TVRadyo
Cüneyt Başaran
Cüneyt Başaran

Merkel tek başına bu yükü kaldırabilecek mi?

Önce Avrupa Maliye Bakanları zirvesi yapıldı. Bu toplantıya ABD'den Hazine Bakanı Tim Geithner de katıldı. ABD'nin bu toplantıda Avrupa'ya verdiği mesaj netti: 'Bu işi daha fazla uzatmayın' Hafta içinde Washington'da IMF-Dünya Bankası toplantıları oldu. Orada da Avrupalı liderler kuşatma altındaydı. Herkes Avrupalı Bakanların peşinden koşuyordu. Sorular hep aynı; Yunanistan temerrütte düşecek mi? Arkasından diğer problemli ülkeler gelecek mi? Almanya EFSF'nin ( Avrupa Kurtarma Fonu) büyütülmesi ve ortak Euorobond ihracı için ne düşünüyor?

Bu hafta sonu da gelinen noktada oldukça benzerdi. G20 zirvesinde gözler yine Avrupalı liderlerdeydi. Bu sefer eleştirilerin dozu daha da arttı. Kanada Merkez Bankası Başkanı 440 Milyar euro civarında büyüklüğü olan EFSF'nin en az 1 trilyon Euro'ya çıkartılmasını istedi. Diğer yandan Tim Geithner de son 3 senedir yaşanan ekonomik krizin merkezinin Avrupa'ya kaydığını ve ECB'nin (Avrupa Merkez Bankası) daha sorumlu ve aktif davranması gerektiğini söyledi. Son darbe de IMF 'den geldi. IMF'nin Fransız başkanı Lagarde, IMF'nin bu krizi tek başına önlemesinin mümkün olmadığını ve Avrupa'nın elini cebine atması gerektiğini belirtti.

Gözler Merkel'de..

Bütün yukarıdaki eleştiri ve çağrıların aslında muhattabı Almanya ve onun lideri Merkel. EFSF'nin kaynağının artırılmasından tutun da ECB'nin krize karşı daha aktif rol oynamasına kadar tüm çözüm yolları Almanya'nın 'OK' demesine bağlı.

Peki Almanya ne istiyor?

Aslında Avrupa Birliği'nin kuruluşundan bu yana geçen sürede ekonomik olarak en kazançlı çıkan ülkenin Almanya olduğu artık herkesin bildiği bir konu. Bütün ülkelerin büyüme konusunda birbirini ezdiği noktada 2011 ikinci çeyrek rakamlarına göre Almanya'nın GSMH büyüme oranı % 2,8. Bu rakam diğerleri ile karşılaştırıldığında oldukça iyi görünüyor. Diğer yandan % 10 artı veren dış ticaret fazlası da EURO ZONE denilen bölgenin Almanya için ne kadar önemli olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.

Peki sorun ne?

Almanya'nın bunca aşikar faydasına rağmen Avrupa Birliği'nin dağılmasına kadar gidebilecek olan bu süreçte ayakdiriyor olmasının sebebi ne? Bunun ekonomik ve poliitik yönleri var.

Ekonomik tarafı; eğer Almanya EFSF'ye daha fazla kaynak aktarırsa çevre ülkelerin borçları bir anlamda Almanya'nın toplam borcu haline gelmiş olacak. Borç/GSMH oranı % 3'ler seviyesinde olan Almanya'nın EFSF'ye ekstra 400 milyar Euro daha vermesi durumunda bu oran % 10'lara yükselebilir. Bunu kolay kolay hiç bir Alman vatandaşının onaylaması mümkün olmayacaktır.

Politik olarak ise Sarkozy'nin başına gelenler Merkel'i endişelendiriyor. Senato seçimlerinde ciddi bir yenilgi alan Sarkozy, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine 7 ay kala politik kariyerini tehlikeye soktu. Bu resme bakan Merkel alacağı kararların vebalinin yüksek olmasından endişe ediyor.

Bu sebeplerle gözler Merkel'de. Bu saatten sonra sadece Almanya'nın dedikleri piyasalardaki tansiyonu azaltabilir.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
26 Eylül 2011 Pazartesi, 14:46 Misafir bu krizi aşmalarının imkanı yok ancak oteleyebilirler soyleki ekonominin carkı ancak harcamayla donebilir.gırtlagına kadar borclu insanlar mevcut borclarını zor oduyorken birde nasıl harcama yapabilirler. harcama yapamazsa ekonominin carkları nasıl doner. turkiye su an borclulugu dusuk oldugu icin harcayabiliyor ve ekonomisini buyutebiliyor. yarın bizde onlar kadar borcumuzu artırdıgımızda bizim ekonomimizde durgunluga girecek. tek cozum tum borcları sileceksiniz ve insanlara para vereceksinizki harcama ve dolayısıyla ekonomi olsun
26 Eylül 2011 Pazartesi, 12:17 Misafir sorun para olmamasında değil fikir olmamasında! tunc kar
26 Eylül 2011 Pazartesi, 11:05 Misafir bu işler kürekçi kavgasına döndü, ülkeleri yönetenler kabiliyetsiz ve öngörüsüz kişiler genellikle. sarkozy, obama, merkel vb. bunlarla olmaz...bütün bu kabiliyetsiz kişi ve sistemlerin alt fonksiyonu olan türkiye daha doğrusu ekonomi yönetimi ve onların bağlı oldukları nasıl bu kadar güvenli duruş sergileyebiliyorlar anlamak zor. imf nin son türkiye raporunda söyledikleri oldukça mantıklı ve doğru yorumlar...türkiyenin durumu şu : anadoluda babadan kalma işin boyutuna bakmadan lüks yaşayan, işletme sermayesini bile kediye yükleyen evlat durumu...maalesef !
Yukarı