TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Bir umut olabilir mi?

Her zaman söylediğimiz bir husus tekrar gündemimize geldi. Sermaye piyasasının büyümemesinin, yerli yatırımcıların sermaye piyasasından korkmasının, faizler yerlerde sürünürken, döviz fiyatları yıllardır artmamışken sermaye piyasasına yatırımcıların ilgi göstermemesinin ardındaki en büyük neden, piyasaya olan güvenin kaybedilmiş olmasıdır. Bu güven kaybı da en yoğun bir şekilde devletin el koyduğu bankalar ve banka iştirakleri ile elektrik imtiyazına sahip şirketlerde yaşandı.
En küçük bir kusuru olmayan küçük yatırımcıların hisselerine el konulduğunda, yatırımcılar zarar etmediler, servetlerini kaybettiler. Devlet ne yazık ki bu mağduriyeti yıllarca görmezden geldi, çözümü mahkemelere ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) bıraktı. Yatırımcılar içeride ve AİHM'de açtıkları davaları kaybettiler. Tüm hukuk yolları kendileri için tükendi. Bundan sonra mağduriyetleri giderecek tek yol, çıkarılacak bir kanunla zararları tazmin etmek olacaktır.
9 Ocak'ta kabul edilip 19 Ocak Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayınlanan 6384 sayılı "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair Kanun" belirsiz bir umut ışığı yakmış gibi görünüyor. Kanunun amacı, AİHM'ye yapılmış bazı başvuruların tazminat ödenmek suretiyle çözümüne dair esasları belirlemek olarak saptanmış. Kanun ceza hukuku, özel hukuk ve idare hukukuna ilişkin yargılamalar makul sürede sonuçlanmadığı gerekçesiyle AİHM'ye yapılmış başvuruları kapsıyor. (Mahkeme kararlarının geç, eksik veya hiç icra edilmemesi de kapsam dahilinde.)
Bu haliyle el konulan banka ve iştirakleri ile enerji şirketlerine ilişkin AİHM'de açılan davaları kapsamıyor gibi görünüyor. Ancak AİHM'de açılan davalar adil yargılamaya dayanıyor ve davalar geç tamamlandı iddiasını taşıyor ise kanun kapsamına girebilir.
Kanunun borsa mağdurları için asıl ilginç bir maddesi daha var. Kanun kapsamına girecek diğer ihlal alanlarının Bakanlar Kurulu kararıyla belirleneceği hüküm altına almış durumda. Yani hükümet, "Borsa mağdurları da bu kanun kapsamına alınsın ve zararları tazmin edilsin" derse borsazedeler kurtulabilir. Borsazedelerin hükümete ve bu kanun kapsamında kurulacak komisyona başvurmalarında büyük fayda var.
Adalet Bakanlığı'ndan 4 hâkim veya savcı ile Maliye Bakanlığı'ndan 1 kişiyle kurulacak komisyon başvuruları değerlendirecek. Komisyona bir dilekçeyle 6 ay içinde başvurulması gerekiyor. Başvurunun doğrudan komisyona yapılabileceği gibi cumhuriyet başsavcılıkları aracılığıyla da yapılması mümkün. Başvurular her türlü vergi ve harçtan istisna tutulmuş. Başvuru kabul edilirse komisyon 9 ay içinde kararını vermek zorunda. Komisyon kararlarına karşı Ankara Bölge İdare Mahkemesi'ne itiraz edilebiliyor.
Borsazedelerin bu imkânı değerlendirmelerinde yarar var. Kesin olarak zararlar tazmin edilecek demek mümkün olmasa da, bir umut var görünüyor. Hükümet destek verdiği takdirde sermaye piyasasına yeni kapılar açılabilir.

Yukarı