TVRadyo
Güzem Yılmaz
Güzem Yılmaz

PİYASA BAROMETRESİ

Hava durumunu önceden tayin etmek için atmosfer basıncına barometre ile bakarsınız, peki şuan piyasanın basıncı kaç atm dersiniz? Tüm oynaklık ve risk göstergeleri bir nevi barometre ise BREXIT sonrası basıncın yükseldiği aşikar. Fakat ben yine de oyumu Brexit’e rağmen yazın çok sıcak geçmeyeceğinden yana kullanıyorum..

Tarihi yüksek seviyede seyreden oynaklık göstergeleri geriliyor

Brexit sonrası;

-          25,76 ile Mart 2016 zirvesine yükselen VIX (hisse oynaklığını ölçen korku endeksi) yeniden 13 seviyesine geriledi.

-          MOVE (ABD tahvil oynaklığı) endeksindeki iyileşme VIX kadar keskin olmadı, malum tahvil piyasası risk off ile yoğun talep görüyor ve fiyatlamalar dengesiz..

-          J.P. Morgan Gelişen Ülke Oynaklık Endeksi ( GOÜ kurlarında 3 aylık implied-zımni oynaklığın ortalaması) Mart 2016 zirvesi 11,48’den 10 seviyesine geriledi.

-          BOFA Finansal stres endeksi ve Bloomberg Finansal durum endeksi (libor+ted spread+T-BİLL+kurumsal faizler ile hesaplanır) ABD için “-“ seviyelerden “+” ya geçti. Avrupa’da ise hala ekside olmasına rağmen iyileşme kaydetti.

-          Başta İtalya ve İspanya olmak üzere sert yükseliş yaşayan CDS risk primleri, Doğu Avrupa ülkeleri önderliğinde ortalama 5-6 bp düştü.

Tüm bu göstergeler en son 2016 Şubat-Mart aylarında bu kadar yükseldi ve biraz hafızamızı zorlarsak o dönem 1-Siyah kuğu Çin mi? 2-Avrupa bankacılık krizine mi hazırlanıyor? endişelerinin piyasa dinamiklerini bozduğunu hatırlayabiliriz. Şu anki fiyatlamada ise her ne kadar BREXIT sonrası piyasalarda negatif sert tepki görsek de son 1 haftadır kayıpların telafi edildiğini ve başta hisse piyasaları olmak üzere riskli varlıklara yeniden talep geldğine tanık oluyoruz.

3.çeyrekte ise merkez bankalarından bol likidite desteği devam ettiği (BOJ’un ek teşviği, BOE’nin faiz indirimi ve FED tarafından ötelenen faiz artırımı) , İngiltere’de eski Başbakan Cameron’dan sonra AB ile süreçte daha uyumlu olan Therasa May’in başa geçtiği ve özellikle Avrupa bankalarında (özellikle İtalyan bankalarında sermaye koşulları için Almanya’nın daha cömert ve esnek olması) stresin azalarak sistematik riske dönüşmediği koşullarda; gelişen ülke piyasaları ve küresel hisse senetleri için iyimserliğin devam edeceği kanısındayım.

Mevcut bol likidite koşulları sağlansa bile kısa vadede küresel piyasalarda hiç mi kötümserlik yok sorusuna ise  tahviller en iyi cevap olabilir;

1-      ABD hazine ihalelerinde tahvile zayıf talep: Bu hafta gerçekleşen 20 milyar dolar değerinde ABD 10 yıl vadeli hazine tahvili ihalesinde talep 2009'dan bu yana en düşük seviyede gerçekleşti. Pazartesi ise 3 yıl vadeli hazine tahvili ihalesinde de benzer şekilde talep 7 yılın düşüğünde kalmıştı. İhalelerde talepte yaşanan gerileme ABD tahvillerinde bütün vadelerde satış yaşanmasına sebep oluyor.

2-      Almanya 10 yıllık hazineihalesinde tarihinde ilk defa negatif getiri sundu: Almanya Merkez Bankası Bundesbank, Çarşamba günü gerçekleştirilen 2026 vadeli tahvil ihalesinin sonuçlarını açıkladı.

Bundesbank tarafından yapılan açıklamaya göre 5 milyar euro değerinde tahvil satışı hedeflenen ihalede 4.038 milyar euroluk satış gerçekleştirildi. Toplam 4.783 milyar euro teklif gelen ihalede ortalama faiz eksi yüzde 0.05 oldu

3-      Japonya tahvil piyasasında likidite sıkışıklığı: Japonya’da yıllık 35 trilyon yen seviyelerine yakın tahvil ihracı yapılırken, BOJ’un 80 trilyon tutarında tahvil alım programı tahvili piyasası işlem hacminin gerilemesine neden oluyor. Öte yandan mevcut likidite sıkışıklığı ile en son Japonya'nın en büyük bankalarından biri olan Bank of Tokyo Mitsubishi, negatif faiz nedeniyle tahvilde piyasa yapıcı konumundan çıkabileceği uyarısı yaptı.

Yukarı