TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Almanya ve diğerleri

Avrupa'da kriz yayılmaya devam ediyor. Çevre ülkeler krizi olarak başlayan kriz içerisine  Yunanistan, İrlanda, Portekiz 'in arkasından İtalya ve İspanya'yı alarak büyüyor. Kriz sadece ekonomide değil, siyasette de fazla mesai yapıyor. Yunanistan'da Papandreu hükümeti, İtalya'da Berlusconi hükümetinin ardından İspanya'da da Zapatero hükümeti, krizin kurbanı oldu. Hafta sonu yapılan seçimlerde beklendiği gibi Sosyalistler ciddi bir yenilgi alırken, Merkez Sağ (People's Party) krizin de etkisi ile İspanya çapında bir zafer kazandı.

Kriz ilerledikçe resim daha net ortaya çıkıyor. Avrupa'da, "Almanya ve diğerleri" olarak ülkeler iki gruba ayrılmış durumda. Grafikte de görüleceği gibi Almanya'nın 10 yıllık borçlanma faizi % 2'nin altında iken, bu oran Fransa'da % 3.5, İspanya'da % 6.3 ve İtalya'da % 6.8 seviyesinde. Belki buraya kadar anlattığım durum, piyasaların biraz da alıştığı bir tablo haline gelmiş olabilir.

Ancak işin bir de EFSF, yani Avrupa Kurtarma Fonu tarafı var. Bu fon, şimdiye kadar ufak tefek de olsa borçlanma yaptı. Yani Avrupa'daki problemli ülkeler için tahvil ihracında bulundu. Grafikte görülen 2021 vadeli, yani 10 yıllık tahvil faizinin şu anki seviyesine bakıldığında krizin geldiği yer daha çarpıçı ortaya çıkıyor.

10 yıllık EFSF tahvilin ikinci piyasa da işlem gördüğü oranlar % 3.7 Seviyesi. Yani 10 yıllık Fransız tahvil faizinim bir miktar üstü. Hem Almanya hem Fransa hem de EFSF tahvili AAA  notuna sahip  olmasına  rağmen Alman tahvilleri ile Fransız ve EFSF tahvilleri arasında 200 baz puanın üzerinde bir bir fark var.

Bu tablo bize piyasada EFSF'in kurtarıcı olacağı yönünde ki politikacıların beklentilerinin aslında çok da geçerli olmadığı söylüyor. Bu kaygının bir sebebi de muhtemelen Fransa ile ilgili. Piyasa genel kanı Fransa'nın AAA notunun bir süre sonra düşürüleceği bununda hem EFSF'i hem de Avrupa yahvil piyasasının çok kötü etkileyeceğinden endişe ediliyor.

2011 bitiyor; tablo oldukça karamsar. Daha kötüsü, 2012'de daha olumlu olabilmek için ortaya atılan opsiyonlar da daha hayata girmeden etkisini kaybediyorlar.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
22 Kasım 2011 Salı, 12:32 Misafir belki de en doğrusu almanyanın eurodan çıkmasıdır.bu sayede istenilen kadar euro basılır, devalüasyon yapılamadığından rekabet gücü kaybolmuş ülkeler krizi daha kolay atlatabilirler.geçiş döneminden sonra almanya tekrar sisteme döner. ama bu arada altın almaktan vazgeçmeyin demek lazım. tunc kar
21 Kasım 2011 Pazartesi, 18:10 Misafir demek ki altın ve gümüş almak lazım, herkes kendisini sigortalasın.
Yukarı