TVRadyo
Özlem Dalga
Özlem Dalga

Kalkınmada kadının adı olmalı

Geçtiğimiz günlerde basına kapalı bir şekilde İstanbul'da gerçekleşen Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi (Business Council for Sustainable Development-WBCSD) yıllık toplantılarında, kalkınmanın sürdürülebilir olmasında kadın istihdamında en iyi uygulamalar da tartışılmış. Kadın istihdam paketinin açıklanmasının beklendiği bugünlerde en iyi uygulamalara bakmakta fayda var.
Konseyin Türkiye'den iki üyesinden biri olan Eczacıbaşı Holding CEO'su Erdal Karamercan'a göre sürdürebilir kalkınmanın yolu kadından geçiyor. Karamercan, "Goldman Sachs araştırmasına göre kadınların işgücüne katılım oranı erkeklerle eşit olsa ABD'nin milli hasılası yüzde 9 artacaktı. Grubumuzda kadın çalışan oranı yüzde 35 düzeyinde. 2012'de işe alımlarda kadın oranı yüzde 43'e çıktı. Türkiye'nin esas sorunu ne cari açık, ne başkası; Türkiye'nin sorunu kadın sorunudur. Kadınların işlerini kolaylaştırmak için esnek çalışma modeline geçtik. Grubumuzda kadın-erkek çalışan oranının 50-50 olmasını hedefliyoruz" diyor.
Eczacıbaşı Grubu'nda esnek çalışma modeliyle verimlilikte azalma olmamış. Kadın istihdamı 2014'te Davos'ta düzenlenecek Dünya Ekonomik Forumu'nda ana başlıklardan olacak. Dünya Ekonomik Forumu stratejik ortaklarından Accenture'ın Türkiye Genel Müdürü Tolga Ulutaş da, Türkiye'nin esas sorununun kadın sorunu olduğu konusunda Erdal Karamercan ile hemfikir.
Ulutaş, "Anadolu'daki işverenler esnek çalışma modeli konusunda İstanbul'daki holdingler gibi açık fikirli olmayabilir. Kadın istihdamını artırmak yerine azaltabilir. Kadın istihdamını artırmak için Accenture Türkiye olarak mobilitenin arttığı günümüzde uzaktan çalışma modelini öneriyoruz" diyor.
Ulutaş'a göre uygulamanın sürdürebilir olması için kârı negatif etkilememesi lazım. Uzaktan çalışma modeli, evden çıkmakta zorlanan kadınların para kazanmasını sağlayacak iken işletmelere de tasarruf etmelerini sağlayacak bir formül. Kadınların işgücüne katılım oranının sadece yüzde 31 olduğu ülkemizde kesinlikle kadın istihdamını artırmak için üzerinde düşünülmesi gerekiyor.


Sürdürülebilirliğin sırrı, tasarruf

20 yıl önce kurulan Dünya Sürdürülebilir Kalkınma İş Konseyi'nin (WBCSD) yeni CEO'su Peter Bakker ile yıllık konsey toplantıları için İstanbul'a geldiğinde tanıştık. Dünyanın önde gelen 200 şirketinin üye olduğu konseyde Türkiye'den sadece Eczacıbaşı Grubu ve Borusan Holding var. Konseyin yıllık toplantıları her yıl başka bir ülkede gerçekleşiyormuş. Bakker'a göre bu yıl konsey toplantıları için İstanbul'un seçilmesinin nedeni, İstanbul'un Doğu ile Batı'nın buluştuğu bir şehir olmasının yanı sıra Türkiye'nin sürdürülebilirlik alanında iş dünyasında gelişme açısından çok büyük potansiyeli olmasından kaynaklanmış.
Konsey toplantılarını izlemek için 500 üst düzey yönetici ve 70 CEO İstanbul'a gelmiş. Burada WBCSD Yönetim Kurulu Başkanı, Bank of America'nın Başkanı Charles O. Holliday iki yıldır sürdüğü görevini Unilever Dünya CEO'su Paul Polman'a bıraktı. Derneğin üyesi 200 şirketin ortak noktası, sürdürülebilirlik politikalarını içselleştirmiş olup, "mış gibi" yapmamaları.
Türkiye'den Borusan Holding ve Eczacıbaşı Holding dışında başka üye olmaması da bu sebepten. iki holding de sürdürülebilirlik uygulamalarını, verimliliklerini artırarak içselleştirmeyi başarmış. Karamercan'ın dediği gibi, işin sırrı sürdürülebilirlik uygulamalarından, neticede tasarruf edebilmelerinden kaynaklanıyor. Eczacıbaşı Holding'de karbon salımı yüzde 9, su tüketimi yüzde 25, enerji tüketimi ticari binalarda yüzde 14, Borusan Holding'de ise karbon salımı yüzde 6, su tüketimi yüzde 2, elektrik tüketimi de yüzde 4 azalmış. Darısı diğer Türk şirketlerin başına!

Yukarı