TVRadyo
Prof. Dr. Kerem Alkin
Prof. Dr. Kerem Alkin

Dolar endeksi 74-68 bandına oturursa, parite de 1,46-1,54 dolar bandına oturur; altın 1600 doları test eder

Uluslararası piyasalarda doların nasıl bir performans göstereceğine yönelik merak, sonunda tarihinde ilk kez ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Bernanke’yi düzenli basın toplantısı yapma noktasına getirdi. ABD ekonomisine yönelik yine "ılımlı" tahminlerde bulunan Bernanke, üçüncü bir parasal genişleme programı olmayacağı sinyalini vererek, küresel ekonomiyle birlikte, ABD ekonomisinde de gözlenen enflasyondaki yükselişin, FED açısından üçüncü parasal genişleme yok anlamına geldiğini, yeni bir parasal genişlemenin kendilerine cazip gelmediğini vurguladı.

FED Başkanı, ABD ekonomisinin canlanmasına yardım etme çabası çerçevesinde, muazzam işler yaptıklarını hatırlatarak, 600 milyar dolarlık ikinci parasal genişleme (kolaylaştırma) programının etkili ve finansal piyasalarda başarılı olduğunun altını çizdi; ancak programın her derde deva bir program olmadığının farkında olduklarını ve haziran ayında parasal genişleme programını sonlandıracaklarını da hatırlattı.

Bununla birlikte, ABD ekonomisi büyüme ve istihdam açısından güç kazanıncaya kadar para politikasını sıkılaştırmadan gelişmelerin izlenmeye devam edileceğini belirten Bernanke, gerektiğinde ek önlemler alınacağını, ancak FED’in para politikasını ne zaman sıkılaştıracağını bilmediğini aktardı. Bununla birlikte, FED Başkanı, artık bankalardan yeni tahvil alımı yapmayarak, kısmen parasal sıkılaştırma sürecine başlayacaklarının da mesajını verdi.

FED Başkanı’nın açıklamaları, ABD ekonomisine ve dolaylı olarak küresel ekonomiye büyük boyutlarda pompalanmış olan ABD dolarının yılsonundan önce sistemden çekilmeyeceğine işaret ettiğinden, dolardaki değer kaybı yeniden hız kazandı. Dünyanın 6 önemli para birimine karşı doların değerini gösteren Dolar Endeksi, 2008 yılı ilkbaharından, yani 3 yıldan beri ilk kez en düşük değerini gördü ve 74 puanın altına indi. Bu düzey kırıldıktan sonra, euro-dolar paritesi 1,46-1,54 dolar bandına geçti. Bu bantta, dolar endeksi önce 72 puanı, ardından 70 puanı da kırar, parite 1,52-1,54 bandına yaklaşır ise, altının ons fiyatı da 1600 doları test edebilir.

Dolar altına yeni rekor kırdırdı

Euro dolar karşısında 1,48 doların da üstüne çıkarken, altının bir onsu 1535 dolara dayanarak yeni bir rekor kırdı. Ham petrol fiyatları da 120 dolara yeniden yaklaştı. Bu durum, yurtiçi piyasalarda dolar-TL kurunun 1,48-1,52 TL bandında, 1,50 TL ve bir miktar altını test etmesi anlamına gelirken, parite etkisiyle euro-TL 2,22-2,26 TL bandına geçti. Bununla birlikte, paritedeki yükseliş sürer ise, euro-TL 2,26-2,30 TL bandına geçebilir. Bu durumun, Türk iş dünyası açısından anlamı, yaşanan toplumsal olaylar nedeniyle, kimi Orta Doğu ve Kuzey Afrika ekonomilerine gerçekleştirilen ihracatta kısmi kayıplar oluyor ve olacak ise, avantajlı euro kuru sayesinde, daha yoğun olarak Avrupa pazarına yüklenmek olabilir. Bununla birlikte, dolar-TL kur düzeyinin 1,52 TL bandına oturması halinde, dış ticaret dengeleri açısından dolar+euro kur düzeyi 1,90 TL’nin altına inmeyecektir ve bu durum Türkiye’nin cari açık sorunu açısından daha etkili sonuç verebilir.

