TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Yeni kanun reform sayılır mı?

Sermaye Piyasası Kanunu bu hafta içinde yasalaşabilir. Tüm piyasa aktörleri kanunu bekliyor. 2 yıldan fazla bir zamandır kanun çıkacak diye konuşuluyor. Kanun çıkınca sermaye piyasalarında adeta bir devrim olacak, her şey değişecek, piyasalar güllük gülistanlık olacak gibi bir hava yaratıldı. İstemeyerek de olsa yaratılan bu hava özellikle yatırımcı kesimde büyük beklentiler oluşturmuş durumda. Yeni kanunla birlikte sanki bundan böyle şirketler ortaklarını kazıklamayacaklar, borsada manipülasyon olmayacak, yatırımcılar koşarak sermaye piyasasına gelecek gibi bir algı oluştu. Ne yazık ki bunların hiçbirinin gerçeklikle ilgisi yok. Her ne kadar kanunla bazı önemli yenilikler gelse de sermaye piyasasında büyük değişim ve dönüşümler olmayacak.
Hatta yeni kanunun piyasada daralmalara dahi yol açması söz konusu olabilir. Mesela son sürat devam eden halka arzlarda eskisi gibi bir hareketlilik göremeyebiliriz. Yayınlanacak izahnamede yer alan yanlış, yanıltıcı ve eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan ihraççılar eskisi gibi sorumlu olacaklar. Ancak zararın söz konusu kişilerden tazmin edilememesi veya edilemeyeceğinin açıkça belli olması halinde; halka arz edenler, ihraca aracılık eden lider aracı kurum, varsa garantör, denetim firması, derecelendirme kuruluşu ve ihraççının yönetim kurulu üyeleri kusurlarına ve durumun gereklerine göre zararlar kendilerine yükletilebildiği ölçüde sorumlu olacaklar. Bu kurallar nedeniyle özellikle aracı kurumlar halka açacakları şirketler hakkında daha titiz davranacaklar, her başvuran şirketi halka açmaya kalkışmayacaklar muhtemelen. Ayrıca yine yeni kanuna göre, kamuya yapılan her türlü açıklamada belgeleri imzalayanlar bu belgelerde yer alan yanlış, yanıltıcı veya eksik bilgilerden kaynaklanan zararlardan müteselsilen sorumlu tutulacaklar. Bu kurallar kesinlikle olumlu. Ama kuralların yaratacağı titizlik ve seçicilik halka arzların durmasına kadar varabilecek bir çekingenlik ve korku da yaratabilir.
Öte yandan, manipülasyonların önlenmesine gelince. Piyasaların düzelmesi anlamında sermaye piyasası suçlarına verilecek cezaların ilk taslakta yüksek olmasına rağmen, sonradan düşürülmesi ve mevcut sistemdeki yapının aynen korunuyor olması cezaları caydırıcı olmaktan çıkardı. Cezalarda yapı değişmemesine rağmen, öyle bir kural geldi ki borsada işlemleri durduracak kadar geniş yetkiler veriyor. 'Makul bir ekonomik veya finansal gerekçeyle açıklanamayan, borsa ve diğer piyasaların güven, açıklık ve istikrar içinde çalışmasını bozacak nitelikteki eylem ve işlemler' 500 bin liraya kadar idari para cezası ile cezalandırılacak. Bu kural yargı sürecinin uzunluğu ve sonuç alınamaması yüzünden pratiklik sağlaması bakımından getirilmiş gibi görünüyor. Ama yanlış ellerde vahim sonuçlara yol açabilir. Borsanın derinliğini ve likiditesini bozabilir, insanları ürkütebilir.
Bu iki basit örneğin gösterdiği gibi yeni kanun sermaye piyasasını düzeltme hedefiyle hazırlanmış olmasına rağmen, tam tersi sonuçlara da yol açabilecek özelliklere sahip. Öte yandan, halka açık şirketlere yönelik yeniliklerin büyük çoğunluğu zaten kanunun verdiği yetkiyle tebliğ ve ilke kararlarıyla uygulanıyordu. Bu anlamıyla halka açık şirketlere yönelik büyük yenilikler yok. Bundan böyle sadece piyasaları düzenleme ve denetleme mantığı ile olaylara yaklaşılmayacak, piyasaların geliştirilmesi anlayışıyla da olayların değerlendirilmesi gerekecek olması belki de kanunun en önemli maddesi. Bakalım işleyecek mi?

Yukarı