TVRadyo
Gökhan Şen
Gökhan Şen

Kamunun Faizine Ayar Yolda

İlgili kaynaklardan öğrendiğimize göre kamunun elindeki mevduatına karşılık alacağı faize bir ayar geliyor. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, kamunun elde edebileceği mevduat faizi gelirine sınır gelecek.

NEDEN YAPILIYOR?

Ekonomi yönetimi şöyle düşünüyor. Öncelikle, özellikle 3. çeyrek ile belirginleşen bir ekonomik yavaşlama söz konusu. Oysa bu yavaşlamaya rağmen faizler yüksek. Bu yüksekliğe sebebiyet veren bazı katılıklar var mı? Varsa bunları çözelim. Eğer faizlerde belli bir rahatlama sağlanırsa kredilerde de bir canlanma olmasının önü açılır. Burada kamu ön alırsa diğerleri de takip edebilir.

Bankalarla yapılan görüşmelerde fedakarlık istenmiş ve faizlerin yüksek olduğu vurgulanmıştı. Bankalar da kaynakların kıtlığından ve kaynakların başında gelen mevduatın pahalı olmasından yakınmışlardı. İşte şimdi bu maliyeti aşağı çekerek bankaların daha ucuza borçlanabilmeleri sağlanmaya çalışılıyor. Bu maliyetin nasıl pahalı hale geldiğini ve merkez bankası fonlamasına göre artan oranda ortalamdan koptuğunu aşağıda görebilirsiniz.

 

NASIL YAPILACAK?

Halihazırda kamu kurumlarının mali kaynaklarını nasıl değerlendirebilecekleri Kamu Haznedarlığı Genel Tebliği ile belirlenmiş durumda*. Yine bu tebliğin ekinde** yer alan tabloda da kabaca bir kurumun alabileceği faiz oranları belirtilmiş durumda. Açıkçası buradan sonrası oldukça karışık. Bu mevduatın rekabete açık olan ve olmayan kısmı var. Aynı zamanda Resmi Kuruluşlar hesabından takip edebildiğimiz mevduat büyüklüğü ve toplam kamu mevduat büyüklüğü arasındaki farkı doğru bir şekilde takip etmek ve izini sürmek pek mümkün değil. Üstelik çıkarılacak yeni tebliğin içeriği de pek belli değil. Bu yüzden kamunun kendisinde dahi herhangi bir çalışma yapılmamış. Ne mevduat sahibi olanlarda ne de bankalar tarafında. Yine de biz deneyelim.

Aşağıda paylaştığım Ek'e göre kamu kabaca, 30 günden uzun bir süre mevduat tuttuğunda ilgili dönemin bono faizinden düşük kazanamıyor. Hatta kurumların elindeki fonu daha fazla puan talep ederek bankalara yatırdığını öğrendim. Bir banka ile türlü işi olan fon, belediye ya da diğer kamu kurumu bunları gerekçe göstererek daha iyi oranlar talep ediyorlarmış. Doğaldır, her müşteri bunu yapar. Böylece kamu, parasını 1 aydan uzun yatırdığında kabaca %10 bileşik faizden fazla kazanıyor diyebiliriz. Çıkarılacak tebliğ ile bu oran aşağı çekilerek mevduat faizleri aşağı getirilmiş olacak. Eğer doğru anlıyorsam, Ziraat Bankası, Halkbank, Vakıfbank ve yeni kurulan iki kamu katılım bankası olan Ziraat Katılım ve Vakıf Katılım için bu yeni kurallarla mevduat toplama mümkün olacak. Haberi duyan özel sermayeli bankaların da bu işe talip olduğunu öğrendim ancak bu sanıyorum şimdilik konu dışı bir unsur.

NEYE YARAYACAK?

Tebliğin içeriği belli olmadığı için ben de varsayımlar ile ilerliyor olacağım. Günahı boynuma. Yine de en azından takip edebileceğiniz bir mantık silsilesi kurmaya çalışacağım.

Bankalar kendilerinde park etmiş olan kamu mevduatının ne kadarının rekabete açık olan / olmayan kısmı olduğunu paylaşmıyorlar. Ancak bir kamu bankasından aldığım verileri genele yayacak olursam, bu tebliğ ile beraber yaklaşık 50 milyar TL'nin etkileneceğini hesaplıyorum. Yeni oran TCMB borç verme faizi olan %8,25 olursa bu tutarın ortalama maliyeti 2 puan azalmış olacak. Bankalarda 1 trilyon 340 milyar TL mevduat var. 50 milyar TL bunun %4'ü demek. %4'ün maliyeti %20 düşecekse bu toplamda 8-10 baz puanlık tüm mevduatlar üzerinden bir indirim demek. Eğer bu mevduat özel bankalara açılmayacaksa etkinin bu kadarla sınırlı kalacağını düşünüyorum.

Böylece kamunun faiz gelirinden ve dolayısıyla karından feragat ederek bu marjın bu mevduat ile kredi kullanacaklara sübvansiyon olarak aktarılacağını görüyoruz. Ancak mevduat faizlerinin genel düzeyinde bir düşüş imkanı, tebliğ bu hali ile çıkarsa, realize olmayabilir. Bu yüzden etkiyi şöyle formülize edebiliriz:

Kamu kurumlarındaki marj erimesi ---> Kredi maliyetlerindeki düşüş + Genel kaynak maliyetinin aşağı gelme ihtimali.

Merkezin piyasaya verdiği 100 milyar TL ve buradan gelecek 50 milyar TL'yi düşününce kabaca yaklaşık 150 milyar TL'nin piyasa koşullarına nazaran ucuz kaynak olarak aktarılması önemli. Ancak bu önlemlere rağmen piyasa faizlerinin yükseldiğini görelim. Bunun sebebi kaynak kıtlığı ve risk primindeki artıştır. İşin bu tarafını da ihmal etmemek gerek.

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2015/11/20151118-16.htm

http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2013/09/20130911-8-1.xls

Yukarı