Hedef 5,5 olsa da, MB’nın enflasyon beklentisi 6,9

Nasıl ki Bernanke, ABD Merkez Bankası’nın 98 yıllık tarihinde ilk kez FED Başkanı olarak düzenli basın toplantısına başladı ise, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da 19 Nisan Salı gününden bu yana ki yeni Başkanı Doç. Dr. Erdem Başçı da basınla ilk buluşmasını geçtiğimiz perşembe, Enflasyon Raporu’nun açıklandığı gün gerçekleştirdi.

Erdem Başçı, Merkez Bankası’nın petrol fiyatları konusundaki varsayımların yukarı yönlü güncellenmiş olduğunu açıklayarak, 95 dolardan 115 dolara yükseltilen ortalama fiyatla ilgili bu güncellemenin enflasyon tahminini de yarım puan yukarı çektiğini belirtti. Merkez Bankası’nın bir önceki enflasyon raporundaki 2011 yılı için, yüzde 7.5'lik gıda enflasyonu beklentisi ise korundu. Bununla birlikte, küresel emtia fiyatlarındaki yükselişin sürmesi ve tekstil ithalatına uygulanacak olan ek ithalat vergisinin etkileri hesaba katılarak, Merkez Bankası, 2011 yılı enflasyon hedeflemesi yüzde 5,3 olmasına rağmen, kendi yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 5,9’dan 6,9’a yükseltti.

2011 için enflasyon beklentisinin 1 puan yukarı çekildiğini belirten Başkan Erdem Başçı, bununla birlikte enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanmasının halen güçlü bir beklenti olduğunu vurguladı. Merkez Bankası 2011 için yüzde 6,9; 2012 için yüzde 5,2; orta vade içinse yüzde 5 olarak enflasyon tahminlerini kamuoyu ile paylaştı. Merkez Bankası’nın tahminlerine göre, enflasyon bu yılın 2. ve 4. çeyreklerinde hızlanacak, 3. çeyrekte ise düşecek; yani 2011 yılında da dalgalı bir seyir izleyecek.

Kredi genişlemesi riskleri arttırıyor

Erdem Başçı, dünya ekonomisinde halen küresel krizin etkilerinin tam anlamıyla geride kalmadığını hatırlatarak, dünyanın önde gelen ekonomilerinde yeniden tekrarlanabilecek hatalar nedeniyle ortaya çıkabilecek yeni küresel şoklara karşı Türk ekonomisinin hazırlıklı olması gerektiğini vurguladı. Bu çerçevede, bankacılık sektörünün hızlanan kredi genişlemesinin, Türk ekonomisinin şoklara karşı dayanıklılığı açısından riskleri arttırdığının da altını çizdi.

Ülkeler arasındaki büyüme dinamiklerine ilişkin ayrışmanın sürdüğüne değinen Başkan Başçı, Türkiye'de hızlanan kredi genişlemesinin riskleri artırdığına dikkat çekti. Başçı iç talebin güçlü seyrettiğini, yeni politika bileşiminde fiyat istikrarı yanında finansal istikrarı da gözettiklerini söyledi. Merkez Bankası Başkanı Başçı, aralık ayından bu yana uygulanan yeni politikanın amacının, küresel etkileri sınırlamak olduğunu belirterek, bankaların da mudilerini uzun vadeye yönlendirmeye başladıklarına işaret etti.

Kredilerin artış hızının zayıfladığını söyleyen Başçı, ancak henüz bunun istenen düzeyde olmadığını belirterek, yılın 2. çeyreğinden itibaren kredi kullanımının ivme kaybedeceğini öngördü. İngiltere ve Türkiye'de enflasyon oranlarının ilk kez aynı düzeyde olduğuna dikkat çeken Merkez Bankası Başkanı, ekonomideki aşırı ısınmanın dış talebin azlığından kaynaklandığına dikkat çekerek, dış talebin kademeli olarak toparlanmaya devam edeceğini öngördü.

Yukarı