama adı var kendi yok bir ödünç piyasamız olduğu için bu bakımdan da açığa satışınız engellenmiş oluyor. Bu kuralları aşabilseniz dahi bu sefer en büyük otoritenin özkaynak kuralına takılıyorsunuz. Yüzde elli olan özkaynak bulundurma oranı yüzde 70'e çıkarıldığı için hiç işlemi yapmaya kalkışmayın, attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmiyor.
Borsa yönetimi cesaret edip up-tick kuralını ve emri belirtme kuralını değiştiremiyor. Takasbank yıllardır ödünç piyasayı kurup çalıştıramıyor (ki sırf bu yüzden borsa işlem hacminin yarısına yakın bir hacim Londra'da gerçekleşiyor), SPK da kriz döneminde haklı olarak koyduğu kuralı kaldırmıyor. İşin aslına bakılırsa piyasa oyuncularının hepsinin hoşuna gidiyor açığa satışın olmaması.
Piyasaların sürekli yükselmesi herkesin işine geliyor. Böyle olduğu için, denetimsiz bol kredinin olduğu ama açığa satışın yasak olduğu tek bacakla çalışan bir piyasamız var. Açığa satışı bilmeyen, öğrenemeyen yatırımcılara bir de vadeli işlemler ile kaldıraçtı işlemler dayatılıyor. Ne diyelim, hayırlısı.

Yukarı