TVRadyo
İbrahim Haselçin
İbrahim Haselçin

Göz boyama oldu

Kredi derecelendirme kuruluşu S&P Türkiye'nin kredi notunu iyileştirmiş görünüyor. Yerel para cinsinden kredi notunu 2 basamak artırıp BB+'dan BBB-'ye yükseltti. Ancak döviz cinsinden kredi notunu değiştirmeyerek BB'de bıraktı. Yerel para cinsinden kredi notumuz yatırım yapılabilir seviyede ama döviz cinsinden kredi notu yatırım yapılabilir seviyenin 2 basamak daha altında. Yani asıl ihtiyacımız olan, herkesin, piyasaların beklediği kredi notu artışı döviz cinsinden olandı, ama ne yazık ki bu beklenti en azından şimdilik boşa çıktı.
Türk Lirası cinsinden kredi notunun artması piyasalarda yeni bir fiyatlamaya sebep olmayacak gibi görünüyor. Türk şirketleri ve Hazine yurtdışında TL borçlanmadıkları sürece, not artırımın getireceği daha düşük maliyet avantajından yararlanamayacaklar. Bu yüzden döviz cinsinden yatırım yapılabilir seviyesine çıkılmadığı sürece, daha düşük borçlanma maliyeti ya da bu kredi notunun altındaki tahvilleri alamayan fonların Türkiye'ye yatırım yapması gibi konular gündeme gelemeyecek.
Öte yandan, bu yarı not artırımı, mutlaka Türkiye'nin döviz cinsi kredi notunun da artacağının göstergesi olmayabilir. Çünkü, S&P Türkiye'nin notunun ekonomideki soğuma beklendiği gibi giderse, cari açık azalırsa, yapılan reformlar ile mali dengeler güçlenirse ve finansal sektördeki istikrar korunursa uzun vadeli kredi notunun artabileceğini söylüyor. Bu da yakın vadede kredi notumuzu artırmayacaklarının delili oluyor. O yüzden kredi notu arttı diye fazla sevinmemek lazım.
Dünyanın büyük fonları özellikle devasa emeklilik fonları bir ülkeye yatırım yapabilmek için o ülkenin kredi notunun yatırım yapılabilir seviyede olmasını şart koşar. Yıllardır bizden daha kötü durumdaki ülkeler yatırım yapılabilir seviyenin çok üzerinde nota sahiplerken ekonomi dışı nedenlerle bizim notumuz hep düşük seviyede tutuldu. Özellikle 2008 krizini takip eden günlerde bu tablo çok net ortaya çıkmıştı. 2008 krizinden çok başarısız çıkan, hatta bazı görüşlere göre krizin sorumlularından sayılan kredi derecelendirme kuruluşları itibar sağlama peşindeler ama yine de kararları ne yazık ki objektif olamadı.
Borsa önce S&P'nin Türkiye'nin kredi notunun Yatırım Yapılabilir Seviyeye Yükseltildiği yönündeki haberlerle hızla toparlandı. Gerçi S&P'nin haberinin ekranlara yansımasından önce çok hızlı alımlar olduğu yönünde şikâyetler olsa da, kısa süre sonra yükselişin bir kısmı geri verildi. Borsada bu iyimserliğin kalıcı olmasının pek mümkün olmadığı söyleniyor. Kredi notu artışının göz boyama olduğu ve uzunca bir süre artmayacağı düşünülünce piyasanın not artışından pozitif yönde etkilenmesi uzun sürmeyecektir.
Aslında piyasalar son dönemlerde dünya piyasalarına göre biraz daha pozitif hareket ediyordu. Ancak bu ayrışmanın çok uzun soluklu olamayacağı, mutlaka piyasaların dünya piyasalarıyla paralel hareket eder noktaya geleceği söyleniyordu. S&P'nin yarı not artışı hızlı bir yükseliş gösterse de, piyasalar kendi iç dinamiklerine çok hızlı dönecekler ve bu notun esamesi dahi okunmayacaktır. Diğer kredi derecelendirme kuruluşları eğer Türkiye'nin döviz cinsinden notunu yatırım yapılabilir seviyeye çekmezlerse piyasaların kredi notlarına bağlı hareket etmelerini beklemek doğru olmaz. Türkiye'nin hak ettiği notu bakalım hangi reyting  kuruluşu verecek?

Yukarı