TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Merkez Bankası kararı, sonrası ve kur...

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dün Mayıs ayı PPK toplantısını yaptı ve faiz kararını açıkladı. Beklendiği gibi politika faizine dokunmayan TCMB, çoğu ekonomiste göre süpriz yapıp zorunlu karşılıklarda da değişikliğe gitmedi.

Dün piyasalarda alınan bu kararların sebepleri tartışıldı. Genel olarak TCMB'nin şu ana kadar aldığı önelmelerin yerinde olduğu konusunda hemfikir olan ekonomistler, şu andan itibaren Merkez  bankası için gelişmelerin gerisinde kalma ( behind the curve) ihtimalinin oluşmaya başladığından endişe ediyor.
 
2010 yılı Eylül ayından beri munzam karşılıklarda 900 baz puanlık bir artışa gidildi. Diğer yandan aynı dönemde politika faizinde 75 baz puanlık bir indirim söz konusu oldu aynı. Alınan bütün önlemler, %8-%9 seviyesine çıkan cari açığı azaltma amacı ve bunun içinde bankaların verdiği kredi portföyündeki artışı azaltmayı hedefliyor.

Şu ana kadar bu iki kulvarda alınan önlemlerin henüz etkisini göstermediğini görüyoruz. Henüz diyorum çünkü, Merkez Bankası ısrarla "alınan önlemlerin ikinci çeyrekten sonra etkisini göstereceğini" söylüyor.

Dünden beri piyasa hareketlerine baktığımızda piyasanın kafasının karışık olduğunu görüyoruz. IMKB ve faiz tarafı daha ılımlı tepki verirken, özellikle kurda satış baskısı bir miktar daha arttı. Sepet kur 1,9350 seviyesine kadar yükseldi ki, bu son 2.5 yılın  en yüksek seviyesine işaret ediyor.

Yurt dışında dolar endeksinde artışın devam etmesi, riskli varlıklardan piyasanın  çekilmeye başlaması, zaten gelişmekte olan ülke kurlarını bir süredir baskı altında tutuyordu. Bir de son alınan kararlarla TL'nin faizinin bir süre daha artırılmayacağını anlayan yabancı oyuncuların, bu seviyelerden çok da fazla Türk Lirası pozisyonu alamak istemediklerini anlıyoruz.

Aylık 9-10 milyar dolarlık cari açığın doğal bir sonucu olarak da içeriden ithalatçı şirketlerin dolar/euro taleplari, her gün piyasada bankalar tarafından karşılanmaya çalışılıyor. Ancak bu havuz da sonsuz değil.

Bir yandan Merkez Bankası günlük dolar alımları ile piyasadan döviz çekiyor, bir yandan yabancı döviz alıyor ve vatandaş da DTH bozmayınca kurda yukarı doğru hareketlenme kaçınılmaz oluyor.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
26 Mayıs 2011 Perşembe, 20:08 Misafir turkiyede `ozerk`lik anlayisi sadece o,z,e,r,k harflerinin yanyana gelmis olmasi ile aciklanabilecek bir durumdur.sozde ozerktir ve bu bile siyasilere yetmeyerek ozerkliklerin kisitlanacagi aciklanmistir.hukumet daha nasil bu ozerk kurumlar tarafindan memnun edilebilir bilemiyorum.bu sadece merkez icin degil ornegin ff icin de gecerli bir durumdur.herkes de goruyor biliyor zaten.
26 Mayıs 2011 Perşembe, 18:59 Misafir "merkez bankasının yönetimi siyasete 100% güdümlü" evet bu pkk'dan çıkan kararın özeti bu!
26 Mayıs 2011 Perşembe, 15:39 Misafir merkez bankasının yönetimi siyasete 100% güdümlü ve oyalama taktiği ile zaman geçiriyorlar. bıraksınlar bu fed havasını, sonuçta türkiye kendinin olmayan parayla ayakta kalmaya muhtaç olduğu sürece bu havalar sökmez. yükümlülüğünü yerine getiremeyen ve bir bankadan aldığı borçla diğer bankaya olan borcunu kapatmaya çalışan vatandaş şabandan ne farkı var türkiyenin. borç bulamadığı an bitik. birde merkez bankası ile ilgili yorum yaparken "merkez bankasının elinde çok data seti var" cümlesini kullanan ekonomi kanalları havaya sokuyor merkez bankasının yöneticilerini, öngörü olmadıktan sonra boş
Yukarı