TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Sayıştay İMKB'yi denetleyecek

İMKB'yi anonim şirket haline getirip kamulaştırıyorlar diye yazı yazdık. İMKB'de devletin bir katkısının olmadığı, bir yorumla katkısının varolduğu kabul edilse bile kat be kat fazlasının geri ödendiği, şu anda İMKB'nin mevcut varlığının üyeleri olan banka ve aracı kurumlara ait olduğu, buna rağmen devletin bu mal varlığını ve borsanın işletim hakkını üyelerinden almasının ve ardından özelleştirilmesinin üyelerin aleyhine ve hakkaniyete aykırı olacağını defalarca belirttik. Hatta sektörün bu soruna bir an evvel sahip çıkması gerektiğini de vurguladık.
Şüphesiz devlet, nihai karar verici ancak belirttiğimiz bu gerçekleri görmezden gelerek adeta inadına bir şekilde İMKB'yi bir KİT gibi görmeye devam ediyor. İMKB'yi sermaye piyasasının düzenleyici otoritesi SPK her yıl denetliyor. Bu denetim, işin gereği yapılması gereken bir denetim. SPK denetimine ilaveten Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu'nun denetimini de yaşayan İMKB, Türkiye Büyük Millet Meclisi KİT Komisyonunca da son yıllarda ciddi şekilde denetlenmişti. Bu denetimler bitti, şimdi Sayıştay denetimi başlatıldı.
19.12.2010 tarihinde yürürlüğe giren yeni Sayıştay Kanunu'na göre; merkezi kamu idareleri, sosyal güvenlik kurumları, mahallî idareler, sermayesindeki kamu payı doğrudan veya dolaylı % 50'den fazla olan özel kanunlar ile kurulmuş anonim ortaklıklar, diğer kamu idareleri (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç) ile bu idarelere bağlı veya bu idarelerin ortak oldukları her çeşit idare, kuruluş, müessese, birlik, işletme ve şirketleri (kamu payının yarıdan az olması halinde ortaklık hakları yönüyle) Sayıştay denetimine tabi kılınmış durumda. Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları hariç ibaresi olmasına rağmen, Sayıştay şimdi İMKB ve İMKB iştiraklerini ve bağlı ortaklıklarını denetlemek istiyor. Sayıştay'ın denetleyeceği kurumlar arasında VOB, Takasbank ve MKK da var.
İMKB'nin ülkemizde kurulu diğer kamu tüzel kişiliğini haiz ticaret borsalarıyla hükmi şahsiyet, organları, faaliyetleri, çalışma ve yönetim yapısı itibarıyla bir farkı bulunmuyor. Sayıştay Kanunu ticaret borsalarını kapsam dışında tutuyor. Çünkü bu borsalar bugüne kadar hep meslek kuruluşu olarak kabul edilmiş. İMKB de bu bakımdan bir meslek kuruluşudur. Tüm organları üyelerince seçilmekte, yönetimi üyelerince yapılmaktadır. Sayıştay Kanunu esas olarak, "kamu idaresi"ni denetlemek amacında olduğundan, üyelerince yönetilen tüzel kişiliklerin bu kapsama girmeyeceği malumdur. Hele VOB, MKK ve Takasbank'ın kamu idaresi kapsamıyla ne ilgisi olabilir?
İMKB gelirlerini üyelerinin idaresinde kendi faaliyetlerinden elde ediyor. Giderlerini de aynı şekilde üyelerinin idaresinde bu gelirlerinden karşılıyor. Bütçesini kendisi yapıyor ve üyelerinden oluşan genel kurul onaylıyor. Düzenlemelere göre, İMKB'nin kamudan kaynak kullanması mümkün değil ve zaten bugüne kadar da kullanmamış. Ayrıca, Devletin Bütçe Kanunları'nda yer almadığı gibi Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu kapsamı dışında kalıyor. İMKB çalışanları da devlet memuru değil ve İş Kanunu'na göre istihdam ediliyorlar. Hatta şu ara çalışanların üye olduğu sendika ile toplu sözleşme görüşmeleri devam ediyor.
Tüm bunlar gösteriyor ki, İMKB'nin bir kamu kuruluşu olması mümkün değildir. Ancak bu gelişmelerin hepsi, İMKB'nin tam anlamıyla kamulaştırılarak, sektörden koparılmaya çalışıldığını da açıkça gösteriyor.

Yukarı