TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Piyasa Euro'yu test ediyor

Dün akşam üstü piyasalarda yeni bir satış dalgası oluştu. Piyasalarda nereden çıktığı belli olmayan spekülasyonlar, önce alım iştahı yarattı; sonra gerçekleşmeyince satışa neden oldu.

Bu iddiaların ilki daha geçen Cuma olmayacağı açıklanmasına rağmen "ESM- Avrupa İstikrar Fonu-"nun borçlanma tavanının 500 milyar eurodan yukarıya yükseltileceği haberleriydi. Piyasa önce bu haberle yükseldi. Öğleden sonra Merkel'in kesinlikle buna karşı olduğu haberi gelince, piyasalar tekrar 'kırmızıya' döndü.

İkinci iddia ise, Avrupa'da işler kötüleşince FED'in akşam yapılacak toplantıda 3. tur parasal genişlemeye yeşil ışık yakabileceği beklentileriydi. Aslında düne kadar kimse FED'den böyle bir şey beklemiyordu. Ancak 'umut, fakirin ekmeğidir' sözünden hareketle, piyasa bu kez FED'e umut bağladı. Fakat  bu beklenti de tutmadı. Bernanke tahmin edildiği gibi 'ekonomide aşağıya doğru riskler devam ediyor, Avrupa, ABD ekonomisini tehdit ediyor' gibi cümleler kullanmasına rağmen, 3. tur parasal genişlemenin startını vermedi. Anlaşılan o ki; Bernanke kalan son -yarım-kurşununu Avrupa'da işler iyice yolundan çıktığında kullanmak isitiyor.

Bu noktada akla ister istemez şu soru geliyor: Piyasa neden kendi kendine beklenti yaratıp, sonra gerçekleşmeyince satıyor?

Bence, piyasa Euro Bölgesi'ni ve bütün politikacıları test ediyor. "Avrupa'da liderlerin uzun vadede bir siyasi birlik ve beraberlik göstermesine rağmen, piyasaların esas ilgilendiği hesabı kim ödeyecek" sorusu cevaplanmadığı için piyasa gergin. Yatırımcılar kısa vadede ellerindeki tahvil ve hisse senetlerinin akibetini bilemediği için her gece eve huzursuz gidiyorlar. İşte bu sebeple de piyasada balon yaratıp,  olmayınca tekrar satıyorlar.

Diyebilirsiniz ki; bunun kime ne faydası var? Yatırımcı da bu işte zarar görüyor.

Doğru; ama politikacılar da her defasında bir mesaj alıyor. Böylece Merkel'den Sarkozy'ye kadar bütün politikacılar, piyasaların ancak ve ancak 'kısa vadede para  ve likidite' ile ilgilendiğini anlamış oluyor.

Şimdi sorulacak sorular  şunlar;

- Merkel ve Alman disiplini piyasaların taleplerine ne kadar kayıtsız kalacak?

- Eğer bir noktada pes edecekler ise bunca sıkıntıyı çekmenin sebebi ne?

 

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
21 Aralık 2011 Çarşamba, 11:53 Misafir daha once cogunluk ucar kacarken hep belirttik gerceklerden kacis olamayacak diye. sabunlanmis butun verilere artik sabun yetmiyor. mevduat faizleri 14% seviyelerini gorecek diye 10 ay once burada yazdim, su and 12,5% lar goruldu. bu tcmb baskani ile bu ekonomi yonetimi ile olmaz. euro falan hikaye, turkiye gercek krizini yasayacak. tasarruf sahiplerinin faizinden calip onune gelene kredi verdiler ucuz tarifeden, gorecegiz bakalim bu ucuzculari 120 ay boyunca dans ederken. . .
20 Aralık 2011 Salı, 11:32 Misafir bilmiyorum farkındamıyız ama lehman benzeri bir krize ab nedeniyle girdik.mb mudahalesi şu aralar yel degirmenleriyle savasmak olur.böyle giderse yapılacak tek şey faizin artmasıdır.faiz koridorunun üst seviyesine gelmeden, beklemekten başka yapılacak birşey yok gibi. tunckar
14 Aralık 2011 Çarşamba, 20:53 Misafir ekonomistlerin tahminleri aslında hiçbir zaman tutmaz.ekonomistleri tarihciler gibi düşünmek lazım, iş biter ekonomistler ona uygun kılıf oluşturup biten işi yorumlarlar. bu bile işin gercek nedenini açıklamaktan uzaktır.düşünceleri okuldan mezun olduğunda zaten geçerliliğini kaybetmiş öngörülere takılı kalmış ve gerçekle bağlantısını kesmiş bilgilere dayalıdır.eger bir sıralama istiyorsanız bu işte ilk sırada büyük para sahipleri,sonra bağımsız analistler ve en altta ekonomistler yer alır.tunc kar
Yukarı