TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Şirketlerde imtiyazlar kalkar mı?

AKP’li vekiller tarafından verilmiş bir kanun teklifi var. 2/876 esas numarası ve 698 esas komisyon raporu sayısıyla görüşülen bu teklife, Komisyon görüşmelerinde Hükümet de olumlu görüş vermiş. Bu teklif de bir torba yasa niteliğinde. Özel güvenlikten, DSİ hukuk müşavirliğine, spor federasyonlarından sebze meyve haline kadar birçok konuda değişiklik yapıyor. Bazı maddeleri ise Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik öngörüyor. Yeni Ticaret Kanunu kabul edileli daha üç ay olmadı ama eskisinde değişiklik yapılması da ilginç. Yeni kanun kabul edilip yürürlüğü beklenirken, eskisinde değişiklik yapılması da Anayasa hukukçularının yanıtlaması gereken bir husus. Ticaret Kanunu’nun birden fazla maddesi değiştiriliyor ve bunların çoğunluğu yararlanacak olanların lehine hükümler. Ancak bir maddesi var ki eğer bu madde öngörüldüğü gibi geçerse Türkiye’de ortalığı karıştıracak türden.
Ticaret Kanunu’nun 401’inci maddesi anonim şirketlerde verilecek imtiyazları düzenliyor ve çok kısa bir madde. Yeni torba kanun ile bu maddeye 3 fıkra ekleniyor. Eklenen fıkralar verilecek imtiyazların iyiniyet kurallarına tabi olması amacını taşıyor. Madde gerekçesinde, anonim şirketlerde büyük pay sahibi olan özellikle kamu kurumları ile maddede sayılan diğer kuruluşların kaynaklarının kötüye kullanımının önlenmesinin amaçlandığı, ayrıca, Avrupa ülkelerinde imtiyazlı payların hem konusu hem de sağladığı ayrıcalıkların sınırlandırılması eğilimi ile Avrupa Toplulukları Mahkemesi’nin bu konuya ilişkin kararlarına uyum sağlandığı belirtiliyor. Yapılan düzenleme ile diğer ortakların, üçüncü kişilerin ve şirket tüzel kişilerinin, kanunun amacını aşarak tanınacak imtiyazlar nedeniyle zarara uğramamalarının hedeflendiği ifade ediliyor.
“Pay sahipleri arasında devlet, il özel idaresi, belediye ve diğer kamu tüzel kişileri, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, sendikalar, dernekler, vakıflar, kooperatifler ve bunların üst kuruluşları bulunan anonim şirketlerde ve iştiraklerinde; kamu tüzel kişileri lehine tesis edilebilecek imtiyazlar hariç olmak üzere, diğer pay sahiplerinden biri veya birkaçı lehine bu kanunda düzenlenen herhangi bir imtiyaz tesis edilemez.” Takip eden fıkrada da, mevcut şirketlerde yukarıda sayılan kurumlardan birinin ortak olduğu şirketlerde diğer ortaklar lehine yaratılmış imtiyazların 6 ay içinde kaldırılması gerektiği belirtiliyor. Kanun gerekçelerinde, devletin ve diğer sayılan kurumların kaynaklarının çarçur edilmesinin önlenmesi ve AB düzenlemelerine uyum sağlanması amaç olarak gösterilmiş.
Şüphesiz belki bundan sonra kurulacak şirketler için bu hükümler geçerli olabilir ama mevcut şirketlerde bu imtiyazların zorla kaldırılması sözleşme özgürlüğüne, hukukun temel prensiplerine aykırı. Bu nedenle bu hüküm yasalaşırsa Anayasa Mahkemesi’nde iptal edilmesi büyük olasılık olacaktır. Sermaye piyasası özeline geldiğimizde, halka açık şirketlerde benzer yapılar çok sayıda mevcut. Kanun bu şirketlerin piyasa fiyatlarında tam anlamıyla bir kaos yaratır. Sermaye piyasası ve borsa böylesine bir durumu asla kaldıramaz. Hatta bu madde kötüye kullanımlara da yol açabilir.
Halka açık şirketler dışında yine sermaye piyasasını ilgilendiren bazı kurumlar da bu durumdan fazlasıyla etkilenecek demektir. Örneğin, VOB’da İMKB ve Odalar Birliği yanında bankalar da ortak. Bankalara yönetime girme konusunda verilen imtiyazların kaldırılması gerekecek. Aynı şekilde Takasbank’ta İMKB ile beraber banka ve aracı kurumlar ortak. Banka ve aracı kurumların da Takasbank Yönetim Kurulu’na seçilmeleri konusunda imtiyazları mevcut ve bunlar da kalkacak.
Görüldüğü üzere, her yerde sıkıntı yaratabilecek bir düzenleme. Umarız meclis genel kurulunda bu madde çıkarılır ve ticari hayatımız bu yüzden bir kaos yaşamaz.

Yukarı