TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Bankalar erimeye devam ediyor

Lehman Brothers'ın batmasının ardından neredeyse 3 sene geçti. Bu süreçte ABD'de  bir kez, Avrupa'da da 2 kez bankacılık stres testi yapıldı. Bazı bankalara el konulurken bazı bankalar sermayelerini güçlendirmek zorunda kaldı. Ancak bugün gelinen nokta, bankacılık sektörü için son derece sıkıntılı.

Deutsche Bank CEO'su Josef Ackerman dün bu durumu çok net bir şekilde ifade etmiş. Bankacılık sektörünün şu anki görüntüsünün kendisine 2008'in son dönemini hatırlattığını belirterek eğer önlemler alınmazsa, büyük depresyon sonrası yaşanabilecek en büyük ekonomik buhranın yaşanabileceği konusunda uyarıyor.

Ackerman'a bu tespiti yaptıran en önemli sebeplerden birini sanırım aşağıdaki grafik gayet güzel açıklıyor. Örneğin Deutsche Bank'ın fiyatı yıl başından beri % 40 aşağıya geldi. Piyasa değeri yıl başından beri 14 milyar euro azalarak 22 milyar Euro'ya indi. Diğer yandan başka bir Alman bankası, Commerzbank'ın piyasa değerindeki erime daha vahim. Hisse fiyatı yıl başından beri % 60 oranında gerileyen Commerzbank'ın piyasa değeri 9 milyar Euro'ya geriledi.

Durum sadece Almanya ile sınırlı değil. Fransa'da da bankalar hızlı erimeye devam ediyor. Ağustos ayı içerisinde fonlama zorluğu çektiği dedikoduları ayyuka çıkan Societe Generale yıl başından beri %50 aşağıda. Piyasa değeri 15 milyar Euro'ya gerileyen Societe Generale'in elindeki İtalayan ve Yunan tahvillerinin yüksek miktarda oluşu ve bu portföyü taşımakta zorlanıyor olması bankanın piyasalarda işlem yapmasını zorlaştırıyor.

Peki ne olacak?

Umutlar 9-10 Eylül'de  G7 ülkelerinin Ekonomi Bakanları ve Merkez Bankaları Başkanları ile birlikte Fransa'da yapacağı toplantıya yöneldi. Buradan alınacak bir ortak duruş ve piyasalara verilecek 'ülkeler bankalarının arkasında' mesajı belki bir miktar piyasaları rahatlatabilir.

Ancak verilen mesajlar üzerinde piyasaların yön bulması çok uzun soluklu olmuyor. Yatırımcılar güvenmedikleri ya da üzerinde herhangi bir soru işareti oluşan hiçbir şeye para yatırmak istemiyorlar.

Kısaca 'Yemek bitti, hesabı kim ödeyecek?' noktasındayız? İşin kötüsü masada cebinde parası olan pek de kimse yok gibi.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
06 Eylül 2011 Salı, 15:51 tunc kar abd, avrupa birliği durgunluğu aşmak için para basarken, isvicre, japonya paraları aşırı değerli olmasın diye para basıyor, yani her durumda dünya ekonomisinin kaldıracağının çok üstünde para basılıyor.sonuç: altın artıyor ! altın fiyatlarının artması politicacıların ve merkez bankalarının ne kadar aptalca işler yaptığının göstergesi değil mi?
06 Eylül 2011 Salı, 14:12 Gökhan MOLLA avrupa artık siyasi çekişmeyi bırakıcak ve her ülke çökerttikleri finans sisteminin sorunları için elini taşın altına sokucaklardır. avrupa merkez bankalarından olumlu haberler gelmesi gerekiyor helede fed'e büyük önem düşüyor burda. qe2 ardından piyasalar güven bulup 1 yıl kadar ralli yaşadı. tekrar aynı durumun oluşması gerekiyor yoksa büyümenin yavaşlaması ileride tüketimin dahada azalması ile daralmaya dönüşücektir. enflasyon kaygıları yüzünden piyasayı fonlamamak daha ciddi riskler oluşturulucaktır. bide avrupada ispanya ve italyayı kurtarmak yunanistan gibi kolay deil erken davanmak lazm
Yukarı