TVRadyo
Emre  Alkin
Emre Alkin

Ne olacak bu Galatasaray'ın hali?

Bu köşenin müdavimleri kâh isimsiz yorumlar kâh da bizzat mail ve telefon yoluyla bana mesaj göndererek, illa ki Galatasaray ile ilgili bir yazı yazmamı istemekteler. "Onları kırmamalı ama diğer yandan da Bloomberght'nin prensiplerine uygun bir yazı yazmalı" diye düşünüp durarak geçirdiğim hafta sonu neticesinde, faydalı bir şablon oluşturmaya karar verdim. Bu şablon sayesinde yazacağım yazı evrensel prensiplere oturacak ve şahsi yorumlardan uzak kalabilecektim. Ancak konuyu çok uzatmadan da anlatmam gerekiyordu. Sanıyorum başardım. Dilerseniz paylaşayım:

İster futbol kulübü ister meslek kuruluşu olsun, ulusal anlamda saygı görmek ve küresel anlamda da tanınmak için şu özelliklere sahip olunması gerekir:

1. AKILCILIK (rasyonellik): Hangi konuda olursa olsun, sivil toplumun temsilcisi olan kurumlar, parasal faaliyetlerinden eğitime, sportif faaliyetlerinden organizasyon şemasına kadar mutlaka hesap verebilir bir seviyede olmalıdır. Eğer faaliyetleri evrensel bir şablonda ölçümleyemiyorsanız, yönetmeniz de mümkün değildir. Bu nedenle uluslararası kabul edilmiş karşılaştırmalar ile faaliyetleri ölçümlemeniz gerekmektedir. Sivil toplum kuruluşlarının ana amacı, tüzükte belirtilen hedeflerdir ve Mali Tablolar bu amacın önüne geçemez. Ancak, tüzükte belirtilen görevlerin istikrarlı şekilde başarılması için mutlaka kaynakların doğru şekilde kullanılması gerekmektedir. Bu nedenle hem Mali Tablolar hem de Dernek Faalliyetleri akılcı bir dengede yönetilmelidir.

2. LİDERLİK: Buradaki liderlik, liglerde şampiyon olmak, rekor kırmak ya da en pahalı işi yapmak değildir. Önce ülkeyi, sonra da camiayı uluslararası alanda en üst seviyede temsil ettiğinin bilincinde olmaktır. Böyle bir temsilin galibiyetler kadar, kurallara saygı gösteren, konuksever, doğru zamanda doğru sözü söyleyen ve yapan, borç ve alacağına karşı basiretli olmak gibi özellikler taşıması gerektiği bilinmelidir. Camianın mensuplarının dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar, özdegerlerini kaybetmeden her şarta adapte olabileceklerini, ülke menfaatleri ve evrensel değerler arasındaki çizgiye doğru taraftan bakabilen, "güvenilir" kişiler olarak bilinmesi, liderliğin ön koşulları olarak düşünülmelidir. Basit bir ifadeyle, lider camianın temsilcileri özel hayatlarından iş hayatına kadar örnek kişiler olmalıdır.

3. VEFA: Sakın bu özelliği duygusal bir şekilde yorumlamayın. Vefa aynı zamanda tarihe saygıdır. Kriz dönemlerinde bir camiayı düzlüğe çıkaracak personel her zaman, çalıştığı yerin geçmişini iyi bilen insanlardır. Deneyimli ve becerikli personel ile aynı niteliklere sahip yoneticiler sayesinde kurumlar ayakta kalır. Bu nedenle seçilenlerin gelir gelmez kurumsal hafızaya sahip olmayan yeni yöneticileri atamaları her zaman sancı yaratır. Değişime personel ile başlanmaz. Değişim ilk önce tüzükte yazılmış ve kurucusu tarafından tanımlanmış olan misyonu yakalamak için gerekli olan yeni vizyonu tanımlamak ile başlar, sonra da kabul edilen yeni vizyona uyacak organizasyon yapısı oluşturulur. Bu organizasyon yapısı gerekli olan insan kaynağının nicelik ve nitelik tarifi ile nihayetlendirilir. Tüm bu aşamalarda camiaya hizmet etmiş ve etmekte olan kişileri rencide etmeden süreci yönetmek, vefanın en onemli göstergesi olacaktır. Vefa duygusu taşımayan bir topluluğun ismi camia olamaz.

4. NEZAKET: Camialar, yoneticilerin değil üye profilinin ruh halini ve yaklaşımlarını yansıtmalıdır. Dolayısıyla, sakin konuşmak ama bunun yanında camianın gücünü belli edecek mesajları vermek esastır. Hitap edilen kitle sadece üyeler veya diplomatik lisan kullanan kişiler değil, toplumun tüm kesimleri olduğu için verilen mesajlar karmaşık değil net olmalıdır. Bu sebeple, kısa vadede prim yapan ancak uzun vadede camiayı yalnızlaştıracak provokatif söylemlerden uzak durulmalıdır. Eğer küresel anlamda başarı isteniyorsa kesinlikle "biz ve onlar" anlamına gelebilecek nezaketten uzak yakıştırmalar ve yaklaşımlar benimsenmemelidir. Hiçbir camia tek başına uluslararası başarıyı yakalayamamıştır. Toplumun tüm kesimlerinin sessiz konsensüsü veya desteği olmadan bir ulusun en üst düzeyde temsili imkan dahilinde değildir. Dolayısıyla camianın sözcülüğü üstlenen kişilerin konuşmalarına bu özen içinde yapması gerekmektedir.

Şimdi yukarıda bahsedilen bilgiler ışığında, Başkan Adaylarının ve yönetim kurulu listelerinin özlenen başarıyı, misyona uygun yeni vizyonu yakalayıp yakalayamayacağına siz karar verin.

BU YAZIYA YORUM YAZ
 
25 Nisan 2011 Pazartesi, 07:46 Misafir i̇nşallah bazıları anlamıştır bu yazılanları.
23 Nisan 2011 Cumartesi, 20:12 Misafir benim oyum turgay kiran'a
21 Nisan 2011 Perşembe, 09:30 Misafir bu yazıyı 14 mayıs'ta mektebi sultani'nin kapısına asalım. bazıları okusun da ibret alsın. bravo hoca
Yukarı